HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu TBMM'de gerçekleştirdiği basın toplantısında dikkat çekici açıklamalarda bulundu.

"6 Eylül günü Kocaeli’deydim. Kocaeli Kandıra Cezaevi Duruşma Salonlarında 19 Şubat’ta öldürülen gazeteci Güngör Arslan cinayeti duruşmasındaydım. Tutuklu 14 sanık yargılandı. İlk duruşmaydı, iddianame Av. Ersin Kurt’un tetikçi Ramazan Özkan’ı bazı kişileri kullanarak cinayeti azmettirdiği yönündeydi ve gördüğümüz Ramazan Özkan ve arkadaşlarının Ersin Kurt isimli azmettirici olarak suçlanan avukat hakkında hiçbir ifade vermeye yanaşmadan, onu bu cinayete iliştirmemeye çalışarak verdikleri ifadeler dikkat çekti! Eski Ülkü Ocakları Başkanı Av. Ersin Kurt; Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nden birçok ihale almıştı ve Ses Kocaeli Gazetesi Sahibi Güngör Arslan bu ihaleleri yoğun bir şekilde eleştirmişti ve daha sonra aralarında bir tartışma çıktığını öğreniyoruz, ardından Güngör Arslan öldürüldü. Gözler bu ihaleye ve Av. Ersin Kurt’un bağlantılarına, ihaleyi veren Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne çevrildi ancak tetikçi ve arkadaşları Av. Ersin Kurt’u bu cinayetten uzak tutmaya çalışan ifadeler verdiler!

Güngör Arslan cinayeti davasını duruşmaya giderek yakından takip ettim!

Av. Cahit Çiftçi sanık Ersin Kurt’un banka hesaplarının araştırılmasını istemesine rağmen bu konuda bir araştırma hakim tarafından yapılmadı! Olayın derin bağlantıları olabilir! Cinayet sonrası Kocaeli Ticaret Odası Başkanı ile görüşen Ersin Kurt, neler yapmaya çalışıyordu bunun ayrıntılı bir şekilde anlaşılması için banka hareketlerinin incelenmesi gerekiyordu! Av. Cahit Çiftçi banka hareketlerinin incelenmesi konusunda istekte olmasına rağmen hakim bu konuda bir adım atmadı! Kocaeli Ticaret Odası Başkanı Necmi Bulut’un cinayet sonrası takipsizlik alan bir tehdit dosyası vardı bununla ilgili bir araştırmayı kabul etti, 4 sanık tahliye edildi ve diğerlerinin tutukluluk halleri devam etti! Biz tabii ki masumiyet karinesini ön planda ele alıyoruz ama bu cinayetin arkasında çok önemli siyasi birtakım kirli ilişkilerin olduğu yönünde iddianameye de yansıyan birtakım iddialar olduğunu da görüyoruz! Bunların ortaya çıkarılması son derece önemli. Kocaeli siyasetini sarsan son derece önemli bir cinayetti ve ardından bu duruşma da son derece önemliydi. Biz de duruşmadaydık, yakından takip ettik. Gün boyu bu duruşma devam etti ve 10 Ekim’ e ikinci duruşma ertelendi.

2021-2022 Mezuniyet töreni düzenlendi! 2021-2022 Mezuniyet töreni düzenlendi!

AK Parti MHP Cumhur Zulüm İttifakı’nın çıkar planları var!

Gazeteci Güngör Arslan cinayetinin arkasından AK Parti-MHP Kirli Cumhur Zulüm İttifakı’nın birtakım hesaplarının çıkabileceği ihtimali var! Bunların ciddi bir şekilde araştırılması gerekiyor, yargı üzerinde bir baskı ile bu kirli ilişkilerin daha sonra cinayete dönmesi hadisesinin örtbas edilmesini kesinlikle kabul etmedik etmeyeceğiz! Olayı yakından takip edeceğiz. Duruşmaları yakından takip edeceğiz, dosyayı yakından takip edeceğiz! TBMM’den söylüyorum; hiç kimse bu iddianameye yansıyan birtakım kirli ilişkilerin bir gazetecinin bu kirli ilişkileri haber yapması sonrası ortaya çıkan bu cinayetin altındaki gerçekleri hiç kimse örtbas etmeye çalışmasın! Buradan bunu söylüyoruz. Biz meseleyi ahbap çavuş ilişkileri içinde bırakmayacağız ve siyasetin yargıya çok müdahalelerin olduğu bu dönem içinde konuyu yakından takip edeceğimizi de net bir şekilde vurgulayalım. Birileri rahatsız olabilir biz bu Kocaeli siyasetinde dönen kirli ilişkiler, AK Parti MHP Cumhur Zulüm İttifakı’nın çıkar planları üzerinde çalışıyoruz ve birçok söz söyledik ve ardından bu cinayet gerçekleşti!

