10 saate yakın süren bir duruşma; mahkeme salonundaki herkesi yorardı, yorulduk. Salon tek sandalye boş kalmamacasına doluydu.

Fakat o kalabalığa rağmen topluluktan çıt çıkmadan geçen bir 10 saat yaşandı.

Ta ki, Cumhuriyet Savcısı ara isteğini talep edene kadar!

3 kişi haricinde diğer tutukluların tutukluluk halinin devamını istedi Savcı.

Ondan sonra şov başladı.

Sanık avukatları tek tek söz almaya ve itirazları ile birlikte gerekçeli savunmalarını yapmaya başladı.

Tek tek..

Her sanığın avukatı.. Dakikalarca beyin travması yaşatacak kadar uzun kullandılar ‘savunma hakları’nı.

Savunma hakları engellenemezdi kuşkusuz (!)

Ersin Kurt’un kendisi dahil 5 avukat ve diğerleri uzun uzun savunmalar gerçekleştirdi.

Tutuklu sanık Av. Ersin Kurt bir ara kaptırıp, Arslan ailesinin tek avukatı olan Cahit Çiftçi’ye de dönerek FETÖ ile iltisaklı geçmişi olduğu imalarında bulundu. Bu konuda ailenin avukatına ima yoluyla konuşan tutuklu sanık Av. Ersin Kurt’un hakkında zamanın ‘adliye’ imamlarından olduğu söylentisi ve iddiası varken karşı tarafa bu imada bulunması ve  ‘ama ben bunlara itibar’ etmedim kabilinden cümlesini tamamlaması bana göre ilginç anlardandı.

***

SANIK AVUKATLARI SANIKLARI NASIL SAVUNDU?

Avukat ordusu bu cinayetin öldürme amaçlı olmadığında ısrar ederken, cinayetin akabinde gerçekleştirilen soruşturmadan iddianame açıklanmasına kadar olan süreç için EMNİYET GÜÇLERİNİ SUÇLU, SAVCIYI SUÇLU ve biz BASINI suçlu ilan ettiler.

Yanlış okumadınız.

1-Öncelikle ifadelerin sertlikle alındığı iddiasına sığındılar. Sanıklar da o yönde iddialarda bulundu. Kendilerine ‘darp raporu’ aldınız mı dendiğinde ise ‘hayır’ dendi.

2-Polisin bir konuya kafayı taktığında o senaryo üzerinden kurguyu yaptığını iddia etti kadın avukat. Açıkça polisi kendi sabit fikri haline getirdiği senaryoya uygun soruşturma yürütmekle itham etti.

3-Savcının neredeyse ‘gözüne girmesi’ gereken delillerin peşinden gitmediğini dosyayı çarçabuk geçiştirmekle ve asılsız bir iddianame hazırlamakla itham ettiler.

4-Tamamen bir medya hakimiyeti ile BASININ bu dosyada algı yürüttüğünü iddia ettiler. Basit bir cinayeti siyasi platforma taşımak için BASININ algı yönettiğini iddia ettiler.

***

Yukarıdaki 1. Madde sanıkların ‘darp raporu’ almadıklarını teyid etmeleriyle zaten çürütülmüş oldu.

2. Madde Emniyet Güçleri’nin cinayetin işlendiği ilk günden dosyanın savcıya iletildiği son güne dek tarafsız bir gözle bakıldığında son derece titizlikle uğraşılmış ve çok uzun süren (çok gözaltı yaptılar, tek tek sorguladılar diğer bulguları takip ettiler) bir emek olduğunu düşünmüştüm ben. Kamuoyu da iddianame açıklandıktan sonra bu yönde bir tatmin refleksi vermişti.

O sebepten de sanık avukatlarının Emniyet Güçleri’ni itham edici konuşmaları beni üzdü ve son derece iğreti etti doğrusu. TÜRK Polisi’nin emeğini, onurunu incitici şekilde savunma yapılmış olmasını bir Türk Milliyetçisi olarak da esefle kınadığımı belirtmek zorundayım

Tanıklarınızın savunma avukatlığını yapmanız demek; genel itibariyle çok kıymetli bir geçmişe ve bugüne sahip olan koskoca EMNİYET GÜÇLERİMİZİ özelinde de bu dosya için onca gün ve saat uykusuz emek vermiş polis ekiplerimizi bu şekilde itibarsızlaştırmak demek olamaz, bu kimsenin haddi olamaz! Savunma avukatlarının bile!

3. Madde olan dosyanın iddianamesini hazırlayan savcıya yapılan itham ve iddialar. Bana göre de bir konuda hem fikiriz ama sanık avukatlarıyla farklı açılardan: Çok daha genişletilmiş bir dosya olabilirdi. Nitekim birazdan ailenin avukatının sonraki duruşma için yaptığı talepleri de sıraladığımda; sanıklar açısından değil ama özellikle mağdur maktülün hakları ve dosyanın daha da yukarı makamlara uzanıp uzanmadığını anlamak açısından dosyanın genişletilmeye muhtaç olduğu çok açık.

