Gizli bir sistem analizi, Ruhların Kaçışı

Birçok ödüle sahip Oscar’lı bir yapım olan ‘Ruhların Kaçışı’ 50 yıla aşkın bir süredir animasyon dünyasının içinde bulunan sanatçılardan Hayao Miyazaki’nin en çok ses getiren işlerinden biridir.

Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı ödülünü almayı başaran ilk animasyon yapımı, çıktığı ilk günden itibaren Uzakdoğu’da ses getirmeyi başarmış olsa da tüm dünyaya adını ve başarısını Oscar ödül töreninde duyurmuştur. İçinde sayısız analiz ve gönderme bulunduran bu yapım, bir animasyon filmi altında topluma tutulan bir çerçeve görevi görmeyi başarmıştır.

Filmin ana karakteri günümüzde ne yazık ki artık çokça rastlayamadığımız paraya önem vermeyen, açgözlülük belirtisi göstermeyen Chihiro isimli bir kız çocuğudur. Bu kızın ailesiyle yeni evlerine taşınmaya giderlerken yollarını kaybetmesiyle başlar Ruhların Kaçışı. Karşılarına çıkan bir tünele merakla dalan annesi ve babasını takip eden Chihiro ve ailesi, tünelin sonunda bambaşka bir dünyayla karşılaşır. Bu dünya ilk bakışta terk edilmiş bir lunaparkı anımsatsa da aslında ruhların dinlendiği bambaşka bir evrendir. Chihiro’nun annesi ve babası terkedilmiş bu lunaparkın keyfini sürerken, sonsuz yemeklerin tadına vararken Chihiro ise onlar gibi açgözlü davranmayarak çekingen tavırlarına devam eder. Annesinin ve babasının bu açgözlü davranışları yüzünden ruhlar tarafından cezalandırılması ve Chihiro’nun onları kurtarmak için bu dünyayı anlamaya çalışması ile filmimizin en can alıcı sahneleri başlar.

Her sahnesinde hem toplumu hem de yönetim sistemlerinin yanlış işleyişini gözler önüne seren bu yapım, baş karakter Chihiro üzerinden özellikle kapitalizm olgusunu ve tüm sistemi eleştiri yağmuruna tutmaktadır.

Tüm lezzetli yemekleri, sonsuz altını ve daha birçok güzelliği, ailesini kurtarmak uğruna elinin tersiyle iten Chihiro, tüm bu yanlış sistemlerin içinde ‘iyi’ kalmayı başaran bir karakter olarak işlenmiştir Ruhların Kaçışında. Her birimize, toplumdaki her bireye örnek teşkil edecek bir tiplemedir aslında.

Her ne kadar bu yapımın babası olan Miyazaki, bu filmi çocuklar için yaptığını söylese de Ruhların Kaçışı içinde barındırdığı sayısız mesajla sadece çocukların seveceği bir animasyon olmaktan öte büyüklerin de ders alacağı bir yapım olmayı başarmıştır.

YORUM EKLE