Hiç kimse AK Parti MHP Kocaeli kirli ilişkiler ağının örtbas edilmesini sağlamaya çalışmasın!

Eski MHP İl Başkanı Aydın Ünlü aylardır, yıllardır biz Aydın Ünlü’nün kendi parti imtiyazı ile nasıl olupta İzmit’in merkezinde çok merkezi ve para kazandırabilecek bir yerdeki cafeyi; Tramvay Kafe’yi nasıl olupta aldığını, hangi planlar ilişkiler içinde aldığını sorduk! Neden sözleşmeye uyulmadığını defalarca sorduk ve sözleşmedeki hususlara riayet edilmediğini de defalarca ispatladık. Ahbap çavuş ilişkileri içinde Aydın Ünlü’ye verilen bu ihalenin akabinde bu eski Ülkü Ocakları Başkanı Ersin Kurt’un azmettirici olarak iddia edildiği bu cinayetin çıkması, bu tür kirli ilişkilerin bir şekilde tablosunun ortaya çıkması son derece dikkat çekicidir! Biz bütün bu ilişkilerin arkasındaki gerçekliği merak ediyoruz! Hiç kimse AK Parti MHP Kocaeli kirli ilişkiler ağının örtbas edilmesini sağlamaya çalışmasın! Biz bunları mutlak surette ortaya çıkaracağız! Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nde hangi ihaleler hangi usullerle kimlere gidiyor! Kafadan hangi ihalelerin kimlere gittiğinin sorgulanması ve araştırması içindeyiz.  Birtakım anlaşmalarla şu anda bile her gün basına yansıyan bir şekilde MHP ve Ülkü Ocaklarında çalışan kişilerin nasıl olupta çeşitli görevlere getirilip oradan kadrolu memur olduklarının haberlerini her gün okumaktayız. Bütün bu ilişkiler ağı içinde en sonunda verilen bir ihale sonrasında birtakım tehditler ve ortaya çıkan bu cinayet görüntüsü gerçekten bir temiz eller operasyonunu gerektirmektedir! Böyle olay bir tetikçinin üstüne yıkılarak geçiştirilmeye çalışılmamalıdır ve biz mahkemede tetikçi ve arkadaşlarının özellikle azmettirici olarak yargılanan Ersin Kurt’u çok dikkatli bir şekilde, çok kuvvetli bir şekilde korunduğunu hissettik, gördük! Ona hiçbir şeyin iliştirilmemeye çalışıldığını net bir şekilde gördük! Biz özetle bu meseleyi yakinen takip edeceğiz!

Levent Göktaş nasıl kaçtı bize bunun hesabını verecek bir Allah’ın kulu yok mu?

