Danıştay, İstanbul Sözleşmesi‘ni fesheden Cumhurbaşkanlığı kararının iptal istemini reddetti, sözleşmeden çekilme kararı hukuka uygun bulundu.

Danıştay 10. Dairesi, İstanbul Sözleşmesi’nin feshine ilişkin 20 Mart 2021 tarihli Cumhurbaşkanı Kararının iptal istemini reddetti.

İKİ SAVCI DA KARARIN İPTALİNİ TALEP ETMİŞTİ

Görülen son duruşmada Danıştay Savcısı Nazlı Yanıkdemir, mütalaasında “İstanbul Sözleşmesi TBMM’de onaylandı, Cumhurbaşkanı feshedemez” demiş, bir önceki duruşmada da Danıştay Savcısı Aytaç Kurt, kararın iptalini talep etmişti.

İGSAŞ, Capital 500'de '100’ler Kulübü'nün üyesi oldu İGSAŞ, Capital 500'de '100’ler Kulübü'nün üyesi oldu

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise “Kim ‘İstanbul Sözleşmesi’ diye başlayan bir cümle kurarsa ona en başta kadınlarımız tepki göstermelidir.” diyerek kadınları ve sözleşmeyi hedef almıştı.

CHP’DEN İLK TEPKİ: TEMYİZE GİDİYOR

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, “Avukatımız temyiz hazırlığını yapıyor, hukuki mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz.” açıklamasını yaptı.

SÖZLEŞME HAKKINDA

İstanbul Sözleşmesi, toplumsal cinsiyete dayalı her türlü ayrımcılık ve şiddete karşı bugüne kadar hazırlanmış en kapsamlı uluslararası sözleşme olarak biliniyor. 11 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul’da imzaya açılan sözleşmeyi imzalayan ilk ülke Türkiye olmuştu. 10 Şubat 2012 tarihinde Bakanlar Kurulu kararıyla onaylanan İstanbul Sözleşmesi’ne imza atılmasının ardından sözleşmede yer alan ilkelere bağlı kalınarak “6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun” hazırlanmıştı.

OLAYIN GEÇMİŞİ

Türkiye, 20 Mart 2021 tarihinde sözleşmeden Cumhurbaşkanlığı kararıyla çekildiğini duyurdu. Bu da kısa süre önce vefat eden siyasetçi Oğuzhan Asiltürk'ün sözleşmenin iptali hakkında Erdoğan ile görüşmesi sonrası gerçekleşti.

Fesih kararının ardından kadın örgütleri, barolar, sivil toplum kuruluşları ve siyasi partiler kararın iptali için Danıştay’a başvurdu. Danıştay’a yapılan başvurularda, kararın hukuken hükmünün olmadığı belirtildi. Hukukçular, Meclis kanunuyla taraf olunan sözleşmeden hukuktaki “paralellik ilkesi” gereği yine sadece Meclis kararı ile çıkılabileceğini, dolayısıyla Meclis’in yetkisi gasp edildiğini ve fesih kararının hukuksuz olduğunu vurguluyor.