Hava sıcaklıklarındaki artış beklentisi, akıllara ısıya bağlı yaşanabilecek ciddi sağlık sorunlarını getiriyor.

Grantham İklim Değişikliği Enstitüsü’nden Martin Siegert, bu yıl Hindistan ve Pakistan’da yaşanan ‘tam anlamıyla dayanılmaz’ sıcaklıkların altını çiziyor: “Dünya artık şüphesiz daha sıcak bir yer. Aşırı ısınma olayları sıklık ve şiddet açısından artmaya devam edecek. Yüzyılın ortasına kadar daha tam olarak tanık olmadığımız şekillerde korkunç sonuçlar doğuracak.”

Orta ve uzun vadede çözüm, karar vericiler üzerinde baskı oluşturarak emisyonları azaltmaya yönelik adım atmalarını sağlamak. Hemen bugün yapmamız gerekense kendimizi, ailemizdeki yaşlı ve bebekler ile evcil hayvanlarımızı hiperterminin tehlikeli sonuçlarından korumak. Hangi noktada tıbbi yardıma başvurmamız gerektiğini bilmek.

Bitkinlik normal, çarpma riskli

Kar amacı gütmeyen ilk yardım kuruluşu St John Ambulans’ın tıbbi direktörü Dr Lynn Thomas, “Isıdan kaynaklanan bitkinlik normaldir ancak hipertermi acil durumdur” diyor.

Hipertermide beyin vücut ısısını düzenleme yeteneğini kaybediyor ve potansiyel olarak karaciğer, böbrekler, kaslar ve özellikle kalpte bir dizi hasara yol açıyor. Çok az uyarı ile hızla gelişebiliyor ve ölümcül olabiliyor. Ancak ilk anda belirtiler sıcağa bağlı bitkinlikle karışabiliyor.

Kızıl Haç Ulusal Toplum Eğitim Ekibinden Dafydd Beech, sıcağa bağlı bitkinliğin belirtilerini, ‘Baş dönmesi veya hafif kafa karışıklığı, baş ağrısı, kramplar’ şeklinde özetliyor: “Terlersiniz ama bir yandan da cildiniz soğur. Kendinizi hasta hissedersiniz, daha hızlı nefes alırsınız, nabzınız yükselir.”

Cilt kızarıp kuruyorsa tehlike var

Tehlike oluşturan sıcak çarpmasında da ‘baş dönmesi, baş ağrısı ve rahatsızlık hissi’ oluyor, ancak en önemlisi ‘cilt ısınıp kızarıyor ve kuruyor’ olacaktır.

Dr Lynn Thomas, sıcak çarpmasında “Vücut terleme yeteneğini kaybediyor” diyor: “Isı vücuttan dışarı çıkamıyor, tam tersi daha da ısınıyor. Bu durum insanın bilincini kaybetmesine kadar gidebiliyor. Birisi suyla kendine gelemiyorsa, gerçekten sıcak olmasına rağmen terlemiyorlarsa, su içmeyi başaramıyorlarsa, ateşi 40 derecenin üzerine çıktıysa ve tepkileri azaldıysa tıbbi yardım almak şart demektir. Ne yazık ki, sıcak çarpmasının kalbin durmasına yol açması bile mümkün.”

KOÜ Konservatuarı başvuru ve sınav takvimi açıklandı KOÜ Konservatuarı başvuru ve sınav takvimi açıklandı

Uzmanların iki temel tavsiyesi, ‘evin en havadar yerinde oturmak ve fazla efordan kaçınmak’. Thomas bunlara ek olarak ‘bol su içmeyi ve idrarın açık saman renginde olmasına dikkat etmeyi’ öneriyor ve ilaç kullananları uyarıyor: “Bazı antidepresanlar yüksek sıcaklıklarla baş etmeyi zorlaştırır veya terleme yeteneğinizi azaltabilir” diyor.

