Kuzeyden Güney’e İtalya gezimizi bu yazımızla sona erdireceğiz.

Son yazımızda turların hiç uğramadığı, ancak gezgin ruhlu insanların kendi çabaları ile gezebileceği bir Güney Akdeniz adasını Sicilya’yı anlatacağız. Önce kara yolu ile ilk ulaşılabilecek noktadan Messina’dan başlayalım.

MESSİNA

Sicilya adasına, Bari'den arabayla 6 saatlik bir yolculuktan sonra ulaşabilmek mümkün. Kara İtalyası'nın, Via Lupina şehrinden, Sicilya adasının Messina Şehri’ne ulaşım, 45 dakikalık bir feribot yolculuğu ile sağlanıyor. Sicilya adasının 3.büyük şehri olan Messina 250 bin nüfusa sahip. Çevresi Sicilya adasının tepeleri ile çevrili şehir, sahilde dar fakat uzun bir yerleşim bandında yer alır.

Bu özelliğinden dolayı dünyanın sayılı uzun şehirlerindendir. Her gün saat 12.00'de, iki tane altın kaplamalı horoz öttüğü saat kulesi, gotik mimari tarzında, 12.yüzyılda yapılmış Messina Katedrali, dört büyük nehri simgeleyen, heykel ve taş oymacılık sanatının en güzel örneklerinin olduğu Orion Çeşmesi şehirim görülemeye değer eserlerindendir.

Osmanlı, Yükselme devrinde Avrupalıların o kadar korkulu rüyası olmuş ki, şehirde İnebahtı Deniz Savaşında Osmanlılar ile savaşan Hollanda Genel Valisi adına dikilmiş bir anıt ta bulunuyor. Messina Şehrine girişte sizi Meryem heykeli karşılar. İnce ve yüksek bir sütun üzerinde olan bu heykel altın kaplamalıdır.

KATANYA

Sicilya adasının turistik bir liman kenti olan Katanya, adanın Etna yanardağı eteklerine kurulmuş 2.büyük şehridir. İyonya denizi sahillerinde pek çok koya sahiptir. Sicilya'ya, Türkiye'den direk uçuşlar da var. Hava limanından şehire 45 dakikada ulaşılıyor. Tepede kurulu olan kentte, 3 Euro’ya binilen teleferikle, sahile ve plajlara inilebiliyor.

Şehrin en güzel caddesi, Via Etnea. Katedral meydanından başlayıp Etna’ya doğru cadde boyunca yürüdüğümüzde, Etna’nın savurduğu küllerle siyaha bürünmüş binalar, volkanik taşlarla yapılmış yer karoları ve şık mağazaların olduğunu görüyorsunuz. Meydanda Vincenzo Bellini'nin heykeli yer alıyor. Via Etna’da şehrin altında yatan başka bir şehrin varlığının kalıntılarını görebilirsiniz.

Etna'nın püskürttüğü lavlarla yok olan şehirde günümüzde görebildiğimiz, sadece Roma Tiyatroları kalıntıları. Sant Agata, Catania’nın en büyük katedrali. Katedralin bulunduğu meydanda görkemli tarihi binalar ve fil heykelli, Fontana dell’Elephante çeşmesi bulunuyor. 18. yüzyılda yapılmış, Katanya’nın sembolü haline gelen bu çeşmedeki filin üzerinde Mısır’dan gelmiş 360 metre uzunluğunda bir dikili taş var. Antik Yunan tiyatrosu ve Odeon görülebilecek yerler içinde.

Çevrede Seramik yapımıyla ünlü Caltagirone kasabası ve Etna yanardağı var. Yanardağın çevresini, yerli halk için ulaşımı sağlayan konforsuz bir trenle, ağır ağır 4 saate gezebilmeniz de mümkün. Etna, Avrupa'nın en büyük ve halen aktif olan volkanı.1 milyon yıllık geçmişi olduğu tahmin edilen bu volkanik dağa yürüyerek veya araçla geziler düzenleniyor.

PALERMO

Katanya'dan 3 saat süren bir kara yolu ile Sicilya adasının en büyük kenti Palermo'ya ulaşmak mümkün. 1 milyon 300 bin nüfusuyla adanın en büyük şehri olan Palermo aynı zamanda filmlerde izlediğimiz mafyanın doğduğu yer. Şehirde farklı dönemlere ait, Arap ve Norman mimarisi karışımı pek çok tarihi ve dini yapı yer alıyor. Şehri gezdiren 2 katlı turist otobüsleri ile önemli her noktaya gidebilirsiniz. Şehrin önemli mimari yapıları Norman Sarayı ve Palermo Katedralidir.

Eski Roma şehrinin antik kalıntıları, Tiyatro Massimo, heykeller çıplak olduğu için, bulunduğu alana, utanç meydanı denen bölge, dört mevsim çeşmesi görülmeye değer. Şehir daha evvel surlarla çevriliymiş. Sonradan surlar gitmiş geriye sadece giriş kapıları kalmış. Mutluluk kapısı anlamına gelen Perise kapısı, Porta Carini ve Porta Nuva kapıları mimari özellikleri ile dikkati çeker. Şehrin volkanik kayalarından yapılan binaları ev önlerinde iplere asılmış çamaşırlar, güzel bahçeler bölgenin Akdenizli kimliğini ortaya koyar.

Garibaldi Tiyatrosu, İngiliz bahçesi, Victoria Emanuelle heykeli, “Godfather” adlı mafya filminin çekildiği Tiyatro Massimo görülmeye değer yerlerdir. Dünyadaki en korkunç 7 müzeden biri olan Catacombe dei Cappuccini adlı iskelet müzesi de bu şehirdedir. İlginç bir hikayesi vardır. 1599 yılından itibaren manastırda ölen rahipler, manastırın altındaki yer altı mezarlığına gömülmeye başlanmış. Sonradan ünlü ve zengin kişiler, aydınlar, asillerinde gömüldüğü bir mezarlık haline gelmiş.

Burasıda turistlerce ilgiyle geziliyor. Paket turlarla adaya gitme imkanınız yok. Ancak kendi imkanlarınızla gezebiliyorsunuz. Vakti olanlar için ağır ağır gezilebilecek ayrı bir dünya. Kuzeyden güneye İtalya gezimiz burada sona eriyor. Gezmeyi seviyorsanız İtalya mutlaka görülecek yerler arasında listenizde ilk sıralarda olmalı.

Sicilya adası ile İtalya gezimizi tamamlıyoruz. Geziler hakkında bana soru sormak isteyen arkadaşlar bana aşağıdaki linkte bulunan facebook adresimden ulaşabilir. www.facebook.com/behlul.metin.41

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.