4. Basın olarak 19 avukat tarafından suçlandık dediğim madde! O kısımda gerçekten ağzımdan sövgü dolu bir cümle çıkacaktı neredeyse.

Çünkü şakacı (!) avukat abla biz BASININ, dosyayı basit cinayetten siyasi platforma çekmek konusunda algı yarattığımızı iddia ediyordu. Bir de şu var bazı kelimeleri söylersiniz ama söyleyiş tarzı da çok önemlidir. Bu avukat hanımın genel itibariyle başta pisi pisine öldürülmüş 35 senelik gazeteci hakkında yaptığı küçümseyici, aşağılayıcı konuşma tarzı da çok yadırgatıcıydı söylemem gerek! Gazetelerdeki yoruma dayalı yaptığı ‘yorumlar’ ile neredeyse (abartmıyorum) ‘ölmeyi hak etmişti’ ye varacak kadar aşağılama çekti abla.

Onunla da sınırlı kalmayıp biz basına da öyle bir ithamda bulununca da oturduğum yerde çileden çıktım tabi!

Şakacı (!) olmalıydı bu kadın, zira KOCAELİ BASINI'NIN tek tük istisnası dışında tüm kuruluşları Güngör Arslan dosyasında sustu, susturuldu! Dosya üzerinde alınan GİZLİLİK KARARI bunda birinci etkendi evet ama diğer etkenleri sayarsam burada upuzun bir liste oluşur!

Geçeceksin bu kısmı da o sebepten sayın abla!

***

DOSYA NEDEN GENİŞLETİLMELİ?

Arslan’ın Avukatı Cahit Çiftçi taleplerde bulundu:

1-      Ersin Kurt’un İş Bankası hesap hareketleri

2-      Bütün sanıkların MASAK mali kayıtları

3-      Ersin Kurt adına kayıtlı 3 adet telefon İle Burhan Polat adına kayıtlı 2 telefon hatlarının HTS, GPRS, Baz istasyon kayıtlarının BTK’dan istenmesini

4-      Av. İbrahim Gültekin (Ersin Kurt’un yanında çalışan avukat), Seda Nur Bulut, Adem Moğultay, Edip Moğultay’ın tanık olarak dinlenmelerini

5-      Av. İbrahim Gültekin’in ikametgah kaydının istenmesi

Anlayamadığım bir sebepten bu talepler tümüyle reddedildi.

Bana göre bu taleplerin hepsi kabul edilmeli ve sonraki duruşmada da açıklanmalıydı. Ancak Hakim takdirini zaman içerisinde anlamayı umuyorum.

Bir avukat ordusu tutukluluğa red savunmaları süresince (saatler sürdü) yukarıdaki ithamlarda bulundu!

Birisi oturdu diğeri kalktı, birisi kalktı diğeri oturdu: Söylemlerin hepsi de çizdiğim çerçevedeydi ve en tepesine de ŞU CÜMLEYİ YERLEŞTİRMİŞLERDİ: "SİZ YARGIYI YARGILIYORSUNUZ!"

Azmettirici olarak tutuklu bulunan sanık Ersin Kurt avukattı. O sebepten ötürü de sanığın avukatları devamlı olarak bir çeşit (bana göre) mobbing uygulayıp cümlelerini hep bu sonuç cümlesine bağladılar: SİZ YARGIYI YARGILIYORSUNUZ!

Öyle bir an geldi ki sonlara doğru, hemen yanımda oturan Ersoy kardeşime dönüp (Dr. Ersoy Kandemir) "Bunlar alenen kesintisiz mobbing yapıyor, bu güç gösterisi ve 'yargıyı yargılıyorsunuz' algısının üzerinde tepinmelerine eğer bu HAKİM direnebilirse helal olsun vallahi" dedim!

Hala aynı şeyi düşünüyorum. 

HAKİMLERE, 19 CÜBBEli artı tutuklu sanık Av. Ersin Kurt, resmen ŞOVun resmen MOBBİNG in zirvesini yaşattılar.

Ona rağmen ilk duruşmadan bu karar çıktı…

TUTUKLULUK HALİ: ERSİN KURT devam!

(Devam edecek)

WhatsApp Image 2022-09-07 at 09.06.39

10 saate yaklaşan duruşma süresince iki kez ara verildi. Görevli olanların öğle yemeği geldiği için öğle yemeği arası ve duruşma sonunda ara karar açıklanmadan hemen önce. Öğle yemeği arasında oturacak bank olmadığından ve iç bahçe çok kalabalık olduğundan yakın bir yere çöker gibi oturduğumuz anlardan bir kare.  Suna Arslan, Av. Cahit Çiftçi, Eyüp Gencer, Ersoy Kandemir ve bendeniz.. 

Duruşma İzlenimler ilk yazı için tıklayın: https://www.7x24kocaeli.com/arslan-cinayeti-ilk-durusma-izlenimler