ÇÖLÜN BÜYÜLEYİCİ ÜLKESİ: FAS

Bu sayımızda çölün binbir gece masalları ülkesini anlatmak istiyorum. Her ne kadar biz ona Fas desekte dünya bu ülkeyi başka bir adla tanıyor. Berbrice den gelen Morocco adıyla dünyada tanınıyor ve bu "Allahın arazisi" anlamına geliyor. Ülke 8 bin yıllık geçmişse sahip, yerel halkı Berberiler ve Araplardan oluşuyor. Uzun yıllar Arapların himayesinde kalıyor. Osmanlı bölgede 1576-1830 yılları arasında hakimiyet kuruyor. Araplar, Berberi halka kültürlerini ve dillerini vermişler, bu konuda en başarısız Osmanlı. Fethettiği hiç bir ülkeye sömürge gözüyle bakmayan ve halkım kendi kültürüne yabancılaşmadan, yaşamasını sağlayan Osmanlı, Fas halkını Türkçeyi aşılayamamış ama, 1860 yılında Fas'ı işgal eden Fransızlar, Fas halkının ana dillerinden çok Fransızcanın konuşulmasını sağlamışlar. Bu gün halkın çoğunluğu Fransızca konuşuyor, devlet dairelerinde resmi dil Fransızca.

Doğru olanı aslında Osmanlının, halklara insanca yaklaşması ve asimle etmeye çalışmaması. Fakat Fas'a giderseniz, Arapça yerine şakır şakır Fransızca konuşan bir halk gördüğünüz zaman, Osmanlı yüzyıllarca bu topraklara hakim olmasına rağmen halka Türkçeyi aşılamayarak !, hata mı yapmış ? demekten kendinizi alamıyorsunuz. Düşünün Fas'a turistik gezi yapmaya gelmişsiniz ve ülkenizden binlerce kilometre ötede sizinle halk Türkçe konuşuyor !, bu ne kadar güzel olurdu. Sen bunu yapmazsın ama elin oğlu gözünün yaşına bakmaz !. Fas'ta yerel dil Arapça'nın bir versiyonu. Yerel halkın dili olan Berberice konuşmak, alt kültür gruplarının bir kültürsüzlüğü sayılıyor. Sıradan bir mekana girip, Selamun Aleyküm dediniz mi, "bonjur" şeklindeki bir selam almayla karşılaşıyorsunuz !.

Neden Fas ?, tatil programımızda gidilebilecek bir yer olarak tercih edilmeli ?. Yaz aylarında serin yerleri, kış aylarında sıcak yerleri tercih etmekte fayda var. Tam tersini yaparsanız iklim şartlarından, sağlıklı bir gezi imkanı bulamazsınız. Okulların ara tatillerine denk gelecek zamanda Fas çok güzel, gezilebilecek bir ülke. En az 8 gün ayırmakta fayda var. Geziniz 15 güne de çıksa Fas gibi bir ülke için fazla zaman sayılmaz.

Çöle yakın olması sizde ülkenin sıcak olacağı düşüncesini oluşturmasın. Bir Ocak ayında yaptığım Fas gezimde sokaklarda kısa kolla dolaşan insan görmedim. Kış ayında gitmeyi düşünürseniz, üstünüzde incede olsa bir mont olmasında fayda var. Bir kış günü Fas'a gitmeye karar verdim. Sonra bu Afrika ve çöl ülkesinde, yolculuğumun geri kalan kısmını da resimde gördüğünüz gibi deve sırtında devam ettim.

Bu çöl ülkesinde yolculuğuma deve sırtında devam ettim !! desem de, bu bir şakaydı. Bir ülkeyi gidip görmeden çok farklı değerlendiriyorsunuz. Bir çok Avrupalı içinde Türkiye, insanların deve sırtında, kafalarında feslerle dolaştığı bir ülke. Geldikleri zaman çok farklı bir Türkiye ile karşılaşıyorlar. Ben de yaşamın nasıl olduğunu bilemediğim Fas hakkında, böyle düşüncelere sahip olsam da, geldiğimde hayretimi gizleyemedim. çünkü Fas Avrupa'daki 4-5 ülke dışında, bir çok Avrupa ülkesinden gelişmiş bir ülke.

Özellikle demir yolu ve metro ulaşım ağları, yeni şehir mimarisi uygulamaları ile orta Avrupa ve Balkan ülkeleri, Fas'ın çok gerisinde kalır. İspanyol ve Fransız işgalinde kaldığı için Avrupa'nın bir uzantısı da sayılabilir. Şengen vizeniz varsa İspanyanın Güneyinden 14 Km bir yolculukla, Cebelitarık boğazını deniz yoluyla aşıp Fas'ın tanca şehrine ulaşabiliyorsunuz. Kazablanka ve Marakeş şehirlerine değişik hava yollarının direk ve aktarmalı uçuşları var.

Fas hakkında biraz genel bilgi vermek gerekirse, başkenti Rabat olan, toplam 35 Milyon nüfuslu bir ülke. Afrika'nın kuzey batısında yer alan Fas’ın uzun sahil şeridi, batısında Atlas Okyanusundan başlayıp, Cebelitarık boğazını da içine alarak, kuzeyde Akdeniz'de sonlanmaktadır. Doğusunda Cezayir, güneyinde ise Moritanya ile komşudur. Nüfusun büyük bölümü kıyı bölgesindeki ovalara yerleşmiştir. Fas geniş yetkilere sahip bir kralla, "Temsilciler Meclisi" ve "Danışmanlar Meclisi" olmak üzere ikiye ayrılan parlamenter bir monarşi rejimiyle idare edilmektedir. Ben Fas yolculuğuma, hava yolu ile geldiğim Kasablanca şehri ile başladım. Ülke tanıtımımıza bu şehirle başlayalım.

Kısa bir tanıtımla giriş yaptık. Bundan sonraki haftalarda sizleri binbir gece masalları ülkesi Fas'ın şehirlerinde bir yolculuk yaptıracağım. Şu an ki sıkıntılarla, problemlerle dolu yaşantımızdan kurtulup, zaman tünelinde ışınlanıp, başka bir zaman dilimine, değişik bir aleme gitmekte fayda var. Fas gezimi önümüzdeki hafta anlatmaya devam edeceğim. Geziler hakkında bana soru sormak isteyen arkadaşlar bana aşağıdaki facebook adresimden ulaşabilir.www.facebook.com/behlul.metin.41

YORUM EKLE