Siyasi partiler milletvekillerini, belediye başkanlarını, belediye meclis üyelerini aday yaparken ince eleyip sık dokumalılar.

Adaylık başvurusunda belirli kriterler koymalılar ve bu kriteler sonrasında ister ön seçimle ister genel merkez kararıyla aday olarak belirlemeliler.

Çünkü,

Aday olarak belirlediğiniz isimler sizin partinizi temsil edecek kişilerdir.

Hele birde seçimi kazanıp görev yapmaya başladığında seçildiği makamı,

İnsanlığıyla, eğitimiyle, kültürüyle, insana saygısıyla, hayvana sevgisiyle, sanata bakışıyla, vizyonuyla, davranışıyla, herkese hoşgörü göstererek doldurmalıdır.

Bu kişi birde belediye başkanıysa bu saydıklarımı yaşam biçimi yapması gerekir.

Hangi toplantıda ne konuşacağını bilmesi gerekir.

Ağzından çıkan kelimeleri çok iyi seçmek zorundadır ve söylediklerinin nelere mal olacağını iyi hesaplamalıdır.

AKP’nin Dilovası Belediye Başkanı Hamza Şayir ağzından çıkanları iyi değerlendirmediği için toplumun bir çok kesiminin tepkisini çekmeye devam ediyor.

Daha evvel kendi siyasi partisinin meclis üyelerine yönelik sözleri büyük tartışma oluşturmuştu.

AKP’li Başkan Hamza Şayir meclis toplantısında ne yazık ki yine düşünmeden sözler söyledi.

Başkan Şayir, Dilovası ilçesinden ekonomik nedenlerle yurt dışına giden ya da gitmek isteyen gençlere “Gay” yakıştırması yaparak, “Ne kadar çok gay varmış” dedi. 
Bu sözler büyük tepki aldı. Almaya da devam ediyor.

Birçok kişi Şayir’in istifa etmesini istiyor.
Doğal olarak partisi AKP zor durumda kaldı.

AKP Dilovası İlçe Başkanı İlhan Yıldırım, çıkıp Şayir’in yerine özür diledi.
Yeter mi? Yetmez…

Yazımın girişinde belirttiğim kriterlere bakmazsanız, sadece seçim kazanmak için alacağı oya bakarak aday yaparsanız bu sonuçlara katlanmak zorunda kalırsınız.

AKP Dilovası’nda bunu yaşıyor önümüzdeki süreçte de yaşamaya devam edecek gibi görünüyor.

Çünkü,

Huylu huyundan vaz geçmez…

Değerli okurlar,

İnsanların ekmek mücadelesi için bulduğu fırsatı kaybetmemek için mücadele ettiği bir süreçten geçiyoruz.

Sanki gençlere iş olanağı tanıdınız da gençler beğenmeyip yurt dışına gidiyor.

2002’de beri ülkemizi yöneten AKP iktidarının kötü yönetimi sonrasında fırsat bulan ülkesini, kentini, ailesini, sevdiklerini bırakarak yurt dışına çalışmaya gidiyor.

Sende gidenlere böyle bir yakıştırma yapıyorsun.

Bunun tek karşılığı var, ‘CAHİLLİK’