Son günlerde her yerde karşımıza çıkan, sanal reklamları, ışıklı panoları, afişleri kaplayan o ihtişamlı ‘efsane günler’.

Image-65

Telefonda tıkladığınız her ekranda, televizyonda her üç reklamdan ikisinde önümüze çıkan, insanı ne yazık ki tüketime zorlayan o indirim haberleri.

Zaten yeterince tüketmiyor, yeterince ihtiyacımızın fazlasını tek bir tık ile dolabımıza eklemiyormuşuz gibi bir de tüketime daha da teşvik eden bu ‘sözde’ indirim kampanyaları her geçen gün hayatımızı daha da fazla işgal etmeye devam ediyor.

Eskiden bir gün olan, ‘kara cuma’ adını verdiğimiz o büyük indirim günü zaman geçtikçe bir haftayı hatta bir ayı kapsayan kocaman bir manipülasyon çukuru haline geldi. Üstelik o ‘büyük’ indirimlerin çoğu da ne yazık ki bu manipülasyon oyununda kurgunun bir parçası olmaya başladı. O ‘efsane’ günler başlamadan şişirilen fiyatlar, sanki büyük bir indirimle yarı fiyatına düşmüş gibi gösterilirken aslında çoğu ürünün fiyatında bir değişiklik yapılmıyor. Ama ortaya sürülen bu kampanya algoritması bu reklamlara maruz kalan alıcının, “yarı fiyatına düşmüş, hemen iki tane almalıyım, bu fırsat kaçmaz” saplantısıyla gereksiz tüketime yönelmesine sebep oluyor.

Bunların farkında olup gereksiz tüketimi azaltmak, piyasanın direttiği kampanya algoritması altında önümüze sürdüğü bu oyunlara aldanmamak hepimizin elinde. Şimdi her birimiz fiyatı aslında yarıya düşmeyen, o montu büyük bir zevk ile eklediğimiz sepetimizden çıkartalım. Unutmayalım ki o kampanyalar artık senede bir gün değil, her gün hayatımızın içinde ve içinde olmaya her sene artarak devam edecek…