Bir başka ulusal mesele de; Necip Hablemitoğlu cinayeti çerçevesinde dönen olaylar! Necip Hablemitoğlu yıllar önce öldürüldü ve inanılmaz bir şekilde ölümünden sonra katil bulunamadı, çok profesyonelce işlenmiş bir cinayetti, çeşitli spekülasyonlar döndü! En sonunda Levent Göktaş isimli eski bir askeri personel suçlandı ve birtakım kirli ilişkiler sonrasında bu cinayeti planlayan kişi olduğu iddia edildi ama işin ilginç tarafı bundan sonra başladı! Bu kişi Türkiye’de olduğu halde, bu kişi ortalıkta olduğu halde nerelerde olduğu bilindiği halde yakalanmadı! Bizce bilerek yakalanmadı ve kaçtı! Bizce göz yumuldu ve kaçtı! Olacak şey değil! Bakın bu kadar önemli bir cinayet ile ilgili çorap söküğü gibi gelen bir izden sonra birisine ulaşılıyor, Levent Göktaş ismi yoğun bir şekilde anılıyor, tüm işaretler onu gösterirken bir anda bulunduğu yerde belli olduğu halde, polisin ve istihbaratın onun bulunduğu yeri bilmesine rağmen bir anda ortadan kaybolduğunu görüyoruz! Ne oluyor kardeşim? Nasıl gidebiliyor? En nitelikli bir şekilde kaçan insanları buluyorsunuz da bu böyle ortalıkta olduğu belli olan ve çok önemli bir cinayet ile ilgili suçlanan bir kişi nasıl olur da yeri yurdu bilindiği halde bir anda kuş gibi uçup kaçıp gidiyor? Nasıl oluyor? İstanbul Emniyeti, bize bir açıklama yapmayacak mısın? İçişleri Bakanlığı bize bir açıklama yapmayacak mısın? Birtakım gizli ittifaklar İçişleri Bakanlığı içindeki bize bir açıklama yapmayacak mısınız? Ne dolaplar çevriliyor? Levent Göktaş nasıl kaçtı bize bunun hesabını verecek bir Allah’ın kulu yok mu? Bulgaristan’a kaçtığını en sonunda anladık. Elini kolunu sallayarak bir kişi kaçmaya çalışsın anında bulurlar, bu kişi elini kolunu sallayarak bir şekilde sınırdan belli ki rahat bir şekilde geçerek Bulgaristan’a gitmiş, Bulgaristan’da ne tesadüf ki düşünün Türkiye’de bulunamayan bu şahıs Bulgaristan’da bulundu. Şu an Bulgaristan’da gözaltı kararı verildi. Türkiye’ye gelip ifadeler verecek mi yoksa birileri işin üstünü örtecek mi bilinmiyor! Bu cinayetin arkasında çok karanlık ilişkiler var. Derin devlet ağı var ve ne olduğu belli değil! Karar kesinleşmeden kesin bir şey söyleyemeyiz ama hakkında çok önemli iddialar olan bir kişinin göz göre göre kaçtığı veyahut da kaçmasına göz yumulduğu iddiaları basit iddialar değildir! Bu konunun üstünde durulmalıdır, biz durmaya devam edeceğiz bu konuyu çok önemsiyoruz!

Makbule Özer gibi binlerce yaşlı hasta mahpus, zalim AK Parti MHP İktidarı döneminde cezaevlerinde inim inim inledi!

Önümüzde çok önemli hak ihlalleri var! Onların arasında biz ilk önce olumsuz haberleri vermeden önce güzel bir haber verelim, Makbule Özer teyzemiz burada aylardır bu 83 yaşındaki hasta, yaşlı teyzemizin zalimce, vicdansızca cezaevinde tutulmasını eleştiriyorduk! Dün adli tıp kurumu nihayet karar verdi, bastonla zor yürüyen teyzemiz cezaevinden çıktı, hürriyetine kavuştu 1 yıl ceza infaz erteleme aldı! El insaf! Zalim AK Parti MHP İktidarı döneminde binlerce yaşlı hasta mahpus cezaevlerinde inim inim inledi, onlardan birisi işte Makbule Özer teyzemizdi. Yaşlı kadının cezaevinde ne işi var? Yürümekte bile zorlanan, bastonla zor ayakta duran bu kadını cezaevine atarak başınız göğe mi erecek?

Bekir Bozdağ’ın istediği kararı veren hakim Adalet Bakan Yardımcısı oluyor; istemediği kararı veren hakim sürülüyor!

Bu nasıl bir skandaldır? Aylardır bu kadın içeride işkence çekti! Adli Tıp Kurumu’na gitti Türkçe bilmediği için Van’dan İstanbul’a arabayla çok kötü şartlarda gidip orada Kürtçe tercüman olmadığı için ifade veremeyip geri döndü evraklar gitti geldi en sonunda infaz erteleme aldı! Hiç girmemesi gerekiyordu cezaevine! Bu nedir? Bunlar utanç tablolarıdır Adalet Bakanlığı’nın. Sn. Bekir Bozdağ bunlar nasıl tablolardır? Bu hakimler nasıl hakimlerdir? Hiç mi yüzleri kızarmıyor nineleri yaşındaki kadınları infaz erteleme alması gereken bu kadınları çok rahat bir şekilde cezaevine koymakta niye bu kadar rahatlar? Arkalarını Adalet Bakanlığı’na yaslıyorlar. “Sen tutukla biz arkandayız. “deniliyor. Biz bunları bilmiyor değiliz bakıyorsunuz iktidarın istediği kararları alan hakimler bir müddet sonra Adalet Bakan Yardımcısı oluyor, bu işin yolu bu! İstemediği kararı alan kendisini Şemdinli’de, Yüksekova’da sürgünde buluyor. Hakimlerin kararı o zaman nasıl olur? Biliyorsunuz nasıl olabileceğini!

