Ahmet Tanrıverdi'nin "Şeriat Anayasası" şok etti!

‘Mehdi’ çıkışıyla dikkatleri üzerine çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın askeri başdanışmanı Adnan Tanrıverdi’nin "şeriat anayasası" hazırladığı haberi gündeme bomba gibi düştü. İşte Türkiye'nin anayasal sistemini değiştirerek getirilmesi öngörülen o anayasa...

GÜNDEM 07.01.2020, 11:18 07.01.2020, 12:29
Ahmet Tanrıverdi'nin "Şeriat Anayasası" şok etti!

ABC Gazetesi'nde yer alan habere göre: Cumhurbaşkanlığı bünyesinde oluşturulan Güvenlik politikaları Kurulu üyeliğine de getirilen ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı olan Tanrıverdi’nin sözleri, AK Parti’ye yakın siyasal İslamcı eski askerler tarafından kurulan özel güvenlik şirketi SADAT ekibinin AK Parti’nin başkanlık sistemi adlı yeni rejimde ordunun dönüştürülmesi sürecinde kritik bir işlevi olduğunu gözler önüne seriyor.

Adaleti Savunanlar Stratejik Araştırmalar Merkezi Derneği (ASSAM)’nin, düzenlediği “ULUSLARARASI ASSAM İSLÂM BİRLİĞİ KONGRELERİNİN” üçüncüsü, 19-20 ARALIK 2019 tarihinde İstanbul’da yapıldı. ASRİKA (Asya-Afrika) adı verilen ortak savunma sanayi üretimi temasının işlendiği belirtilen kongrede Kuran hükümlerine dayalı ortak Anayasa fikri de konuşuldu. Kongrede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanı ASSAM Başkanı Adnan Tanrıverdi’nin, ‘Mehdi’ çıkışı gündem oldu ancak o toplantıda anlatılan Şeriat Anayasası" sonradan gündeme gelerek şok etkisi yarattı

Kongrede İslam birliğinin tamamlanabilmesi için ASSAM’ın hazırladığı ‘Model Anayasa’nın çizdiği yol haritası anlatıldı.

İşte ASAM’ın Anayasasında yer alan maddeler:

YÖNETİM ŞEKLİ, BÖLGELİ ÜNİTER DEVLET VE İDARİ ÖZERKLİK İLKELERİNE GÖRE DÜZENLENMELİDİR

“Merkezi idare, yasama, yargı, iç güvenlik, dışa karşı savunma ve dış politika ile ilgili yetki ve sorumlulukları merkezi yönetimde tutarak, merkezi yönetimin dikkatini bu faaliyet alanları ve dış ilişkilere tahsis ederse, yürütmeyi de, denetimi için uygun tedbirleri aldığı mahalli idareler ile bölüşerek, özellikle bütçe yapma gelir ve giderinin kontrolünü seçilmiş mahalli organ ve makamlarca yapılmasını sağlarsa, hem üniter yapıyı muhafaza, hem de global ölçekte ve çağdaş bir yönetim ile ülkesinin güvenliğini ve milletinin refahını daha ekonomik, daha süratli ve daha kaliteli olarak sağlayabilir.

Her makam kendine bağlı en fazla 10 unsuru sevk ve idare edebilir. Bu düşünülerek, Bölgesel yönetimler oluşturulmalıdır. Bu bölgesel yönetimlere de iller bağlanmalıdır. Yedi coğrafi bölgenin sınırları Bölgesel Yönetimlerin de sınırları olmalıdır. Etnik bölünme korkusu, etkin yönetim teşkilatlanmasına engel olmamalıdır. Adil yönetim, bölünmeyi değil, yeni katılımları sağlar. Korkularımızı atmalıyız. İdari özerklik ve bölgesel idarelerin, üniter yapıyı güçlendirici etki yapacağına kesin gözü ile bakılmalıdır.

ÜNİTER BÖLGELİ DEVLET İLKESİ

Anayasada Ülkemizin yönetim biçimi; Üniter, Bölgeli Devlet ilkesine uygun İdari yerinden yönetim modeli ile; Yasama ve Yargı yetkisi merkezi yönetimde, Yürütme yetkisinin bir kısmı bölge idarelerine, Bölge idareleri de kendi yürütme yetkisinin bir kısmını alt kademedeki mahalli idarelere aktarmış olarak, Merkezi Hükümetin bu yetkilerde arttırma ve eksiltme yetisi ile bölge ve alt mahalli idareleri denetleme yetkisini elinde bulundurduğu bir sistem olmalıdır.”

