Zaman adeta su gibi akıp gidiyor.

2023 yılının 9’uncu günündeyiz.

Yeni yıla umutla girerken yaşadığımız olumsuzluklar ne yazık ki geride kalmadı. Bizimle birlikte yeni yıla evrildi.

2022 yılı içerisinde

Şekere yüzde 340

Doğalgaz’a yüzde 300,

Elektrike yüzde 260,

Benzine yüzde 238,

Ayçiçek yağına yüzde 210,

Ete süte yüzde 195,

Mutfak tüpüne yüzde 190,

Ekmeğe una yüzde 180,

Ulaşıma yüzde 175,

Otogaza yüzde 162,

Oranında yapılan zamma karşın,

TÜİK’in yıllık enflasyonu yüzde 64.27,

ENAG’ın ise yıllık enflasyonu yüzde 137.55,

Olarak açıklaması TÜİK’in bu hesaplamayı yaparken sepetini hangi marketten doldurduğu sorusu yanıt ararken, 6 aylık enflasyon oranıyla hesaplanan memur ve emekliye yapılan zam oranı için mi bu düşüş yaşandı?

Sorusuna yanıt aranıyor.

2023 yılında ülkemizde çalışanların yüzde 60’ını yakından ilgilendiren ve geçim ücreti olan “Asgari Ücret”e yapılan zam çalışanların eline geçmeden yeni gelen zamlarla ve etiket fiyatlarının düşmemesiyle erimeye başladı.

Memur ve emeklilere önce yüzde 25 oranında verilen zam gelen tepkiler sonrasında yüzde 30’a yükselmesine karşın beklentinin altında kaldı.

Asgari ücretli, memur ve emeklileri kapsayan dar gelirliler yaşamlarının nasıl sürdüreceklerinin hesaplarını yaparken bu nasıl yaşamak sorusuna yanıt arıyorlar.

Ödenemeyen faturalar nedeniyle konutlarda elektriğin doğalgazın kesilmesi icra takiplerinin başlaması tam anlamıyla bir ekonomik çöküntünün göstergesi olarak karşımızda duruyor.

Dar gelirlilerden sonra orta gelirliler için açıklanan konut edinme projesinin ödeme koşulları ve kredi faizleri ortaya çıkınca konut edinmenin bir hayal olduğu tartışılırken bu iki projeden parası olanların yararlanacağı görüşü hakim oluyor.

Ev almak isteyenlere, çiftçilere, küçük esnafa kredi müjdesi verilmesi ve geleceğinin borçlandırılması ise yeni yılda bir başka düğümü çözülmeyecek bir sorun olarak karşımıza çıkarılıyor.

Ekonomik olarak yaşanan bu krizin çözümü için bilimsel bir çalışma yapılmaması, sürdürebilir bir ekonomik modelle gelecek için planlama yapılmaması çok önemli bir sorun olarak karşımızda duruyor.

Yaşamımızdaki gerçekleri irdelediğimizde,

Evlerin mutfaklarında tencerede yemek beslenecek şekilde pişmiyor,

Beyaz et kırmızı ete gelen zamlar sonrasında dar gelirlinin sofrası protein görmüyor,

Süt, peynir, zeytin, yumurta yüksek gelirlilerin yiyeceği oldu,

Mevsimlik sebze ve meyve kilo ile değil tane ile alınıyor,

Çarşı, pazar, market, bakkal, manav tezgahlarındaki etiket fiyatları her gün yukarı doğru yükseliyor,

Çocuklar yatağa aç girerken, okula gidenlerin beslenme çantaları boş kalıyor,

Çalışan ikinci bir işte çalışmanın yollarını arıyor,

EYT’den yararlanacakların adeta tamamı işlerine devam edip iki maaş almayı planlıyor,

Emekliler aylıklarına aldıkları zam oranının çok az olduğuna vurgu yapıyorlar,

Ülkemizde yaşayan yurttaşların büyük bir oranı 2022’de yaşadıkları ekonomik olumsuzlukların artarak 2023’tede karşılarına çıktıklarını net bir şekilde ortaya koyuyorlar.

Değerli okurlar,

Yaşanan bu ekonomik olumsuzluklar çerçevesinde yaşam sürerken,

2023 yılının ilk 6 ayında yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimleri çok büyük önem taşıyor.

Yapılacak seçimde iki seçenek oylanacak,

Verilecek oylar,

Şu andaki Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi mi devam edecek?

Yoksa güçlendirilmiş parlamenter sisteme mi geçilecek?

Onu belirleyecek.

Kararı oy kullanmak için girdiğiniz kabinde vicdanınızla baş başa kaldığınızda siz vereceksiniz.

Karar sizin olacak…