banner143
banner149

Şimdinin bacaksızlarına bakıyorum da;

“ Bizler ne kadar safmışız ” diyorum ara ara

Eskiye takılıp kalmamak lazım

Biliyorum amma;

Düşünsenize daha kendi dilini sökememiş el kadar bebeler, başka başka dillerin laflarıyla, sizi sulu götürüp susuz getiriyorlar

Bizlerde peşlerinden bakıyoruz aval aval...

Kanıma dokunuyor açıkçası

Hepimiz, kariyerlerimizin zirvesindeyiz malum :)

Mimarlar, mühendisler, doktorlar, atom mühendisleri :) olarak…

Ama acınacak haldeyiz de ayrıca;

Daha “ kariyer ” ne demek bilmeyen bu cücüklerin karşısında…

Bizleri parmaklarında oynatmalarını geçtim

Dalga da geçiyorlar aleni aleni

Bana kalsa bir başka dünyanın çocukları bu veletler

Eminim; başka gezegenlerden bizi ekarte etmek için gelmişler sanki buralara :)

Kendi aralarındaki iletişim de muazzam

Biz sadece “ Fransız ” kalıyoruz bu “ yeni model Dünyalılara ”..

Kurdukları bu özel dünyada, akılları ile, kurguları ile bambaşka bir boyuttalar sanki..

Bizi iplememeleri de bu yüzden sanırım :)

Ne asap bozucu bir durum, bizim gibi “ kırkı çıkmamış ” bir nesil için;

Yani onlarla aynı zaman dilimini paylaşıp da, öylece bakakalmak peşlerinden…

Bizler, elimizden başka bir şey gelmeyerek, sadece “ ah, vah ” ederek, kendi çocukluğumuzdan dem vurup ;

Yok “ bizim çocukluğumuz şöyleydi ”, yok “ bizim tahta oyuncaklarımız vardı ” gibi laflarla , kendi kendimizi avutuyoruz..

Züğürt tesellisi bir nev’i…

Adamlar “ atı alıp, uzay mekiğine bindirmişler, bırak Üsküdar’ ı teee nereleri geçmişler ” bizler hala “ naylon arabalarla, tahta atlarla nasıl koştururduk ” masalları anlatıyoruz birbirimize, geçmişin tozlu raflarına sığınarak…

Bir de kendimizi önemseyerek, “ ya,ya ” diyerek tasdik etmiyor muyuz birbirimizi ?

Körler, sağırlar misali

Te Allah’ım…

Allahtan şimdilik kendilerini tek başlarına idare etmeyi beceremiyorlar da

Elimizde müthiş bir koz oluyor bu durum :)

Yoksa çoktaaaan sepetlemişlerdi bizi bu ellerden…

Şimdilik buna da şükür…

Ama bu kafayla giderlerse :) ilerde buna da bir çözüm bulacaklardır eminim :(

Şaşkınlık, hayranlık, kıskançlıkla

Kapı aralarından anlamaya çalışıyoruz;

Neler yaptıklarını, ne dolaplar çevirdiklerini, niyetlerinin ne olduğunu?

Tetikte olmamız lazım aslında

Şirinliklerine kanmamak lazım :)

Bir boşluğumuzu bulsalar

Tepemize binecekler de;

İlahi düzen şimdilik bize yamuk yapmalarını engelliyor sanırım

Yoksa “ yandı gülüm keten helva ”…

Şimdilik dedim ya;

Temkinle yaklaşıyorum napayım

Korkarım ilerde bunlar bi pundunu bulup, bizi ıskartaya da çıkartırlar maazallah

Aslında bunlarla fazla yüz göz olup, açık vermeye de gelmez inanın..