Kocaeli Kandıra F 1 Cezaevi’ni ziyaret ettik!

Geçtiğimiz gün Kocaeli Kandıra F 1 Cezaevi’ni ziyaret ettik! Müdür ve diğer müdürler, yetkililer ile görüştük. Birçok mahpusun durumu hakkında görüştük. Görüntülü görüşme, kapalı ve açık görüşme sürelerinin mahiyeti vb. birçok hususta görüştük. Kapalı ve açık görüş 1.5 saat olmasına rağmen cezaevi yetkilileri bize 1 saat 10 dakika uygulandığını, teknik personel açısından eksik olduğunu söylediler. Ey Adalet Bakanlığı niye bu mazerete sığınıyor bu cezaevi personelleri. Sağlayın yetkiyi insanların 1 dakika bile görüş hakkını kısmak kadar bir zulüm olabilir mi? Niye bu teknik imkanı sunmuyorsunuz? Bu mazerete sığınıyor cezaevi yetkilileri. Bu yasaları biz çıkarıyoruz, 1.5 saate kadar kapalı açık görüş hakkı var mahpusların niye 1 saat 10 dakikada tutuyorsunuz. Bazı cezaevleri onu bile vermiyor 45 dakika tutuyor böyle şey mi olur?

Ey Adalet Bakanlığı sen Adalet Bakanlığı mısın Zulümat Bakanlığı mısın?

Biz Kandıra 1 No’lu F Tipi Cezaevi yetkilileri ile bize Adalet Bakanlığı’nın yaklaşık 10 aydır cevap vermediği Garibe Gezer isimli mahpusun ölümü hakkında konuştuk. Buradan Bekir Bozdağ’a sesleniyorum bize 10 aydır cevap vermiyorsun Sn. Bozdağ! Ben bu cevapsızlığın nedenini acaba cezaevi bakanlığa cevap vermedi o yüzden aksadı diye merak ettim! Duy bunu Sn. Bakan cezaevi yetkilileri: “Biz bakanlığa tüm bilgileri ilettik, bakanlık bilgiyi size iletmiyor.” Diyor. Sn. Bozdağ sana cezaevi yetkilileri bilgiyi iletmiş, bakanlık müfettişleri gidip orada ciddi bir araştırma yapmış. Peki benim soru önergeme niye cevap vermiyorsun? Garibe Gezer’in intihar öncesi de sorduğum soru önergelerime cevap vermedin, intihar sonrası da verdiğim soru önergelerine cevap vermedin! Garibe Gezer infaz koruma memurları tarafından darp edildi, süngerli odaya atıldı ve kendisi kadın infaz koruma memurları tarafından cinsel tacize uğradığını iddia etti, bunlar iddiadır ama belli ki ben bir hekim olarak görüyorum ki; Garibe Gezer’in gittikçe psikolojisi bozulmuş, bu noktada kendisine yardım edilmemiş, gereken tedavileri alamamış, öyle veya böyle bilemiyoruz neler yaşadı, biz bunları tam net olarak bilmek için Garibe Gezer dosyasını görmek istiyoruz, sorularımıza cevap istiyoruz cevap verilmiyor! Gidip cezaevi yetkililerine soruyoruz, bir şeyler söylüyorlar! Bize doğru dürüst bir cevap verin! Ben bu halkın milletvekiliyim ve milletvekili olarak bir mahpusun ölümü hakkında size soru soruyorum! Tüm bilgi belgeler ortadayken niye dönüp bana cevap vermiyorsun neyi saklamaya çalışıyorsun Sn. Bekir Bozdağ, selefin olan Sn. Abdulhamit Gül ile biz Meclis’e geldiğinde Garibe Gezer cinayeti hakkında açıklama yap dedi, “Tamam yapacağım.” Dedi, bakın söz verdi! Aradan 9-10 ay geçti, hala önergelerimize cevap yok! Sizin her vaka da mı işiniz bu! Ne biçim bir Adalet Bakanlığısınız! 2 yılı geçti Mustafa Kabakçıoğlu beyaz plastik sandalyede hayatını kaybeden Gümüşhane Cezaevi’ndeki bir mahpus, şüpheli bir ölüm ne oldu nasıl öldü? Biz bu konuda bilgi istiyoruz halen önergelerimize cevap verilmiyor! Soruşturmalar kapatılıyor ve dosya Anayasa Mahkemesi’nde. Hiçbir şüpheli ölümün cevabını vermek istemiyorsun Ey Adalet Bakanlığı sen Adalet Bakanlığı mısın Zulümat Bakanlığı mısın Allah aşkına bunu bir cevapla bu ne haldir! Bakın siz cezaevlerini derebeylere mi devrettiniz Sn. Bakan Bekir Bozdağ? Kandıra 1 No’lu F Tipi Cezaevi yetkilileri ile görüştük, cezaevi yetkililerine de teşekkür ederim, 3 saat boyunca verimli, olumlu bir görüşme yaptık, ben onlara hem Garibe Gezer’in ölümü ile ilgili kendi izlenimlerimi ve beklentilerimi anlattım hem de Alzheimer hastası Aysel Tuğluk ile ilgili bilgiler aldım, görüşlerimi ve beklentilerimi söyledim, Aycan Çiçek, Mahsum Ömer ve diğer bazı mahpuslar ile ilgili bilgiler sorduk, sağ olsunlar bilgiler verdiler ve karşılıklı fikir alışverişinde bulunduk,

