banner151

Gitmek ister insan bazen.

Başını gövdesini kucaklayıp, tasını tarağını toplayıp,

Yorganını yastığını sırtlayıp,

Gülüşünü gözyaşını saklayıp gitmek ister.

Geride bıraktığı neymiş bakmadan.

Gitmek ister, sadece gitmek ister.

Nereye varacağını tartmadan, nereden geldiğine bakmadan, ne kadar süreceğini bilmeden, ölçmeden, biçmeden, hesaplamadan gitmek ister. Gider. Uzundur yol bilmez ama gitmek ister. Gider.

Biraz uzaklaşmak ister.

Dağıtmak ister.

Toplamak ister.

Uzlaşmak ister.

Bir vapurun bacasından tüten duman olmak ister. Bir kuşun kanadına binmek ister. Mavi olmak ister. Bulut olmak ister, güneşi saklayan.

Güneş olmak ister, dertleri tasaları yakıp kavuran.

Sarı olmak ister, kırmızı olmak ister, bir balon olmak ister gökyüzüne havalanan.

Hava olmak ister. Su olmak, ağlamak ister, gözyaşlarıyla tüm çirkinlikleri yıkamak. Deva olmak ister. Kucaklamak ister. Sarmak sarılmak ister. Sevmek ister. Huzur bulmak ister.

Döner dolaşır.

Küser barışır.

Kaçar savaşır, savurur, kavurur, altını üstüne getirir.

Ama yine de aynı yere ulaşır insan.

Hep kendi içine doğrudur yolculuğu. Nerede ararsan ara, ne kadar uzağa gidersen git, aradıklarının yine kendi içinde olduğunu keşfedeceksin. Simyacı romanının anlattığı gibi, uzaklarda aradığın o hazinenin, bir sabah uyandığında aslında zaten yanıbaşında olduğunu göreceksin.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.