Ne efsane şarkıdır;

‘If you go away’…

Pek çok şarkıcı söylemiştir ama

Sinatra ve Shirley Bassey’ i tek geçerim

Ne olağanüstü yorumlamışlardır…

‘Gidersen bu yaz gününde eğer, güneşi de götürmelisin…’ diye başlar

‘Ama eğer kalırsan, sana öyle bir gün yaşatırım ki…’ diye devam eder

Bitmesini hiç istemediğim bu ‘muhteşem’ şarkı…

Çaresizliğe ağıt gibidir sanki

Öyle bir günü asla yaşayamayacağını

Ve bir gün gideceğini bilerek…

Gitmek isterse elbette gidecektir ‘aşk’

Ardına bile bakmadan

Yüzüne çarpa çarpa kapıları

Yüzüstü bırakarak seni..

Kaçınılmaz bir çaresizliktir belki de…

Ve belki de ‘eninde sonunda’ çekip gitmektir ‘aşk’

‘Sen’ bile durduramadan…

Zaten ‘aşk’ aşk olmaz ki gitmeden;

Seni bir başına koymadan

Zifiri gecelere mahkum etmeden

Deliler gibi duvarlarla konuşmadan

Zil zurna sarhoş etmeden

Ayrılık şarkıları söyletmeden

Gününü geceye çevirmeden

Ellerini çiçeklerle böğründe bırakmadan

Olmaz ki ‘aşk’…

Uykusuz, buz gibi yataklara tutsak;

Ya giderse diye kalbin çarpmadan

Ya dönmezse diye gözünü kırpmadan

Unutur mu diye kendi kendini yemeden

İçin içine sığmadan

Olmaz ki ‘aşk’...

Her şey gider ki bir gün;

‘Ben’ bile

‘Sen’ bile

Hayaller bile

E ‘aşk’ haydi haydi…

Gittiğinde anlarsın;

Rüya gibi gelip

Rüzgar gibi geçtiğini…

Kırık bir kalple kalakaldığını

Kurşunlara geldiğini

Paramparça olduğunu

Nefesinin yetmediğini

İçinin şiştiğini

Şarkıların teselli etmediğini…

Dehlizlerinde yapayalnız kaldığında

Anlarsın gittiğini…

Yağmurlar ‘artık’ ıslatır seni iliklerine kadar..

Şarkılar ‘artık’ deler geçer yüreğini…

Kahkahalar acıtır

Gözyaşları sular seller…

Kadehler kifayetsiz kalır

Fırtınalar kucağında zil zurna sızarsın ki

Dank eder kafana

Gitmiştir ‘aşk’…

Anlamını yitirir o en ‘anlamsız’ sözler

Mavisini de kaybeder ruhun…

Gün geceye varmaz olur

Geceler de sabaha

Ki anlarsın bittiğini…

Bakma sen öyle dediklerine

Eninde sonunda tek kişiliktir aslında ‘aşk’

Anlarsın anca gidince, kaç kişilik olduğunu;

Bir başına kaldığında

Sadece kuytularında kendinin

Limansız

Sığınmasız..

‘Özlemektir’ yanındayken

‘Küsmektir’ uzaktayken..

Bazen dam çardak minare

Bazen de konuşmadan sohbet etmektir saatlerce…

“Ölürüm seninle” demek

Ama ölememek…

“Senin yerine de severim” demek

Ama sevememek

Gecenin bir vakti sırılsıklam

Teninde kaybolmaktır ‘aşk’…

Lacivert gecenin kuytusunda bir yalnızlık

Sabaha karşı inceden bir ‘hüzzam’

Ve bilirsin ayrılık makamıdır artık ‘aşk’…

Yakamoza bulanmak

Gecenin bir yarısı, çırılçıplak, zifiride kaybolmaktır ‘aşk’…

Pişmanlıktır en koyusundan

Üzerine titrediğin ‘seni’ arayıp ta bulamamaktır…

Rotasız, pusulasız, çaresiz

Boyun eğmektir kadere…

Makberdir ‘aşk’…