Kandıra 2 No’lu F Tipi Cezaevi Müdürünü cezaevi müdürü olarak mı yoksa yoksa derebeyi olarak mı atadınız Bekir Bozdağ?

Kandıra 1 No’lu F Tipi Cezaevi yetkililerine teşekkür ederim ama sonrasında randevu aldığımız halde Kandıra 2 No’lu F Tipi Cezaevi yetkilileri pazartesi günü saat 13.30’daki randevularını yediler! Bakın randevu veriyor, gidiyorsunuz cezaevine müdür yalan atarak olumsuz cevap veriyor, görüşmek istemiyor! Bu ne hadsizliktir! Sen bir kamu görevlisisin senin karşında milletin vekili var! 84 milyonun vekili var sen kimsin ki milletin vekili ile “Görüşmek istemiyorum.” Yalanlar atıyorsun, şu toplantıda diye. Bilmiyor muyuz senin yalan attığını, hiç utanmıyor musun? Ey Adalet Bakanı sen hangi derebeylerine devrettin cezaevlerini? Kandıra 2 No’lu F Tipi Cezaevi Müdürü’nden hesap sormayacak mısın? Hangi mantıkla, akılla, utanmazlıkla bir milletvekili ile randevu verdiği halde görüşmemeyi tercih ediyor!  Hani sen demiyor muydun Sn. Bakan “Milletvekilinin telefonuna çıkmayan cezaevi müdürünü görevden alırım.” İşte bak bırak milletvekilinin telefonuna çıkmamayı milletvekiline randevu verdiği halde görüşmeden kaçan bir müdür! Kandıra F 2 No’lu Cezaevi müdürü al ne yapıyorsan yap! Görevden mi alıyorsun, tutup bir yere mi sürgün ediyorsun ne yapacaksan yap ama biz bunu da takip edeceğiz, bu saygısızlığı kabul etmeyeceğiz! Senin yüzüne de vuracağız! Bütçede de yüzüne de söyleyeceğim! Bu konuda adım atmazsan Sn. Bekir Bozdağ Kandıra F 2 No’lu Cezaevi Müdüründen hesap sormazsan bil ki biz sana bunu bütçe görüşmelerinde yüzüne de soracağız, peşini de bırakmayacağız! Bu mahcubiyeti sana yaşatacağız Sn. Bakan Bekir Bozdağ bunu da bil! Biz bu konunun peşini bırakmayacağız. Bana yapılan saygısızlık temsilcisi olduğum milletime yapılmıştır bundan haberin yok mu? Demokrasilerde milletvekilinin görevi nedir? 90 bin oyla ben seçildim ve 84 milyonun milletvekiliyim. Bu saygısızlık kabul edilebilir mi? Bunu biz millet adına kabul etmeyeceğiz ve peşinde olacağız! Bunu hiç unutma Sn. Bekir Bozdağ.