LAİKLİK İLKESİ ANAYASADA YER ALMAMALIDIR

“Laiklik ilkesi; bu ilke anayasasında bulunan üç devletten biri olarak, Ülkemizin 1924 Anayasasına 1937 yılında girmiş; bu gün 200 ‘e yakın ülkeden sadece 21 ‘inin anayasasında bulunan; ama bizdeki uygulaması hiç bir ülkenin uygulamasına ve anayasaya koyma amacına benzemeyen, Ülkemizin dindarları başında Demokles’in kılıcı gibi sallanan bir Anayasal kuraldır.

Kimine göre din özgürlüğü, kimine göre din ile devlet işlerini birbirine karıştırmama kuralı, kimine göre inançların dışa vurulmamasının adı, kimine göre dinsizlik (ladinî), kimine göre de din düşmanlığıdır. Sonuçta kasıtlı olarak tanımı yapılmamış ve İslamî inancı toplum vicdanlarından söküp almak amacıyla, Anayasadaki “Dini İslâm” yerine getirilmiş yabancı bir kavramdır.

”ANAYASA KURAN’IN HİÇBİR AYETİNE TERS OLMAMALI”

“Laiklik ilkesi; bu ilke anayasasında bulunan üç devletten biri olarak, Ülkemizin 1924 Anayasasına 1937 yılında girmiş; bu gün 200 ‘e yakın ülkeden sadece 21 ‘inin anayasasında bulunan; ama bizdeki uygulaması hiç bir ülkenin uygulamasına ve anayasaya koyma amacına benzemeyen, Ülkemizin dindarları başında Demokles’in kılıcı gibi sallanan bir Anayasal kuraldır.

Yani, Anayasaya girdiği tarihten itibaren devletin resmi dini olmuştur. Bu dini (laikliği) benimsemeyen, inancını gönlüne bastıramıyorsa devlette tutunamamış, vatandaş ise devlet kapısına yaklaştırılmamıştır.
Temel insan haklarına aykırı, anti demokratik bir kuraldır. Yeni anayasada yer almamalıdır.
Bütün inançlar, devletin korumasında olmalıdır. İnançlar anayasa ve yasalarla korunmalı, müdahaleler yasalarla engellenmelidir.

Yüzde 99’u Müslüman olan ülkemizde yeni yapılacak Anayasanın Hiçbir maddesi ve hükmü, Kur’an-ı Kerim’in hiç bir ayetine ters olmamalıdır. Bu hususun temini için, Meclis Yeni Anayasa Komisyonunun çalışmalarında, Diyanet İşleri Başkanlığından bir heyet de hazır bulunmalıdır. ”

İDAM CEZASI KONULMALIDIR

“Yaşama hakkı kişinin temel hakkıdır. Bu hakkı koruma altına alabilmek için, tasarlayarak bir hayata kast etmek isteyeni, gerçekten caydıracak bir cezası olmalıdır. İnancımız, cezanın etkili olması, suç sayılan fiillerin işlenmesini önleyeceği; etkili olmaması da kişileri suça teşvik edeceği istikametindedir. Başka fiiller için konulmasa da taammüden insan öldüren kişilere ölüm cezası verilebilmelidir. Bu şekilde masum insanların öldürülmeleri önlenebilecektir. Ancak öldürülen kişinin ailesi tarafından katilin ölüm cezası farklı cezalara çevrilebilmelidir.”

GENELKURMAY BAŞKANLIĞI MSB’LIĞINA BAĞLANMALI VE TSK YENİDEN YAPILANDIRILMALIDIR

“1982 Anayasası; Milli güvenliğin sağlanmasında ve Silahlı Kuvvetlerin yurt savunmasına hazırlanmasından, Türkiye Büyük Millet Meclisine karşı Bakanlar Kurulunu sorunlu tutmakta; Bakanlar kurulunca teklif edilip Cumhurbaşkanınca atanmasını vaaz ettiği Genelkurmay Başkanının görev ve yetkilerinin kanunla düzenleneceğini; bu görev ve yetkilerinden dolayı da Başbakana karşı sorumlu olduğunu; Silahlı Kuvvetlerin Komutanı olduğunu; savaşta ise başkomutanlık görevini Cumhurbaşkanı namına yerine getireceğini ifade etmektedir. (Md.117)

Darbecilerin seçerek koyduğu ifadelerle, Genelkurmay Başkanlığı, sanki özerk bir Komutanlık haline getirilmiş, elinde bulundurduğu silahlı güç, sahip olduğu anayasal ve yasal yetkilerle, Devletin tepesinden alt organlarına kadar otorite tesis ederek, vesayetçi bir sistemin oluşmasına ve dolayısıyla darbe ve müdahalelere zemin hazırlanmıştır.