Bir taraftan da iyi geçinmek lazım taktiksel olarak :)

Sağları, solları belli olmaz anlayacağınız

Ne me lazım…

Kızamıyorsun da bacaksızlara

Öyle cinler ki;

Adım kadar eminim, “ ben bu dili nasılsa öğrenirim ” diyerek, şimdilik kendi dillerini bir kenara bırakıp

Ve zannımca, “ bunlar bile öğrendiyse ” diye bizi kastederek :) çocuk oyuncağı bizim için demiyorlarsa ne olayım;

Başlıyorlar el alemin dilinde saymaya; van, tu, tiyi diyerek…

Hani “ siz bilmiyor musunuz? ” edası da var suratlarında haspaların;

Yüzümüze bakıp, katıla katıla gülerek, bir de nispet yapmıyorlar mı?

Bakın bakalım dikkatlice

Ne dediğimi anlayacaksınız..

Tek tesellim; Allahtan bizim kadar iyi değil telaffuzları :)

Aslında onlar için sıkıntı değil bu durum

Bize sıkıntı oluyor; ne dediklerini anlamak babından

Onlara ne gam…

Küçük yeğenim Ege, daha 2,5 yaşında, geçen gün yanıma büyükçe bir kamyonla gelip, onu işaret ederek başladı “ tıvak, tıvak ” diye bağırmaya

Anlamıyorum tabii…

Yoksa fevkalade zekiyim :) ama, bu tür bir garip

Ya çapanoğlu çıkarsa altından diye tetikteyim de öte yandan…

“ Saçmalıyor işte velet ” diyerek, biraz da ben dalga geçeyim havasındayım

Ama onda da geri vites yok, ısrar kıyamet “ tıvak ta tıvak ”

Baktım olmayacak, aileyi çağırdım çaresiz :)

Toplaştık bir yuvarlak masanın etrafına;

Baya baya tartışıyoruz

Ciddiyetten taviz vermeden

“ Acaba ne diyor bu? ” diyerek…

Sanki Birleşmiş Milletler toplantısında gibi bir haldeyiz

O derece yani…

Uzun müzakereler sonunda, aramızdan bu nesle biraz daha yakın kardeşim “ yaa bu İngilizce kamyon demeye çalışıyor olmasın ” demez mi?

Hepimiz de şafak attı tabii

Ama içimden umarım böyle değildir, saçmalıyordur inşallah diye dua da etmiyor değilim…

Yoksa eğer gerçekse bu

Hafazanallah bizim neslin sonu yakındır…

Nasıl doğrulayacağımızı da bir müddet tartıştıktan sonra

Onu çağırıp sormaya karar verdik

O dediğimde daha hacetini :) bile söyleyemeyen bebe

Düşünün artık..

Nihayetinde “ Ege’ cim, kamyon mu demek istiyorsun? ” demeye kalmadan başıyla onaylayıp “ tıvak tıvak “ diye bağırarak alkışa başlamasın mı?

Kesinlikle; “ ohh nihayet anladılar bunlar beni ” diye dalgasını geçiyor bizimle

Besbelli…

Küçük bir arabayı da bir koşu getirerek “ kaar, kaar ” diye ısrarla devam etmez mi;

Düşünün artık düştüğümüz zavallı durumu

Aslında hepimizde İngilizce şakır şakır ama bu veletlerden böyle bir performans, aklımın ucundan bile geçmez ki

Şaşırmamak elde değil…

Zekiler ve bunu kafamıza kakmakta bir sakınca görmüyorlar

Yani baya baya eziyorlar bizi…

Bize de şakaya vurmaktan başka bir şey kalmıyor

Çaresizce…

Bizler sımsıkı kundaklarda

Bırakın başka dillerde laflamayı

Ellerimizi bile göremiyorduk

Kırkımız çıksa da, komşu eve gezmeye gidelim, iki insan görelim diye beklemekten

Anamız ağlıyordu resmen…

Valla ben insanlık görevimi yerine getirip uyarılarımı yaptım

Gerisi siz “ geçmiş zaman mimozalarına ” kalıyor vesselam

Tedbirlerinizi şimdiden alınız

Bunlarla işimiz zor anlayacağınız :)…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner135

banner141

banner139

banner147