Buz gibi suya girmeyin

Sıcağa bağlı bitkinlik yaşayanlara verilebilecek ilk yardımı şöyle anlatıyor: “Kişiyi serin bir yere götürün, içmesi için su verin (bu sıcak çarpması hastaları için mümkün olmayabilir) ve bir sünger, sprey veya buz paketleriyle cildi soğutmaya çalışın. Deriye biraz su dökün çünkü bu buharlaşmaya yardımcı olur.”

Daha ciddi vakalar için kişiyi soğuk, nemli giysilere sarmak öneriliyor ancak çok soğuk suya sokmaktan kaçının. Beech “Çok hızlı bir şekilde soğutmaya çalışırken şoka sebep olabilirsiniz. Amaç yavaş ve istikrarlı bir şekilde soğutmaktır” diyor.

Yaşlılar su içmeyi unutuyor

Yaşlılarda sıcak bitkinliği ve sıcak çarpması belirtileri yetişkinlerle aynı ancak yaşlılar susuz kalma konusunda daha savunmasız. Thomas, “Yaşlıların sorunu, bazı belirtileri her zaman fark edememeleri” diyor: “Yaşlı akrabalarınızı ve komşularınızı daha sık kontrol edin, çok sıcak havalarda evde kalmalarını ve perdelerini kapalı tutmalarını önerin. Özellikle demans hastaları su içmeyi unutabilir. Ulaşabilecekleri bir yerde su bulundurun.”

Bebek ve çocuklar derdini anlatamıyor

Thomas çocuk ve bebekler konusunda yetişkinlere önemli iş düştüğünü söylüyor: “Çocuklar yazın dışarıda olmayı seviyorlar ve hava sıcak eve gideyim diye düşünemiyorlar. Düzenli olarak tuvalete gittiklerinden ve bol bol sıvı tükettiklerinden emin olun” diyor. Çocuklardaki ısı bitkinliği ve sıcak çarpması belirtileri yetişkinlerle hemen hemen aynı, ancak bebeklerde ısı bitkinliği uykuyu artırıp etkileşimi azaltıyor.

Doğum sonrası uzmanı Claire Maguire, bebekleri serin tutmak için dışarı erken saatlerde çıkılmasını öneriyor ve “pusete gölgelik takmayın” diyor: “Araştırmalar, bunun çocuk arabasının içinin aşırı ısınmasına neden olabileceğini söylüyor.” Maguire, boynun veya göğsün sıcaklığını elinizle kontrol ederek ve bir anormallik olup olmadığına bakmanızı söylüyor.

Bazı araştırmalar bebeklerin odalarının 16-20 derecede olmasını öneriyor. Bu yazın çok mümkün olmayabilir: “Bir vantilatörün önüne büyükçe bir buz parçası koyarak soğuk buhar oluşturup odayı soğutabilirsiniz. Ancak vantilatörü doğrudan bebeğe tutmayın” diyor.

Bebeklerin susuzluğa karşı çok savunmasız olduğunu da söyleyen Maguire, “susuzluk sağlık durumlarının çok hızlı bozulmasına sebep olabilir. Anne sütü alan bebekleri daha sık emzirebilir, mama ile beslenen bebeklere ekstra su verebilirsiniz“. Bir yöntem de günde ne kadar bez değiştirdiğiniz takip etmek: “Altı aydan büyük bebeklerde bez değiştirme sıklığını zaten tecrübeyle bilirsiniz. Çok daha küçük bir bebeğiniz varsa ve ritmin ne olduğundan tam olarak emin değilseniz, günde yaklaşık altı bebek bezi değiştirmeniz normaldir.”

Patili dostlar terleyemiyor

Veteriner Karen Humm, tüylü ev arkadaşlarımızın da ısıya bağlı hastalıklara karşı savunmasız olduğunu söylüyor. Fazla kilolu olanlar, soğuk havalar için tasarlanmış kalın kürklü olanlar veya pug ve buldog gibi düz yüzlü (brakisefalik) köpekler daha da fazla risk altında. Humm, “Köpekler gerçekten terlemez” diyor: “Yani etkili bir şekilde nefes alamazlarsa, ısıyı gerektiği gibi dışarı atamazlar.”

Humm, köpeğinizin tehlikeli derecede aşırı ısınabileceğine dair uyarı işaretlerinin “spesifik olmadığını ve bu yüzden zor anlaşıldığını” olduğunu söylüyor.

Aşırı veya normalden daha gürültülü solumak önemli bir uyarı işareti. Veteriner Chris Wilson, ısıdan daha ciddi şekilde etkilenen köpeklerin, ‘salya akıtabileceğini, kusma veya ishal yaşayabilir hatta nöbet geçirebileceğini’ belirtiyor.

Gürültülü nefes alıyorsa hemen veterineri arayın

Her iki uzman da, işler ciddileşmeden önlem alınmasını öneriyor çünkü bir hayvan ısı kaynaklı enzim hasarına maruz kalınca, bu durum çoklu organ yetmezliğine ve ölüme yol açabiliyor. Humm, “Bir şeylerin ters gittiğini düşünüyorsanız veterineri arayın, gürültülü nefes alıyorlarsa kesinlikle veterineri arayın. Koordinasyonu bozulmuşsa, tökezliyorsa, sarhoş gibi görünüyorsa veya uyandırılması zorsa doğrudan veterinere gidin.”

Bu duruma gelmeden yapılabilecekleri Humm şöyle özetliyor: “Gölgede tutun, serin kalmalarını sağlayın ve su verin. Islak havlu ile serinletiyorsanız havluyu düzenli olarak değiştirin ya da köpeğin derisine su uygulayın.”

Köpek davranış uzmanı Louise Glazebrook, bazı köpeklerin oynamak çocuk havuzundan veya çiğnemek için donmuş kemik suyu küplerinden hoşlandığını söylüyor: “Vantilatörleri açın, altında buz paketleri olan soğuk su bırakın, serin, fayanslı yüzeylere erişim sağlayın ve haşlanmış yumurta veya buzdolabından havuç gibi serinletici atıştırmalıklar verin. Tüylü köpekleri traş ettirin. Nasıl göründükleri önemli değil, vücutlarının serin yüzeylerle temas etmesini sağlamak için karınlarının ve göğüs kısımlarının çok kısa kesilmesi gerekiyor.”

Humm, insanların artık köpekleri sıcak arabalarda bırakmamaları gerektiğini bildiklerini söylüyor ancak yine de uyarıyor. Çok sıcak günlerde, köpekleri yalnızca sabahın erken saatlerinde veya gece geç saatlerde çıkarmayı, hatta bazen hiç yürütmemeyi öneriyor.

Çok sıcaksa hiç yürümese daha iyi

Yakın tarihli bir çalışmada, ısıya bağlı hastalık vakalarının dörtte üçünün egzersizle ortaya çıktığını söylüyor. Köpeklerin dokunmaya, okşamaya ve elle tutulmaya karşı toleranslarının muhtemelen sıcakta azalacağını ve potansiyel olarak sinirliliğe yol açacağını belirten Glazebrook, “Şüpheniz varsa, dinlenmesi ve huzur içinde olması için köpeğinizi yürüyüşe çıkarmayın” diyor.

Buna karşılık kediler, suya erişimleri imkansız hale gelmedikçe, nadiren ısı kaynaklı hastalıklara yakalanıyorlar. Humm, “Evrimsel olarak çok daha sıcak yerlerden geliyorlar ve köpeklerden çok daha mantıklı” diyor: “Vücut ısılarını korumak için davranışlarını ayarlayabiliyorlar. Ama su içme konusunda çok iyi değiller. Etrafa bol bol su bırakarak teşvik edebilirsiniz