Bugün “Dünya Engelliler Günü”,

Toplum olarak engellilere nasıl bakıyoruz?

Bu soruyu kendimize sorup yanıtını ararken,

engellilerin günümüzde nasıl yaşadığı,

hangi olanakları kullanabildiğini,

iyi irdelemeliyiz.

1999 yılında yaşadığımız asrın felaketi olarak nitelendirilen merkez üstü Gölcük olan depremi kentimizde yaşayan ve bugünlere gelen herkes bana göre kısmen engellidir.

Fiziksel olarak engelli olmasak bile ruhen engelliyiz diyebiliriz.

Fiziksel olarak engelli olanlar ise nasıl yaşıyorlar?

Sorusuna geldiğimizde ruhen ve fiziksel olarak engelli olup yaşamak gerçekten çok zor.

Pandemi sürecince zaten zor olan yaşamları daha da zorlaştı.

Adeta evlerine kapalı kaldılar.

Son yıllarda engellilerin daha rahat yaşayabilmesi,

günlük yaşantılarını halkın içinde geçirmeleri,

çalışma ortamı içinde yer almaları konusunda daha öne çıkan kararlar almalıyız.

Çünkü,

Biz toplum olarak engeliler konusunda yardım yerine onlara acınacak gözle bakıyoruz ve bu anlayışla ne yazık ki onları daha kötü duruma düşürüyoruz,

halbuki onları da toplumun bir bireyi olarak kabul etmemiz gerekiyor.

Eğer bu bakış açısıyla bakarsak onları topluma kazandırma yolunda önemli adımlar atarız.

Sadece 3 Aralık’ta değil yaşamımızın süresi içerisinde engelli bireylere yönelik toplumsal bilinç ve farkındalığı arttırmak zorundayız ve bunu yaşam felsefemiz olarak belirlemeliyiz.

Engelli bireylere yönelik yapılan çalışmalar göstermelik olarak yapılmamalı.

Yapılan bilinçlendirme çalışmaları sadece engelli bireyleri ve ailelerini değil,

toplumun her kesiminden bireyleri yakından ilgilendirmeli.

Engelli bireyleri ve ailelerini toplumumuzla,

bütünleşmelerini ve hayatın her alanında aktif bir birey olmalarının sağlanması, onlara sunulan hizmetlerin erişilebilir olması,

devlete ve topluma düşen öncelikli bir görevdir.

Engelli bireylerin yasal haklarının ve yaşam şartlarının iyileştirilmesine yönelik çalışmalar son yıllarda artırıldı.

Sağlıktan eğitime, istihdamdan evde bakım gibi temel hizmetlerin sunumunda önemli aşamalar kaydedildi.

Engelli bireylerin hayatlarını kolaylaştırmak,

onların toplumla bütünleşmelerini sağlamak,

geleceğe umutla bakan bireyler olarak,

toplumsal sorumluluk almalarını mümkün kılmak,

dayanışma ve yardımlaşma duygularımızın güçlenmesini de beraberinde getirecek bir olgudur.

Engellilere acımadan onların sorunlarını bilerek bakarsak ve hareket edersek onlara en güzel yardımı yapmış oluruz.

Tüm engelli bireylerin ve ailelerinin yaşadığı sorunları bilerek ve onları anlayarak onların yanında olduğumuzu sevgiyi katarak hissettirmeliyiz.

Bir gün değil her gün yanlarında olmalıyız…