banner134

Ekonomik ve siyasi anlamda bastırılmış toplum ne etsin?

Kara kışta evine kapanıp da ertesi güne kadar en azından bir iki saat –olabildiğince- huzurlu istirahat etmeye çalışırken, televizyon ekranlarındaki dizilerle oyalanacak elbette.

Yıllardır dizi furyasına alıştırılan topluma sen kalk, ‘Ocak ayında 3 hafta alıştığınız ve uyuşturulduğunuz dizilerimizi yayınlamayacağız’de!

Sebep?

Ocak ayı kanallar için reklam girdisi olarak sıkıntılı olurmuş.

Hele bu sene durumlar daha da fenaymış… O sebepten TRT dışındaki bütün kanallar anlaşma yapmışlarmış.

* * *

Haydi şimdi yine eğri bir şekilde oturayım, doğru bir şekilde yazayım:

Zaten kalitesi tamamen yerlerde sürünen ve birkaç siyasi tartışma programı ve bir iki yarışma programı ile tüm yılı götüren bu arada da hatırı sayılır dakikalar boyunca vatandaşa ‘reklam’ izleten kanallar!

Eyyyy medyaaaa! ( y’ler ve a’lar yeterince bol mu emin olamadım ) Siz halkı ayakta tutan ‘2şer 3er saatlik’ dizileri 3 hafta boyunca nasıl bir keyfi kararla yayınlamazsınız?

Reklamverenler ile götüremediğiniz işi, hangi cüretle vatandaşa ‘ceza’ olarak kesersiniz?

* * *

Ne yapalım?

Bizler; yani merkez medyanın üvey evlatları olan ‘yerel medya’ ne yapsın?

1993 yılı sonundan bu yana basın-radyo-tv işlerinin içindeyim. Yerel medyacıyım.

2009’dan bu yana da internet üzerinden dijital enformasyon portalları ile uğraşıyorum.

Kocaeli’ne 1995’te ilk ulusal reklamı getirip mecralara dağıtan benim, Körfez’in Yıldızı sloganıyla kurulup açılan avm olarak nam salan sonra yanan avm de yer alan Mithat Giyimîn mağazası ile. Ardından Damat Tween vd...

Anlayacağınız; sizin o zamandan bu zamana ‘büyük büyük’ kazanıp da ‘kırıntı’ olarak reklam pastasından ‘yerel’e layık gördüğünüz reklamları en iyi bilen insanım bu kentte.

Yepaş gibi (yerel medya pazarlama) şirketleri aracılığıyla 81 vilayette kendinize diz çöktürdüğünüz yerel basın şu anda can çekişiyorsa şayet; halihazırda yaşatılan baskılardan önce sizin ‘egoist’ ve doymak bilmeyen patronlarınız başı çekti cellatlıkta!

Aynı sebepten radyolar da ‘morg’ a dönüştüler!

* * *

Yandaş medya denen medyanın zaten reklamsal bir sıkıntısı yok, olamaz da! Bir talimatla akıyor reklamlar, hem ulusal yandaşa hem yerel yandaşa!

Muhalif olan medya isen, ya da hafif eleştirel; yandı gülüm keten helva!

Basın isen sadece işini yapmaya çalışan, tek eleştiri olmayacak direk etiketlenir muhalif medya ambargosu yersin işin biter!

Kısa bir aradan sonra sektöre geri döndüğümde gördüğüm manzara aynen şöyleydi:

Yerelde “Ömer Polat’a biat edersen alırsın reklamı, sıkıntı yok!” (Ömer Polat: Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Basın Başkanı)

Tek tük kalmış ulusal basın ve tv kanalının dışındakiler can çekişerek, yazar kitapları, Atatürk rozetleri satmaya çalışarak sizden çok daha güzel yayıncılık yapıyor ha keza! Ama ayıptır!

* * *

Bizler yerelde nasıl ağlamıyor isek (!)

"Haber ajanslarına verdiğimiz abonelik bedellerimizi ödemeyeceğiz, panel editörlerine, muhabirlere, teknik adamlara, webcilere, domaine hosta ödemeyeceğiz, kiramızı, çayımızı, çorbamızı, SGKlarımızı, peşin vergilerimizi ödemeyeceğiz" diyemiyorsak, bilakis her Allah’ın günü gündemden ıkına sıkına çıkarabildiğimiz haberleri vatandaşa ulaştırmanın gayreti içerisinde olmaya devam ediyor isek!

Yani sizin gibi ‘biz anlaşma yaptık, 3 hafta size dizi yok’ lakaytlığında mı bulunalım?!

Vatandaş açsın sitemizi ve kocaman bir yazıyla mı karşılaşsın: “3 hafta size haber yok! Çünkü haber yapabilmemizin bütçesi çok ağır ama Ocak ayında reklam yok!” mu desin okuyacağı yazıda?!

Terbiyesizlik bu davranışınızın adı!

Bütçelerinizi ‘büyük- büyük’ alırken ve deymeyecek medyatiklere aynı şımarıklıkla 'astronomik' rakamlara programlar yaptırırken; diğer yanda süründürdüğünüz ve işten çıkarttığınız ara elamanların ahı zaten yakanızda!

Ama durum biraz kötüye gittiğinde vatandaşa koyduğunuz bu tavırın affı asla olamaz, asla!

* * *

Zaten deveye sormamışlar mı ‘neren eğri?’

Neremiz doğru ki!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
NİHAT AYTÜR 2019-01-10 18:42:06

Görsel medya,bu halkın ama iyi ama kötü gideceği veya yapacağı herhangi bir şey olmadığından, bilhassa geceleri vakit geçirdiği bir ekrandır.Buna RTÜK'ün el atması ve 3 saatlik programlar yerine 5 dakikası reklam olmak üzere 50 dakikalık programlar yapması,ardından 10 dakikalık reklamla yayına devam etmeleri,hem halkımız hem medya kuruluşları hem de reklam veren kuruluşlar için daha iyi olur kanısındayım.Bu şekildeki bir hareket bölüm başı azami ücretlerin önüne set oluşturacağı gibi paylaşımdan dolayı bu işten ekmeğini sağlayan daha çok olacaktır.

Avatar
Mustafa KARAAHMETOĞLU 2019-01-10 18:56:29

Bütün tv'ler kanunlardaki açıkları çok iyi biliyor. RTÜk de bunlara çanak tutuyor. Tv'ler her hafta yeni bölümü yayınlamadan, uzun uzun özet veriyor. Bizler için mi? Yok anam yok!Bizi kim düşünür? RTÜK'ün reklam yönetmeliğindeki açıktan faydalanıyor. Hatırladığım kadarı ile yönetmelikte; dizi başlayınca ilk bilmem kaç dakika reklam yayınlayamazsın ve süresi şu kadar. Sonra her bilmem kaç dakikada şu kadar süre ile reklam yayınlayabilirsin der. İşte bu nedenle bizlere uzun uzun özet seyrettirip daha sonrada reklam içinde yeni bölümü izlettirirler.

banner116

banner81

banner115

banner135