30 Ağustos tarihi,

Türk ulusunun bağımsız yaşayabilmek için olağan üstü gayret ve gücünü tüm dünyaya göstermiş olması açısından büyük bir öneme sahip olan bir tarihtir ve

‘Zafer Bayramı’ olarak kutlanan ve sonsuz dek kutlanacak günün ismidir…

Peki bu anlamlı tarihe nasıl ulaştık?

Birinci Dünya Savaşı sonunda Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında

30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması,

10 Ağustos 1920’de Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan

Sevr Antlaşması Türk Ulusu’nun yok sayılmasına neden olan çok ağır koşullar içeriyordu.

Türk Ulusu bu antlaşma hükümlerini hiçbir zaman kabul etmedi ve

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde bağımsızlık mücadelesi başlattı.

19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal’in Samsun’a giderek, başlattığı bağımsızlık mücadelesi adeta bir çığ gibi büyüdü, yapılan kongreler ile birlikte daha da sağlam bir milli hareket haline dönüştü.

23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılması ile ülke yönetiminin halkın kendisine verilmiş olması, milli mücadelenin zaferle sonuçlanmasındaki ki en büyük etkenlerden biri oldu.

Vatanın ve milletin bağımsız bütünlüğünü korumanın yolunun, düşmanla top yekun mücadele edilmesiyle mümkün olacağı fikrine sahip olan TBMM, bir çok önemli kararlara imza attı, düzenli ordu kurularak ilk olarak Doğu’da Ermeni çetelerine karşı önemli başarılar elde edildi.

Elde edilen her başarı halkın moral gücünü yüksek tuttu,

İnönü Muharebeleri ile Batı’da Yunanlılara çok ağır kayıplar verdirildi.

Bu savaş sonrasında TBMM tarafından, Mustafa Kemal’e ‘Gazi’ unvanı ve ‘Mareşal’ rütbesi verildi.

Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan Sakarya Savaşının Türk ordusu tarafından kazanılması ile artık büyük zafere çok yaklaşıldı.

Düşmanın son bir harekat ile vatan topraklarından atılması için tüm hazırlıklara son hızıyla devam ediliyor, tahrip olan toplar onarılıyor, silah ve cephaneler temin ediliyor, Güneydeki Türk birlikleri gizlilik içerisinde Batı cephesine kaydırılıyor, ordu taarruz için hazırlanıyordu.

Başkomutanlığını Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yaptığı ordumuz

26 Ağustos 1922’de düşmana karşı taarruza geçerek bir saat gibi kısa bir sürede düşman mevzilerini ele geçirdi.

30 Ağustos sabahı Gazi Mustafa Kemal Atatürk,

‘Kocatepe’den

‘Büyük Taarruz’ emrini verdiğinde,

‘Geldikleri gibi giderler’

sözünün gerçekleştirmenin zaferini Türk Ulusu ile birlikte yerine getirmenin mutluluğunu yaşıyordu.

Başkomutanlık Meydan Muharebesi, kaçan düşman askerleri İzmir’e kadar takip edilerek 9 Eylül 1922’de İzmir’inde kurtarılması ile zafere ulaşırken,

‘Ulusal Kurtuluş Savaşı’ tarihe altın harfler ile yazıldı.

Türk Ordusu her zaman ülkemizin göz bebeği olmuştur olmaya da devam edecektir.

'30 Ağustos Zafer Bayramı’ ülkemizde hangi koşullarda olsun bugüne kadar kutlanmıştır bundan sonra da kutlanmaya devam edilecektir…

Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile kahraman Türk ulusuna sonsuz şükranlarımı sunuyor, onların önünde saygı ile eğiliyor,

Birilerine inat,

Örümcek kafalıların yüzüne bakarak,

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve devrimlerine sahip çıkarak,

Demokratik Laik Sosyal Hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşamanın gururu ve onuruyla,

Bağıra bağıra ‘30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutluyorum.