19.08.2020, 11:15

Buyurun dostlar Mehmet Ali Dayı'nın sofrasına

Amerikalı bir zengin iş adamı, bir iş seyahati sırasında küçük bir Meksika köyü kasabasına uğrar. Limanda gezerken, ağzına kadar balık dolu küçük bir teknenin içinde oturan bir balıkçı dikkatini çeker. Merakla yanına yaklaşır ve sorar:

“Merhaba, bu balıkları yakalamak ne kadar zamanını aldı?”

Balıkçı, tümünü bir-iki saate yakaladığını söyler.

Yabancı adam bu kez, niçin daha uzun süre kalıp daha fazla balık yakalamadığını sorar. Balıkçı, ailesinin geçimi için bu kadarının yettiğini söyler. Amerikalı iş adamı merakla balıkçıya kalan zamanını nasıl geçirdiğini sorar. Balıkçı anlatır :

“Geç vakit yatarım, sabah birazcık balık yakalarım. Sonra çocuklarımla oynarım, öğlende de karım Maria ile biraz siesta yaparım. Akşamları, amigolarla beraber gitar çalıp şarap içeriz, eğleniriz. Dolu ve meşgul bir yaşantım var senyor.“

Amerikalı gerinerek, “Benim Harvard’dan MBA’m var ve sana yardım edebilirim. Balık tutmak için daha çok zaman ayırmalı ve daha büyük bir tekne ile çalışmalısın. Bu tekneden elde edeceğin gelirle daha büyük tekneler alırsın. Kısa surede bir balıkçı filosuna sahip olursun. Böylelikle, yakaladığın balıkları aracılara değil, doğrudan doğruya işleme tesislerine satarsın. Hatta kendi balık fabrikanı bile kurabilirsin. Balıkçılık sektöründe bir numara olursun.”

Ve Amerikalı devam eder,

“Tabii bunları yapman için öncelikle bu küçük balıkçı kasabasını terk edip Mexico City’ye, daha sonra Los Angeles’e ve en sonunda holdingini genişletebileceğin New York’a yerleşirsin.”

Balıkçı düşünceli vaziyette sorar;

“Peki senyor, bu anlattıklarınız ne kadar zaman alır?”

Amerikalı yanıtlar, “15-20 yıl kadar.”

“Peki bundan sonra senyor ?” diye sorar balıkçı.

Amerikalı güler, “Simdi anlatacağım en iyi tarafı. Zamanı geldiğinde, şirketini halka açarsın ve şirketinin hisselerini iyi paraya satarsın! Kısa zamanda zengin olup milyonlar kazanırsın.”

“Milyonlar?” der. Meksikalı, “Eee… sonra senyor?”

Amerikalı, “Ondan sonra emekli olursun. Geç vakitlerde yatabileceğin küçük bir balıkçı kasabasına yerleşirsin, istersen zevk için biraz balık tutarsın, çocuklarınla oynayacak, karınla siesta yapacak zamanın olur, akşamları da arkadaşlarınla şarap içip, gitar çalarsın.”

Balıkçı güler; “Senyör zaten ben bu dediklerinizi şu anda da yapabiliyorum, yine bu huzura kavuşmak için neden 15-20 yıl daha sıkıntı çekeyim ki’’

Ben bu balıkçıyla tanıştım desem size, Meksika’da değil Dalyan’da hem de. Mehmet Ali Dayı diyoruz biz ona. Dalyan ile tanışmam beş yıl öncesine, Mehmet Ali Dayı ile tanışmam üç yıl öncesine gider. Antik Çağın 3 bin yıllık liman kentinde 64 yıldır yaşıyor, Nazım HİKMET’in dizelerindeki gibi, sanki yaşamı bir gün sona erecekmiş gibi basit, çay, simit ve peynirle !

Ortaca yolundan Dalyan’a giden 15 dakikalık yolculuğumuzda, yeşilin huzur veren eşliği yüzümün çoktan gülmesine sebep olmuştu. Dalyan, ismini Dalyan Çayının üzerinde bulunan dalyanlardan almış. Dalyan balık tuzağı anlamına geliyormuş, bölge de zaten eski bir balıkçı kasabası. Kaya mezarlarının eteklerindeki Çandır Köyüne gitmek için Dalyan Çayından geçmek gerek, işte tam da burada güneş batmak üzereyken sandalıyla ev sahibimiz almaya geldi bizi. 

Türkiye’nin en eski yerleşim yerlerinden Kaunos Antik Kentinde, kayalara oyulan kral mezarlarına etraftan geçen teknelerin eğlenceli şarkıları eşliğinde geçtik. Dalyan’ın kendine özgü sakin ve büyülü havasını içimize çekerken sanki bütün yükümüz de hafifledi. Kaunos Kaya Mezarlarının yapı itibarıyla başka bir örneği yok. Antik mezarlardaki bu taş işçiliğini günümüzde hiçbir yerde bulmak mümkün değil. Kaya Mezarları M.Ö. 4. Yüzyılda yapılmış, daha sonraları Roma döneminde de kullanılmış. Eski inanışa göre insanın mezarı ne kadar yüksekte olursa o kadar tanrıya yakın olurmuş ve o yüzden kayalara kazılırmış kralların ve önemli insanların mezarları. Çok şükür yanımda arkeolog arkadaşım var, o işin tarih kısmıyla ilgilenirken benim aklım sadece on aydır yemeği beklediğim mavi yengeçte…

Düşmeden sandaldan indiğimizde bizi Mehmet Ali Dayının tavukları ve horozları karşıladı. Şöyle düşünün, limon, zeytin, elma ağaçları içinde iştah açan mis gibi temiz hava, çaydan geçen tekne sesleri ve karşınızda tüm heybetiyle yatan krallar, vallahi de kral adam bizim dayı.

Çay kenarında ufak tahta bir masa, masa örtümüz tarihi geçmiş gazeteler ve örtünün üstünde değme lokantalara taş çıkartan mezeler, hele bir zeytin yapmış ki dayı, ekmeği yağına bandır bandır ye. E bu sofraya balık gerek dedi verdi elimize oltaları. Olta demek sabır demek o da ben de yok. Allahtan balıktan anlayan arkadaşlarımız var da tuttuklarında bize çektirdiler ( ben tutmuşum gibi fotoğraf aldım ). 

Mehmet Ali Dayım Dalko Kooperatifinde 25 yıl çalıştıktan sonra emekli olmuş ve emekliliğin tadını sonuna kadar çıkarıyor. Mavi Yengeçlerini ve Lidakilerini tutuyor çayda. Bize de denk geldi hatta yılan balığı bile tuttuk ama benden söylemesi sadece tutması zevkli, yılan balığı adından mıdır nedir hiç hoşuma gitmedi. Ben mavi yengeç fanatiğiyim. 

Mavi Yengeç bizim sofraların yabancısı ama Amerika ve Avrupa’da 50 dolar gibi rakamlara lokantalarda servis ediliyor. Dalyan’da ne yenir denildiğinde ilk akla gelen Mavi Yengeçtir. Tekne turlarına katılan turistlere avlanarak tekrar kanallara bırakma imkanı tanınıyor. Tam bir protein kaynağı ve afrodizyak etkisi olan bir canlı. Kolunu kanadını kırıp löp etini yiyorsunuz (okuyunca biraz vahşice geldi). Tuttuğunuzda mavi ama pişince kiremit rengini alıyor. Yemesi güzel de ayıklaması ustalık istiyor. 

Biri tutmuş, biri pişirmiş, biri de yemiş dedikleri bu olsa gerek. Aydınlatılmış kaya mezarları, çaydan geçen teknelerin ışığı ve ay ışığıyla aydınlanıyor masamız. Teknelerden gelen sadece ışık değil, kiminde angaranın bağlarına eşlik eden delikanlılar, kiminde yüksek yüksek tepelere diyerek bekarlığa veda eden genç kızlar var. Bizde ise Mehmet Ali Dayının en sevdiği ve senkronizasyonu en sonunda tutturabildiği unutulmaz bir şarkı. ‘Saymadım kaç yıl oldu, sen ellerin olalı. Bilmem yüzün güldü mü, ayrıldık ayrılalı …..’ ( bir kere de yazarken dinleyeyim ). Şarkıyı bir ben söylüyorum, bir sanatçı ,bir dayı ve birden masa daha da aydınlanıyor dayının gözlerinin ışığıyla.

Sizin için caretta carettaların şehridir Dalyan, benim içinse dayının bundan böyle. Evinin bulunduğu arsayı satsa kim bilir nerelerden ne binalar alır ama o, tahta bir masanın üstünde dostlarıyla şarkılar söylemeyi, hikayelerini anlatmayı tercih ediyor. Kimin neye ihtiyacı varsa cenneti odur demişler, dayı bu dünyada kurmuş cennetini.

Gecenin karanlığında yine sandalla dönerken krallara selam çakıyoruz. Kaunos'lular krallarını çok mu seviyorlardı bilemem de dayıyı tanısanız siz de seversiniz.

