Beyazın kucağında

Öyle bahtiyarım ki

Kifayetsiz kelimeler…

Sıcağın oğluyum oysa;

İlk nefesim Ağustos olsa da

Yani soluyarak doğsam da

Sarı yazı…

“Uzanmışım kumsala” şarkıları söylemem gerek aslında

Ama hayat işte

Vurulmuşum;

İsli, sisli, puslu

Soğuklara

Karlı dağlara…

Çok uzaklarda tüten

Belli belirsiz titrek ışıklı

Küçük zemheri evlerine…

Sımsıcak

Kuzine önü sohbetlere

Döne döne ıslık çalan rüzgara

Dumanı üstünde bir tas tarhanaya

Beyaza düşen sevdalı gölgelere

Ateşe köz yüreklere

Lacivert koyu gecede uluyan yabana

Bir görünüp bir kaybolan

Gizemli Mavi Ay’a…

Bildim bileli ruhum;

Hep sarp yamaçlarda

Başı dumanlı dağlarda

Kar beyazında…

Bilirim;

Daha merttir

Zirveler…

Daha sıcaktır

Daha dingin

Daha özgür

Uçsuz bucaksız…

Kartallar yüksek uçar hep oralarda

Tek başına…

Yanında yoldaş sert bir rüzgar

Kanatlarında deli bir sevda

Karışır ya maviye

Öyle yalnız

Öyle mağrur…

Eyvallah etmeden

Baş eğmeden

Ardına bakmadan

Dönmeden yolundan…

Ondandır;

Ne zaman

Yüreğim daralsa

Nefesim tükense

Umudum körelse

Ne zaman

Gönül koysam insanlara

Kırılsa kolum kanadım

Bulutları özlesem aniden

Aşık olsam sırılsıklam

Koyulurum yollara

Zamansız

Uçsuz bucaksız

Sevdalı dağlara…

Kocaman bir yürektir bilirim;

Yolumu gözleyen

Geri çevirmeyen

Muhabbetle sarmalayan…

Sanki hırçın bir poyraz

Fısıldar ruhuma yeniden

Hayatın şarkısını…

Şefkatli bir el okşarken

Buz tutan yüreğimi

Dalarım uykuya

Anamın kucağında…

Ninnileri kulağımda;

“Uyusun da büyüsün”

Hiç büyümesem aslında…

Gürül gürül yanan sobanın kızılında

Kıvrılıp kalsam

Sarılsam düşlerime

Müebbet çocukluğuma…

Hiç kirlenmesem

Hep kalsa ellerim

Beyaza bulanık

İstemem ki başka renkler…

Kalsam öylece;

Saatlerce

Konuşmadan

Gecenin koynunda…

Sonsuzluk olsun hep benimle

Tiz bir ıslık dudaklarımda…

Saçlarımı savuran Kuzey güneşi

Kristal kadehte

Öyle sarhoş

Öyle ürkek

Öyle sevgili…

Yüzüne çarpan

Hoyrat bir rüzgar

Haykırır seni sana

Acımasızca..

Arkandan konuşmaz oralar

Bilirim..

Ne varsa dilindedir

Gönüldendir

Riyasız…

Sevdalar da

Hırçın mı hırçın…

Öyle belalı

Öyle kan kırmızı…

Sert esse de rüzgar

Sarhoş etse de ayaz

Bir deli Ay ısıtır

Zemheri geceyi

Yırtarak ıssızlığı

Bir sevda türküsüyle

Giyinip mavi beyaz abasını…

Uzaklarda çok uzaklarda

Karışır sesleri birbirine

Yabanların

Korkmayasın

Sıcak bir “hoş geldin” der aslında

Sana

Yiğitçe..

Kahpeliğe yer yoktur buralarda

Yeter ki sen sağlam dur…

Demem o ki;

Bizim ellere benzemez buralar

Karıştırmayasın

Yanlış yapmayasın...

Ben böyle iyiyim buralarda;

Deli dolu

Mert

Karşılıksız

Yürekli aşklarla

Koyun koyuna…

İşim olmaz

Kahpe sevdalarla…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.