Sevgili Ruh Arkadaşlarım Merhaba,

Hayatımızdaki en önemli kişiler Annemiz ve Babamızdır. Biz onlar sayesinde var olduk ve ilk öğretmenlerimiz onlardı. Hayatımızın ilk temellerini onlarla atmaya başladık. Çoğumuz iyi ilişkiler kurduk birçoğumuz da aramızdaki ilişkiyi dengeleyemedik.

Anne ve babasıyla olumsuz ilişkiler içinde olanlar ise bugün bilselerdi inanın onlara çok daha farklı davranırlardı.

Bugün bunu fark edenler ise birçok kişisel gelişim adı altında çeşitli çalışmalar yaparak onlarla olan iletişimi düzeltmeye gayret etmektedirler.

Danışanlarımla yaşadığım deneyimlerde anne ve babasını affedemeyen pek çok kişi var ve ilişkilerinde olumsuzluklar, dengesizlikler ve travmalar oldukça fazladır. Hayatımızdaki en önemli rol modellerimiz en büyük travmalarımızın da sebebi. Elbette onları suçlamıyoruz çünkü onlar da anne-babalarından getirdikleri karmaları yaşıyorlar.

Örneğin; Anne karnındayken Annemizin ve babamızın yaşamış olduğu olaylar bizleri oldukça etkilemekte. 0-9 aylık Annenin karnındayken yetersizlik, güvensizlik, değersizlik vb. olumsuz duyguları kaydediyoruz. Herşeyi anne karnında algılamaya başlıyoruz. Sonraki zamanlarda yaşımız ilerlese de aldığımız kayıtlar yaşadığımız olayları tetikliyor ve hayatın güzelliklerini algılayamıyoruz.

Her ikisi de çok önemli. Anne hayatımızda dişil enerjiyi, baba da eril enerjiyi anlatıyor. Eril ve dişil enerjilerimizin dengesi ya da dengesizliği bizi hayatın içerisinde oldukça yoğun etkiliyor. Annemiz almayı, baba da özgüven, kararlılığı, yaşamın sorumluluğunu almayı temsil ediyor.Bu durumda yaşamın bir bütün olduğuna idrak ediyoruz.

Kadınlarımız bugün babayla ilgili sorun yaşadıklarında bu onlara eril enerji eksikliği olarak yansırken aynı zamanda da eril enerjiyi aktif hale getirmeye çalışırken doğal hallerinden uzaklaşıp eril olabiliyorlar. Hayatta herşeyi ben yapmalıyım moduna giriyor ve kendine güvenmiyor. Kendine güvenmediğinde başkalarına ve en önemlisi de Yaradan’a güvenmiyor. Sonra da ikili ilişkilerde sorun yaşanmaya başlıyor. Tüm bunlara Baba enerjisinin eksikliği sebep olurken bir yanı hep eksik oluyor. Ayrıca iş ilişkilerinde de sorun yaşamaya başlıyor ve yoruluyor.

Hayat tabi böyle sürüp gitmez. Mutlaka bu konuya el atıp bir yerde dur demek gerekiyor. Öncelikle ne yaşadığımızın farkında olmalıyız. Anne ve babayla, hatta atalarımızla bağlarımızı kesip şifalandırma çalışmaları yapmalıyız. Duygusal özgürleşme yaparak da onları onurlandırmalıyız.

Hem erkek hem de kadın olarak birçok kayıp yaşanmakta. Dişil enerjiye baktığımızda kadın enerjisinin bastırılması, baba’yada baktığımızda haksızlık, özgüven kaybı gibi durumları çok sık görüyoruz. İşte bu yüzden ne annemizi nede babamızı yargılamamalıyız. Danışanlarımız sık sık “annem gibi ya da babam gibi olmak istemiyoruz” diyor.

Anne bugün gerçekten çok değerli bir varlık. Bizi dünyaya getiren, besleyen, büyüten kimi zaman hayatını riske atmış bir varlık. Haliyle baba da aynı…

Gerçekte bahsettiğim konu onlarla aramızda ciddi problemler varsa mutlak kendinizle çakıştığınız noktalar var demektir. Bugün biz annemize nasıl davranıyorsak hayatta bize öyle davranıyor. Affedici olmalıyız. Onlara bizi dünyaya getirdikleri için bol bol teşekkür etmeliyiz. Onların yapabilecekleri o kadardı diyebilmeliyiz.

Bunları fark edebilmek için bütüne bakmalıyız. Onların çoğu bizim bildiklerimizi bilmiyor, aldığımız eğitimleri almadılar, haberleri bile yok. Onlar büyük mücadeleler verdiler.

Tabii bizler onların kaderini yaşamaya gelmedik, onların kaderini onurlandırmaya geldik. Yok onurlandırmazsan bu sorun ömür boyu, hatta bizden sonrakilerde bile devam edecek. Hayat iyiden iyiye dengesizleşecek.

Aynı zamanda içimizde sürekli konuşan bir anne-baba oluşacak ve içimizdeki çocuğa söz hakkı tanımayacak. Böyle olunca da içimizdeki çocuk hayallerini gerçekleştiremeyecek. Çünki onlar bizim içimizdeki eril ve dişil enerjiyi temsil ediyorlar.

Herşeyden önce kişi bunu içselleştirmeli. Onları kötülemeyin, sadece dengeleyin.

Yaşamda herşey olması gerektiği gibi işliyor. Bu olup biten herşeyi biz seçtik, yaptığımız antlaşmalarda hepsi var. Anne-baba enerjisinin birlikte olması ve ondan beslenmemiz şart.

Çakralara bakarsak 3. Çakramız olan göbek çakrasını yani duygularımızı dengelememiz gerekiyor. Bugüne kadar onlardan aldığımız olumsuz duygu, düşünce ve davranış her ne varsa onlara iyade edip, kendimizi hayata teslim etmeliyiz.

Dengelendiğimizde anne-baba dengede ve biz dengede oluyoruz.

Sevgi ve ışıkla kalın…

Lale ATAMAN

Spiritüel Yaşam Koçu & Eğitmen & Şifa Terapisti

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.