İNSANLARLA İYİ GEÇİNİN, BİR ARADA OLUN AMA BAĞIMLI OLMAYIN…

Kimsenin desteğine ihtiyacınız yok, kimi zaman yolunuza Yalnız başınıza da devam edebilirsiniz. Aynı zamanda bu bizim Ruhumuzun özelliği olup içimizdeki güçte saklıdır.

Hayatınızı bağımlı olmadan özgürce yaşayabilmek için önce kendinize bağımlı olun. Herşeyi Okuyun, bilin ve öğrenin. Etrafta olan biteni siz seçin çünkü Yaradan size seçim hakkı verdi. Seçimlerinizde özgürsünüz.

Kendi hayatınızın dümeninde olmak istiyorsanız, İlk olarak bağımlılığın ne demek olduğunu bileceksiniz ki bağımsızlığın ne demek olduğunu öğrenebilesiniz. Çünkü herkes her şeyi bilemez…

Yaşam alanlarını en iyi şekilde kullanabiliyorsan ve dengeyi sağlıyorsan, yeni yetenekler beceriler kazandığının farkındaysan, yeni yepyeni fikirler geliştirdiysen, kendi kader planını bir elekten geçirebiliyorsan, bağımsız olmak ve kendine bağımlı olmak bu kadar basit ve Mucize olacaktır.

Elbette bunları yapabilmek içinde etrafınızda insanlar olmalı ve onlarla kaliteli iletişimi seçmelisiniz. İşte o zaman da bu insanlar sana yeni bir çevre, yeni fikirler, yetenekler getirecek ve hayatın renklenecek, yaşamın daha kaliteli bir hal alacak.

İnsanlarla iyi geçinin, bir arada olun ama BAĞIMLI olmayın. Bağımlı olmak Psikolojik sorunları da beraberinde getirir.

Kimseye bağımlı olmadığınızda içinizde bir ferahlık hissi olacak ve son derece kendinizi rahat hissedeceksiniz.

Bir zamanlar benim farkında olmadan uyguladığım gibi…

Geçmişte hiç unutmuyorum eşimle birlikte onun sağlık problemleriyle ilgili zaman zaman Rum Hastanesinde kalıyorduk. Bekleme salonunda kolunda serum takılı oğlunu bekleyen bir teyzeyle tanıştım. Yaşlı sevimli, boylu poslu, yaşadıklarından uzun uzun bahseden güngörmüş bir İstanbul hanımefendisi.. Onun da çok ilginç ve bir o kadar da zor bir hikayesi vardı. Biz dedi gelinimle birlikte karşılıklı aynı odada kalıyoruz, her gün serumla ayakta duruyoruz, her ikimizde nörolojik olarak hastayız dedi. Fakat asıl hastanede yatması gerekenin kendi oğlu olduğunu ve oğlunun onlardan daha çok ihtiyacı olduğunu anlattı. Tabii kişilerin bakış açısı çok mühim, kişi kendini hasta görmüyor ve ben sağlıklıyım diyor, kısaca kendi sorununu kabul etmiyor, karşısındakileri de öfkelendirip kızdırıyor, hasta ediyordu. Tabi olanlar ona bağımlılık geliştirmiş olan anneye ve eşine oluyor. Herkes benim gibi şanslı olup duygularını en iyi şekilde yönetemeyebilir. İnsanız en nihayetinde, Onlar yaşadıklarından çok etkilenmiş, üzülmüşler ve baş edemediklerinden dolayı depresyona girmişlerdi.

O dönemlerde bir Tıp Sekreteri olarak görev yapmaktaydım. Eşimin yaşadığı duruma yönelik birçok kişi gibi çok üzülmek ve tepki göstermek yerine her zaman sessiz kalıp, olanı kabule geçip, Yaradan’a dualar edip, oğlumun var olduğuna şükrederek, hayata neşeyle gülümseyerek baktım. Bu şekilde davranmamın bugün hem kendim için hem de eşim ve oğlum için son derece faydalı olduğunu söyleyebilirim. Hocalarım bana hep güçlü olduğumu ve az rastlanan bir durum sergilediğimi söylüyorlardı. Bu şekilde davranmak oysa benim için çok normaldi.

Kendi hayat alanlarıma baktığımda yaşadığım acı dolu olayların aslında beni yeni bir yaşama taşıdığını fark ettim bu da benim için mucizelerle dolu bir yaşamdı. O gün Yaşadıklarıma üzülmek yerine gülüp geçtiğimi bununla birlikte yaşama rahat ve huzurlu bir şekilde ayak uydurduğumu artık çok net görebiliyorum.

Sizlerde kim bilir neler yaşadınız?

Hanginiz annenize, babanıza, eşinize, çocuğunuza bağımlı oldunuz. Kim bilir?

Çoğunuz belki çok üzüldünüz ve orda takılıp kaldınız, depresyona girdiniz, takıntı problemleri yaşadınız, büyük bir kısmınız ise olayları çok doğal karşıladınız ve direnç göstermeden değişip dönüştünüz.

Bizler sonsuz yolculukta sonsuz yolculuk yapan sonsuz varlıklarız.

Bağımlılığın üstesinden nasıl gelebiliriz? Kurtulmak mümkün mü? Evet mümkün…

Sadece BİZ varız. Bize Güvenin.

Kontrolcü davranmayın, kendinizden şüphe duymayın, Özgür olun. Elbette özgür olmak içinde sorumluluk almayı bilin. İnsanlar sorumluluk almaktan kaçar ve korkar.

Kendinize yalan söylemeyin dürüst olun ki Kendinize GÜVEN’niniz yerine gelsin.

Yok kendinize güvenmiyorsanız, sizi engelleyen şeyin ne olduğuna bakın.

Bir zahmet İçinizdeki sese sorun.

Kendinizi fark edip şifalandıracak olan da sizlersiniz.

Yaradan diyor ki: “Sen benim yanımdayken bana ve kendine güveniyordun, peki Dünyaya indikten sonra ne oldu da bana ve kendine olan güvenini kaybettin.”

Bizler kendimize güvenmediğimizde aslında Yaradan’a güvenmiyoruz.

Önce Yaradan’a güveneceğiz, sonra kendimize ve sonra da insanları sevip sayacağız onlara güveneceğiz.

Sistem böyle işliyor… Mucize SAVAŞÇILAR…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.