Darbe tehdidi altında, çok başlı yönetim, ülkenin gelişip yükselmesinde engeller çıkarmıştır. Anayasal ve yasal Kurullara yapılan müdahaleler, siyasi istikrarın, arkasından ekonomik istikrarın bozulmasına, müteakiben de anarşi ve kaosun gelmesine, bu durumda fiili askeri müdahale ve darbelere sebep olmuştur.

Bu nedenle, Genelkurmay Başkanlığı siyasi otoritenin kontrolüne sokulmalı, teşkilat bağlantıları yeni anayasada yeniden düzenlenmeli; Silahlı Kuvvetlerin çağdaş gerekler ve Ülkemizin uluslar arası etkinliğini arttıracak şekilde yeniden organize edilmelidir. Burada, barışta da, savaşta da, TSK ‘nin sevk ve idaresinin, seçilmiş sivil irade tarafından yapılması sağlanmalıdır.
Ülkemizde, Başkanlık siteminin ihdas edilmesinin, bu meselenin halline de demokratik bir çözüm olacağı değerlendirilmelidir.”

15 TEMMUZ’DAN SONRA TANRIVERDİ’NİN TALİMATIYLA GERÇEKLEŞTİ

İşte bu son maddede Türk ordusunun yeniden nasıl şekillendirildiğini de yaşayarak gördük. AKP’ye yakın siyasal İslamcı eski askerler tarafından kurulan özel güvenlik şirketi SADAT’ın başındaki isim olan emekli tuğgeneral Adnan Tanrıverdi, 15 Temmuz sonrası Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve askeri okullardaki yeniden yapılanmanın kendisinin talimatları doğrultusunda gerçekleştirildiğini ifade ettiği görüntüler ortaya çıktı.

15 Temmuz’dan önce Anayasa Komisyonu’na Silahlı Kuvvetleri’nin yeniden yapılandırmasıyla ilgili tespitlerin yer aldığı bir anayasa teklifi sunduklarını belirten Tanrıverdi, darbe girişiminden sonra bu teklifte sundukları her şeyin yerine getirildiğini belirtiyor.

Tanrıverdi, söz konusu görüntülerde şunları söylüyor:

“Sunduğumuz Anayasa teklifimizdeki Silahlı Kuvvetler’in yeniden yapılandırılması ile ilgili tespitlerimizin aşağı yukarı tamamı 15 Temmuz’dan sonra kongreye girmiştir” ifadelerini kullanan Adnan Tanrıverdi, sözlerine şöyle devam ediyor: “Biz o zaman, Harp Okulları, Askeri Okulların tamamı Milli Savunma Bakanlığı’na bağlanmalı dedik, bağlandı. Jandarma Genel Komutanlığı’nın Genelkurmayla İçişleri Bakanlığı’na bağlansın dedik, bağlandı. Yüksek Askeri Şura’nın yapısı değişsin dedik, Askeri Yüksek Yargı kalksın dedik, o da gerçekleşti. Başkanlık sistemi gelsin dedik, o da geldi. Bu önermelerimizin tamamına yakını 15 Temmuz’dan sonraki yeniden yapılanmada gerçekleşti.”

.

15 TEMMUZ’DAN SONRAKİ YENİDEN YAPILANMADA GERÇEKLEŞTİ

15 Temmuz’dan önce Anayasa Komisyonu’na Silahlı Kuvvetleri’nin yeniden yapılandırmasıyla ilgili tespitlerin yer aldığı bir anayasa teklifi sunduklarını belirten Tanrıverdi, darbe girişiminden sonra bu teklifte sundukları her şeyin yerine getirildiğini belirtiyor.

Tanrıverdi, “Sunduğumuz Anayasa teklifimizdeki Silahlı Kuvvetler’in yeniden yapılandırılması ile ilgili tespitlerimizin aşağı yukarı tamamı 15 Temmuz’dan sonra kongreye girmiştir” ifadelerini kullanan Adnan Tanrıverdi, sözlerine şöyle devam ediyor:

“Biz o zaman, Harp Okulları, Askeri Okulların tamamı Milli Savunma Bakanlığı’na bağlanmalı dedik, bağlandı. Jandarma Genel Komutanlığı’nın Genelkurmayla İçişleri Bakanlığı’na bağlansın dedik, bağlandı. Yüksek Askeri Şura’nın yapısı değişsin dedik, Askeri Yüksek Yargı kalksın dedik, o da gerçekleşti. Başkanlık sistemi gelsin dedik, o da geldi. