Image-24

Belki de bu dünyada gözünü kırpmadan evladına  doğru gelen kurşunun önüne tereddütsüz atlayacak tek insan, anne.

Düştüğünde kaldıran, her hapsolduğun çukura elini uzatan, her yeni adımında sorgusuz sualsiz arkanda duran, bir telefonunla yanına ışınlanan o kadın, anne.

Hayatını evladına adar çoğu anne, kendisi yemez ona yedirir, kendisi uyumaz onu uyutur. Yeter ki o mutlu olsun diye kendisini arka plana atar. Çok sever, öyle güzel sever ki insan hayatının her adımında yanında olmasa da onun sevgisini her daim hisseder. Bir baş okşayışıyla, sıcacık sarılmasıyla çözer bazen tüm sorunları. Belki de bu yüzdendir yaşı kaç olursa olsun her insan başı sıkıştığında, işlerin içinden çıkamadığında annesine koşar, aklında ilk annesi belirir.

Çoğu zaman kavgalara da tutuşur insan annesiyle, bağırır, çağırır tüm sinirini ona kusar, nazı geçer çünkü, ne yaparsa yapsın affedeceğini bilir annesinin onu, bazen günün tüm yorgunluğunu, sinirini ondan çıkarır. Ama anne affeder, bir söylediğini bir dakika sonra unutur, kin tutmaz, yargılamaz.

Belki de bunlar yüzünden denmiştir ‘Anneler kutsaldır.’ Çünkü bir kadın anne olduğunda insandan öte olur. Koşulsuz sever, canından öte bir can koyar, yargılamaz, nefret duymaz, önceden sorsalar ‘Asla yapmam.’ dediği şeyleri evladının bir göz yaşı uğruna hiç düşünmeden yapar hale gelir.

Doğduğum andan itibaren elimi bırakmayan, sevgisini, şefkatini aramızda kilometreler de olsa hissettirmeyi başaran, her düştüğümde sorgulamadan elimden tutan, canımın en içi, güzel annem. Yaşım kaç olursa olsun elimi bırakmaman dileğiyle, anneler günün bir gün değil, her gün kutlu olsun.