Image-28

Çoğu zaman içgüdülerine güvenmeli insan. Oraya gitmek istemiyorsa gitmemeli, o insanla buluşmak istemiyorsa buluşmamalı, kısacası canı bazen ne istiyorsa onu yapmalı. Bütün gün savsaklamak istiyorsa bir film eşliğinde kendine o vakti tanımalı, kapatmalı bazen cep telefonunu, sadece kendiyle kalmalı.

Dinlemeli içgüdülerini insan, çünkü çoğu zaman içgüdüleri bir insan için en iyisini seçer ve gizliden gizliye hissettirir ona bunu. İnsan vücudu her ne kadar biyolojik bir makine gibi çalışsa da insanı diğer camlılardan ayıran duygular, iç güdüler ve akıl bir insanı insan yapar. Ve bazen bu duygular, korumaya alır insan vücudunu, üzülmesini, kırılmasını, sinirlenmesini kısacası mutsuz olmasını engellemek için halk ağzında da denildiği gibi içine bir ‘kurt’ düşürür. Aslında bu kurt, insanın bir nevi savunma mekanizması, bir karşı koyma durumudur.

Bu yüzdendir ki bazen içimize kötü bir his doğar, aklımıza bir kurt düşer, elimiz o işi yapmaya bir türlü gitmez, yolumuza hep bir engel, bir zorluk çıkar. Gitmek istemediğiniz, huzursuz hissettiğiniz o toplantıya giderken tüm trafik tıkanır, işler hep ters gider. İşte bazen tam bu durumlarda zorlamamalı insan, içindeki o içgüdüye güvenmeli ve kabul etmeli. Unutmamalı ki içgüdülerine güvenmek, duygularıyla hareket etmek profesyonelce gelmese de o an çoğu zaman en doğruya çıkarır insanı, yol gösterir.

Siz de bugün bırakın kendinizi, aklınız ve kalbiniz birlikte karar versin ne yapacağınıza. İçinizde en ufak bir huzursuzluk varsa iptal edin buluşmalarınızı, kapatın telefonlarınızı…