En baştan söyleyeyim de, sonra bana bir sürü soru sorup durmayınız rica ederim

Yani demem o ki;

Bu yazımda bahsedeceğim kişiler, olaylar ve zaman ve de mekan hepsi uydurmadır : )

Gerçek kişilerle, olaylarla falan zinhar alakası yoktur

O sebepten dolayı aleni ya da gizli hafiyeciliğe soyunmayınız

Beni özelden arayıp da ajan gibi kimlik bilgileri sorup durmayınız söylemem, kendiniz bulunuz : )

Pek çok maharetim olduğu, yetenekli olduğum, bir çok işi bi arada yapabildiğim hep söylenir durur ve asla ben bunları mevzu bile etmem; çünki ‘ego tavan’ insanları hiç sevmem : ) Sizler sağ olunuz meziyetlerimi say say bitiremiyorsunuz, inkar etmeyin : )

Pek çok konuda yetenekliyim doğru amma hayatta aklıma gelmezdi birazdan bahsedeceğim şekilde de bu aleme imza atacağım : )

Şükür bu da oldu bağzıları sayesinde...

Neyse gelelim hikayemize;

Efendime söyliyim bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur saman içinde günün birinde bi başyazarın bi arkadaşının doğum günü varmış : )

İsim yok isim yok; çünkü hamfendi çok meşhur biri, izni olmadan açıklayamam, sadece şunu söyliyim çok yetenekli, çok profesyonel işinin ehli bir plastik cerrah

Hoş şimdiye kadar bana bi faidesi dokanmadı ama olsun varsın, canı sağ olsun : )

Belki bu yazıyı okur da ne bilim bi harekete geçer, bi güzellik yapar belli mi olur?

Hoş bunun için yazmadım bu yazıyı, bilirsiniz hiç sevmem böyle torpil, beleş işleri; tarzım değildir ama istemem yan cebime koy vaziyetleri de sünnettendir di mi efendim : ) Sevabı da cabası ayrıca..

Neyse konumuza dönelim; değerli hamfendinin doğum günü olduğunu öğrendim geçen gün ve tüm sosyal hesaplarından, hiç birini de atlamadan hepsinden en ağdalı en poh pohlu cümlelerle gününü bi güzel kutladım

Ve fakat “bu yetmez bi de ofisine gidip şahsım olarak bizzat kutliyim” dedim, yani yalakalık olarak almayınız çok samimi hissimdi valla : )

Hay demez olaydım

Giderken ne alacağımı düşünürken “en iyisi bi çiçek alayım” dedim, en afillisinden bi süsleme de yaptırarak çiçeğimi aldım ve dayandım ofisinin kapısına..

İlk kez gidiyorum ofisine, ismi lazım değil pek haz etmediğim eşinin ofisi de aynı yerde olduğu için, girişte rastladığım bir hamfendiye “sn doktorun ofisi ne tarafta acaba? ” diye sorma gafletinde bulundum : )

Her zamanki gibi çok canti giyinmişim, elimde de çiçek

Hamfendi bi bana bi çiçeğe baktı ve az sonra şok üstüne şok yaşayacağım cümleleri birbirini ardına sıraladı yüzüme;

“Eğer imza falan lazım değilse çiçeği ben alayım, iletirim kendisine” demez mi?

Anlamadım önce ne demek istediğini, hele benim gibi birine bu şekilde bi yaklaşımı asla düşünemeyeceğim için hiç üstüme alınmadım

“Yok ben bizzat vereceğim” dedim

“Ama ben alıyorum gelen çiçekleri” diye hala ısrar kıyamet, tabii bana da yavaş yavaş gelmeye başladılar : )

Aaa sonunda anladım ki hamfendi bana ‘kurye’ muamelesi yapıyor hem de bana düşünsenize

Kuryelik işini yapan arkadaşlarımızın hele pandemi döneminde yaptığı iş o kadar önemli ve takdire şayan ki, hele de canlarını tehlikeye atma pahasına yapıyorlar bu işi ama benle ne alakası var di mi ama efendim?

Ben hala şoklardayken neyse lütfettiler yukarıya zar zor aldılar beni de çiçeği sahibine imza mukabili takdim ederek bahşişimi alma imkanına kavuştum : )

Ve böylece içim işimi huzurla yapmanın rahatlığı ile doldu : )

Ama bi de şöyle düşündüm; kuryeler genelde genç ve yakışıklı oluyorlar ya, demek ki hamfendi beni öyle gördü ve ısrarla ‘kurye’ kategorisine sokmak için didindi durdu : )

Ama ne yalan söyliyim bu işi de yüzümün akı ile becerdim sayelerinde. Hayatımın dönüm noktalarından biriydi; kariyerimde yeni bi sayfa açtılar minnettarım : )