Ülkemizi yönetenlerin düşük faiz dalgalı kur anlayışına geçmesi sonrasında,

dövizin Türk Lirası karşısında değer kaybetmesiyle,

akaryakıta, doğalgaza, elektriğe, oduna, kömüre,

iğneden ipliğe yapılan zamların ardından,

alım gücünde ciddi bir kayıp yaşayan sabit gelirliler,

çok zor günler yaşamaya başladılar.

İntihar girişimlerinin artması,

Evlerdeki geçimsizliğin hat safhaya ulaşması,

Ödenmeyen kredi borçları ve kredi kartları nedeniyle başlayan takip süreci ve haciz işlemleri, konunun hangi boyutta olduğunun net bir göstergesi olarak karşımıza çıkıyor.

Bu süreç içinde ‘Asgari Ücret’ üzerinde çeşitli söylemler ortaya atılıyor.

Ülkemizi yönetenler bu konu üzerinden umut tacirliği yaparak gündemi değiştirmeye çalışıyor.

Ülkemiz dışındaki gelişmiş ülkelerde çalışanların işe başlangıçtaki ilk ücret olarak ödenen ‘Asgari Ücret’ bizde ne yazık ki geçim ücreti olarak öne çıkıyor.

Çalışan yaklaşık 7 milyon kişiye aylık ücret olarak ödenmesi sonrasında, geçim şartlarının hangi boyutta ve ne kadar zor olduğunu üzerinde düşünülmesi gereken bir konu olarak gözleniyor.

Günümüzde 2 bin 825 TL olan ‘Asgari Ücret’e ne kadar zam yapılacağı konusunda toplantılar aralık ayında 4 kez yapılacak.

İşveren, hükümet ve işçi temsilcilerinden oluşan 15 kişilik komisyonun ilk toplantısını yarın yapması bekleniyor.

Hükümet ile işveren kanadı bir rakam telaffuz etmezken komisyonda yer almayan işçi konfederasyonu DİSK 5 bin 200 TL net ücret olmalı açıklamasında bulundu.

Yüzde yüz oranına denk gelen bu rakam gerçekleşir mi?

Bu soruya yanıt olarak bu güne kadar böyle bir oran gerçekleşmedi diyebiliyorum.

Ücret açıklamasında en ilginç yorum Türk İş Konfederasyonu Genel Başkanı Ergün Atalay’dan geldi.

Atalay, istediğimiz ücreti bakanla paylaştım diyerek toplumun yüzde 90’ının memnun edecek bir rakam gelirse evet deriz şeklinde açıklama yaptı.

Masada işçiyi temsil edecek olan işçi konfederasyonu başkanının rakamı bakan biliyor sözü kabul edilebilir bir durum değil neden kamuoyu ile paylaşmıyorsun diye sormak istiyorum.

Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Türk İş Konfederasyonu Genel Sekreteri Pevrul Kavlak, sendikasının Bursa kongresinde yaptığı konuşmada geçim şartlarını iyileştirmedikten sonra ‘Asgari Ücret’e yapılan zam hiçbir şeyi değiştirmez diyerek konuya farklı bir pencereden bakılmasını sağladı.

7 milyon çalışanı ve ailelerini ilgilendiren ve ülkemizin en önemli ücret pazarlığındaki masada işveren ve hükümet temsilcilerinin fazla olması istenilen pazarlık ortamını oluşturmaması da üzerinde düşünülmesi gereken bir başka boyut olarak karşımızda duruyor.

Değerli okurlar,

Üzerinden umut tacirliği yapıldığı ‘Asgari Ücret’ yapılan görüşmeler sonrasında benim öngörüme göre 3 bin 500 TL’yi geçmez.

Bu rakam bugünkü koşullarda bile yeterli bir ücret değil.

2022 yılında gelen zamlarla şartların daha da ağırlaşacağı gerçeğinden yola çıktığımızda ‘Asgari Ücret’i yükseltmek sorunu çözmeyecek.

Sorunu çözecek çözüm, geçim şartlarını, fiyat artışlarını, vergileri ve zamların önlemek olmalı diye düşünüyorum.

Umut tacirliği yapıp ücreti yükseltip daha sonra zamlarla daha fazlasını geri almak çözüm değil. Soruna bir düğüm daha atmaktır.