banner143
banner149

Yeni bir yılda yeni kararlar alıp 1 Ocak’ta uygulamaya başlayacağımı söylemeyecek kadar yılbaşı geçirdim. Yine de eminim ikibinondokuz benim için harika geçecek. Umut falan da etmiyorum bunu, düşünüyorum. İyi geçecek. Bakmıyorum ikinci haftasının şimdiden bittiğine. Sanki bir önceki yıl, ışık hızıyla, hatta yok gibi geçmemiş gibi koca bir yıl… Düşünüyorum. Fırsat bulsam motivasyon çıkartmaları, yirmi bir günlük alışkanlık terki tabloları yaparım ama yıl uzun, daha dur.

Önce, ömrümün tamamında inatla bir gün yapacağımı umduğum erken kalkma işini halledeceğim. Bunun ilk adımı gece erken uyuyabilmek tabi, olsun. Detaylarda takılmayalım. Sabah kalkabildiğimde, çocuğu giydirip hazırlamalı, kahvaltıyı kaçıracağını hesaplamışsak kahvaltısını hazırlayıp yedirmeli(evet kendi yesin, yemeli); geçen haftalarda köşeyi iki hafta, vücudumu neredeyse bir ay işgal etmiş hastalığa karşı önlem almalı, kafamı boynumu sarmadan dışarı çıkmayı unutmamalı ve yavrumu okula bırakmalıyım. Okulun kapısından dönerken telefon çalmaya başlar. Kimin dosyası nerede, yargı sistemi neden böyle, avukat Baro ’da mı (canım belki aidat yatırmaya gitti), klima bakımı ya da (mevsimine göre) kombi temizliği ister miyim, internet paketimden memnun muyum gibi telefonları cevaplamalıyım. Otuz beş yaşında aile evini terk etmiş kadını karakola şikâyet eden abilerine “olur mu canım öyle şey” demek için de, “isim değiştirmek kaç para” diye soran adama kampanyamız var esprisi yapmak için de erken henüz.

Kâğıt çok kâğıt, çok belge, çok nüsha. Toz, dağınıklık. Dur şimdi bi kahve. Ama raporum bitmiş şimdi hastane maratonum için randevu alayım. Hem midem ağrıyor ilaç da yazdırırım. Merhaba, hoş geldiniz, demek telefonda ikna olmadığınız için bir de ofise gelip burada mı diye kontrol etmek istediniz bizi… Buyrun, buradan da adliyeye gidersiniz herhalde, Pazar günü eve geleniniz var, bunun lafı olmaz. Evet, aslında asla borcun olmadığı halde sana icra takibi başlatan bankalar var amcacım, evet bütün dünya size komplo kuruyor hanımefendi. Evet derhal acilen tarafı olmadığın davanın durmunu ile ilgili geri dönüşü sana yapacağım teyzem.

Öyle böyle öğlen olur. Öğleden sonra, akşam ne yiyeceğim kaygısı alır. Çünkü her şeyde şeker var. Her şey paketli ve paketli her şey şekerli. Glüten de dokunur. Kendimi doyurmalıyım ki çocuğa yemek yapacak enerjim olmalı akşam. Aa çocuğu alma saati gelmiş.

Geçen yılın son aylarında yukarıdaki tempoyu azalttım. Zaten bu tempo değil, koşuşturma. Yerinde saymalı koşuşturma. Alan dar, sürekli bir yerlerimi çarpmam ondan olsa gerek. Neyi azaltamadım peki? Çamaşırları. Bulaşıkları bir de. Ama az kaldı. Bak çocuk bir uyusun sonra var ya şu üç (dört?) aydır düşündüğüm şeyleri birer birer hayata geçireceğim. Ama önce çok kahve. Şunları bi asalım, yerleştirelim. Hım çocuğun programı var yarın. Olsun onu da hallederiz. En sevdiğim kalem ofiste kalmış. Onu alır, aldığım gibi yazmaya başlarım. Ama bardak kırdım önce onu toplayayım. Şey yapayım ya, cumartesi annemden rica ederim iki saat gelir, ben de o arada işte bir şeyler yazarım, okurum bile yahu (üç saat uyudu)… Aslında ne zamandır dışarı çıkmadım şöyle birkaç saat arkadaşlarla görüşsem. Neyse bir uyuyayım da. Ama yazı var, onu yazayım. Aslında her şeye vaktim var. Yirmi dört saat her bir şeye yeter… Önümüzdeki yirmi dört saatlere bakayım, zaten onu da kullanmaya başladım bile, saat kaç olmuş, uyanamayacağım…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner135

banner141

banner139

banner147