Dün Ankara’da iki ayrı merkezde 4 siyasi parti genel başkanları bir araya geldi.

Önce Beştepe’de,

Cumhurbaşkanı AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli 45 dakika süren bir toplantı yaptı.

Toplantı sonrasında açıklama yapılmadı.

Açıklama yapılmadığı için yandaş yorumcular ikilinin olumlu ve birlikteyiz mesajı vermek için bir araya geldiğini söylediler.

Objektif olanlar ise, son günlerde iki parti arasında üçüncü şahısların üzerinden yapılan eleştirilerin, seçimlerdeki 50+1 konusunun görüşüldüğü ve beraberiz mesajının verildiği öngörüsünde bulundular.

Erdoğan ile Bahçeli’nin buluşmasının mutlaka bir sebebi var.

Bir şey oldu ki bir araya gelmeleri geldiler.

Bu buluşmada konuşulanlardan istenilen bölümler açıklanacak. Bekleyip göreceğiz.

İkinci toplantı ise İYİ Parti Genel Merkezi’ndeydi,

İYİ Parti Genel Merkezi’nde Meral Akşener İle CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bir araya geldi.

Yaklaşık bir saat süren toplantı sonrasında, iki liderde medyanın karşısına çıkıp açıklama yaptı. Gelen soruları yanıtladı.

CHP lideri Kılıçdaroğlu,

‘Mutfaklarda yangın var, Türk Lirası olağanüstü değer kaybediyor fakat çözüm üretecek organ yok. Normalde Merkez Bankası’nın fiyat istikrarıyla uğraşması gerekirken, işlerini bırakmış TL’nin değer kaybetmesi, dövizin yükselmesine seyirci olarak bakan kurum. Yasal olarak fiyat istikrarıyla yetkilendirilen bir kurum nasıl olup da seyirci pozisyonunda kalabilir. Bizler de sorumluluk hisseden genel başkanlar olarak bir araya geldik. Sonunda bütün fatura sokaktaki vatandaşa çıkıyor. Böyle zırvalıklarla, saçmalıklarla ekonomi yönetilemez. Kendilerine çağrı yapıyoruz; yönetemediğinizi biliyoruz, yönetemiyorsun, milletin sırtına daha fazla yük yükleme. Bir an önce Türkiye’nin seçime gitmesi gerekiyor. Yazıktır günahtır. Toplumun hangi kesimine sorarsanız sorun, esnaf, çiftçi, emekli, memur, işçi, apartman görevlisine sorun her yerden feryat çıkıyor. Gecikilen her gün topluma maliyeti arttırıyor’ dedi.

İYİ Parti lideri Akşener,

‘İstanbul merkezli Türkiye genelinde yaptığımız yoksulluk araştırmasında yoksulluğun öyle böyle değil çok kötü bir tabloyla karşımıza çıktığını gördük. Ekonomi kitabı yazıp, onunla övünen ve devleti kendinin gören bir kişinin kararına, hislerine, duygularına, bilgisine, görgüsüne bağlı hükümet sisteminin Türkiye’yi getirdiği nokta ortada. Öncelikle vatandaşlarımızın derdine çözümleri üretip, bir araya gelip acil çözüm reçetelerini ortaya koyup, kamuoyuyla paylaşıp, bizim çözüm önerilerimiz miri mal, kamu malı, alıp keşke kullansalar, ama bu konuda ekonomi kurmaylarımızın bir araya gelmesine karar verdik. Sayın genel başkanımızın acil seçim çağrısına katılıyorum. Artık yolun sonu görünmüştür. Daha fazla yıkım, yoksulluk, yoksunluğa eğitim konusunda hocamızın, uzman arkadaşımızın Eğitim Politikaları Komisyonu’na gönderdiği bana verdiği raporu okudum. Yoksulluğun yanında yoksunluk. Gıda bulamamaya doğru giden, eğitime erişememe konusunda ağır problemle karşı karşıyayız. 1 yıl sonra hepimizin görüp eyvah diyeceğimiz konu bu. Seçimin hür ve bağımsız bir biçimde, tarafsız biçimde yapılmalı. Milletimiz kimi tercih ediyorsa ona saygı duymanın yolunu açmalıyız’ ifadesini kullandı.

Değerli okurlar,

Ülkemizi yöneten Cumhur İttifakını oluşturan AKP ve MHP liderlerinin buluşması sonrasında açıklama yapılmaması soru işaretlerini fazlalaştırdı.

Muhalefetteki CHP ve İYİ Parti’nin yanı Millet İttifakı’nın iki partisinin liderlerinin buluşması sonrasında yapılan açıklamada,

uçuruma giden ülkemizin ekonomisinin ayağa kalkması için iki partinin ekonomideki kurmaylarının  çalışıp çözüm önerileri hazırlaması açıklandı.

Böylesi bir çalışma için karar almalarını kutluyorum ve kurmaylara başarılar diliyorum.

Tabi ki buluşmada öne çıkan ‘Erken Seçim’ vurgusunun yinelenmesiydi.

Muhalefet çözüm önerilerini sunacak ve seçime hazırım dedi.

Peki iktidar ne yapıyor?

Bizim gibi seyrediyor…