“MUTFAKTA, EVDE, HER YERDE YANGIN VAR”

Hak ve özgürlükler için çok susattılar bizi” diyen Mehmet Aslantuğ, şöyle konuştu:

*Zaten olmayanın üzerine yeni barikatlar kuruldu. Sosyal devlet dertliydi, iyice ortadan kalktı. Barınmanın, beslenmenin, yolun, suyun, elektriğin arasına bile vahşi tüccarları koyan bir anlayışla kavga eder hale geldik.

*Bunların hepsini hemen şimdi tasfiye etmek zorundayız. Onun için buradayız. Seçim çalışmalarının 10'uncu gününü tamamlamak üzereyiz. Seçime kadar da buradayız, birlikteyiz. TİP'in mecliste var olan performansı ortada.

*Şimdi o dörtlüden biri de onları temsilen aramızda. Hepimizi heyecanlandıran yolculuklarına dahil olup, resmin içinde birlikte olalım teklifini hiç düşünmeden bu yola çıktık.

*Kültür sanat iklimine dair hak ve özgürlükleri içeren bu kuşatmanın bizim taraftaki etkilerini konuşacak durumda neredeyse değiliz çünkü yangın var: mutfakta, evde, her yerde. Son söz olarak, mesleğimdeki 40 yıllık yolculuğuma atfen şunu söylemek isterim, meslektaşlarımdan birçoğu da bu hareketin yarattığı enerjiye gönüllerini verdiler.

*Oylarını da verecekler muhakkak. Çünkü bu kadroları, mecliste bu halkın, bu ülkenin geleceğini temsilen ortaya koyacağı bu güzel performansı, şu ya da bu şekilde alınıp satılamayacak ahlakı çok özledik.

“BÜTÜN ÇOCUKLUĞUM BURADA GEÇTİ”

Parti Sözcüsü Sera Kadıgil, doğma büyüme İstanbullu olduğunu fakat 38 yıldır Bodrum yollarını aşındırdığını belirterek şu ifadeleri kullandı;

*Rahmetli teyzem İncilay Şahin, büyükşehirden ilk kaçanlardandı Bodrum'a. Benim bütün çocukluğum burada geçti diyebilirim. Gelirken etrafıma baktım. Güzel yol yapmışlar ama trafikten gidemiyorsun.

*Çocukken buralarda havlumuzu attığımız sahiller vardı. Şimdi ya oteller ya lüks ‘beach'ler kapatmış sahilleri. Koskoca Bodrum'da koskoca Muğla'da denize girecek yer bulamıyorsunuz. Oteller var ama onların var olması için yakıp yıktıkları ağaçları, sincapları, kuşları bulamıyorsunuz.

*Yani bizim güzel Bodrum'umuzu mahvettiler arkadaşlar. Bugün burada ve Türkiye'nin pek çok yerinde yaptığımız seçim irtibat bürolarının açılışları çok önemli. Çünkü Türkiye İşçi Partisi, devletten beş kuruş destek almıyor. Büyük sermaye gruplarından beş kuruş destek almıyor.

*Biz buraları bugün açabiliyorsak sizler sayesinde. Haftada 6 gün, günde 14 saat çalışmasına rağmen emeğini koyan, parasını koyan buraları ayakta tutan yoldaşlarımız sayesinde buradayız. O yüzden Bodrum İlçe Örgütümüze, Muğla İl Örgütümüze koca bir alkış rica ediyorum. İyi ki varsınız.

Asgari ücret zammı için takvim netleşiyor! Asgari ücret zammı için takvim netleşiyor!

“HER YERİ, HER ŞEYİ MAHVETTİLER”

“Dedik ya arkadaşlar, hesaplaşacağız. Bir tek burayla kısıtlı değil, her yeri, her şeyi mahvettiler” diyen Kadıgil sözlerini şöyle sürdürdü:

*Hayatlarımızı mahvettiler. Bu ülkede yaşayan gençlerin yüzde 70'i, imkanım olsa bir dakika durmam diyor şu anda. Dünyanın en güzel ülkelerinden birindeyiz ama her gün iki kadın arkadaşımın hala katledildiği bir ortamda, bir gecede bir herifin lafıyla İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılabiliyor mesela.

*1 kilo soğanın 30 TL olduğu bir ülke hediye ettiler bize. 22 yılda bir enkaz yarattılar. Bunlarla hesaplaşacağız. Ne kin tutuyoruz ne bir intikam almaya çalışıyoruz. Bizlerin istediği tek bir şey var, biz adalet.

*Suçlular hesap versin, suçlular yargılansın, cezalarını çeksinler istiyoruz. 22 yıldır çektiğimiz zulmün, bize yaptıklarının hesabını sormaya o sandığa gideceğiz.

*Öldürülen kız kardeşlerimizin, genç arkadaşlarımızın, tarikat yurtlarında intihara mahkum ettikleri ‘Enes Kara'ların hesabını sormak için, bize bu ülkeyi layık gören Recep Tayyip Erdoğan ve saray rejiminden kurtulmak için bir oy TİP'e bir oy Kemal'e diyoruz.