Aylardır sessizdim, bu dünyada beni en çok seven adamı babamı kaybettim. Farklı bir yolculuğu paylaşmak istedim bu sebeple, güzel insanlar hep var ve Allah yürüdüğünüz yolları güzel insanlara çıkarsın…

Hoş kalın, Hoşçakalın…

Yorumlar (12)
Sevdalinka 2 ay önce
Merhaba Ümran Hanım,
Benim de çok sevdiğim Dalyan’dan bahsetmişsiniz. Ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Hele o hikaye yaşamı özetlemenin en kestirme yolu olmuş. Kaleminize sağlık. Sevgiyle...
Muzafferlinka 2 ay önce
En sevdiğim yazın bu oldu. bravooo bayıldımmm... harkasın. süpersinnnn
Meral Aras 2 ay önce
Yazınız harika
Tubalinka 2 ay önce
Bir çok insanın hayali olan bi yaşantıyı anlatarak,yine güzel yerlere götürmüşsünüz bizleri.Ümran hanım kaleminize sağlık sevgiler..
Mustafa ULUSOY 2 ay önce
İnsanın bire bir yaşamışlığını
Usta Kalemden dökülen Cümlelerde okumak
O günlere götürdü beni.
Dayı Tam Dayı Mükemmel Bir İnsan...
Kalemine Sağlık
Hülya yengen 2 ay önce
Kalemine sağlık herzamanki gibi akıcı güzel harikasın teşekkürler
Gülşah 2 ay önce
Canım ablacım kalemine sağlık
Aylin Sayınsoy 2 ay önce
Ben Dalyan'ı sizinle daha çok sevdim Ümran hanım.Mehmet Ali Dayi,kral mezarları ve mavi yengecleriyle muhteşem yorumunuzu heyecanla okudum.Seneye ilk tur Dalyan'a..Sayenizde...
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın
21°
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Alanyaspor 5 13
2. Fenerbahçe 5 11
3. Karagümrük 5 8
4. Antalyaspor 5 8
5. Erzurumspor 4 7
6. Galatasaray 5 7
7. Sivasspor 4 7
8. Kasımpaşa 5 7
9. Hatayspor 4 7
10. Göztepe 5 6
11. Konyaspor 4 6
12. Kayserispor 5 6
13. Çaykur Rizespor 5 5
14. Trabzonspor 5 5
15. Malatyaspor 5 5
16. Denizlispor 5 5
17. Gaziantep FK 5 4
18. Beşiktaş 4 4
19. Gençlerbirliği 4 4
20. Başakşehir 5 4
21. Ankaragücü 4 1
Takımlar O P
1. İstanbulspor 5 12
2. Tuzlaspor 5 11
3. Altay 5 10
4. Ankara Keçiörengücü 5 10
5. Adanaspor 5 9
6. Altınordu 5 9
7. Adana Demirspor 5 8
8. Samsunspor 5 8
9. Giresunspor 5 8
10. Bursaspor 5 7
11. Balıkesirspor 5 6
12. Akhisar Bld.Spor 5 5
13. Bandırmaspor 5 5
14. Ümraniye 5 4
15. Ankaraspor 5 4
16. Eskişehirspor 5 3
17. Menemen Belediyespor 5 2
18. Boluspor 5 1
Takımlar O P
1. Everton 5 13
2. Aston Villa 4 12
3. Liverpool 5 10
4. Leicester City 5 9
5. Arsenal 5 9
6. Wolverhampton 5 9
7. Tottenham 5 8
8. Chelsea 5 8
9. West Ham 5 7
10. Leeds United 5 7
11. Man City 4 7
12. Southampton 5 7
13. Newcastle 5 7
14. Crystal Palace 5 7
15. M. United 4 6
16. Brighton 5 4
17. West Bromwich 5 2
18. Burnley 4 1
19. Sheffield United 5 1
20. Fulham 5 1
Takımlar O P
1. Real Sociedad 6 11
2. Villarreal 6 11
3. Real Madrid 5 10
4. Getafe 5 10
5. Cádiz 6 10
6. Granada 5 10
7. Real Betis 6 9
8. Atletico Madrid 4 8
9. Barcelona 4 7
10. Sevilla 4 7
11. Osasuna 5 7
12. Elche 4 7
13. Valencia 6 7
14. Athletic Bilbao 5 6
15. Eibar 6 5
16. Huesca 6 5
17. Celta de Vigo 6 5
18. Deportivo Alaves 6 4
19. Real Valladolid 6 3
20. Levante 5 3
Namaz Vakti 22 Ekim 2020
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Günün Karikatürü Tümü