Covid 19 salgını nedeniyle yaşanan kısıtlamalar, sokağa çıkma yasakları sonrasında 01 Haziran 2020 tarihinde açıklanan önlemlere ara verilmesi kararının ardından eşimle birlikte İzmit’te ayrılıp Bilecik’in Yenipazar ilçesine gittim.

Oradaki eşimin babasından kalma iki katlı evimizde yaşamımıza devam etmeye başladık.

Dut pekmezi, salça, tarhana, üzüm pekmezi gibi kışın yenecek ürünleri yaparken,

Kendi bahçemizde yetiştirdiğimiz, domates, salatalık, sivri biber, kabak, kıvırcık, taze soğan, roka, tere yemenin keyfini yaşadım.

Aşı uygulamasının gerçekleşmemesi nedeniyle kışı da Yenipazar’da geçirdim.

Tam bir İç Anadolu iklimini yaşadım.

Isınmak için kömür ve odunu kullandık.

Kış sonrasında kendi yetiştirdiğim fidelerle ürettiğim domates, salatalık ve sivri biberleri yemenin ayrı bir mutluluğunu yaşadım.

Geçtiğimiz kış aylarının zorluğunu bir daha yaşamamak adına ve aşı konusunda atılan adımların istenilen düzeyde olmamasına karşın virüse karşı koruduğundan yola çıkarak dün saat 20.30’da İzmit’teki evime döndüm.

Köseköy gişelerinden otobandan çıktığımızda, büyükşehir gürültüsü karmaşası trafik sıkışıklığıyla bize merhaba dedi.

Sessiz sakin bir ortamdan döndüğüm için kentin ve D 100’ün gürültüsü hoşgeldin dedi.

Salgın nedeniyle yaklaşık 17 aydır uzak kaldığım İzmit’e ve evime dönmek yine güzel.

İlk defa bu kadar zaman sürecinde ayrı kaldığım İzmit ve evime geri döndükten sonra yarından itibaren bıraktığım İzmit ile bulduğum İzmit’i kıyaslamaya çalışacağım.

17 ay sonra İzmit ve evime dönmek güzel ve farklı bir duygu…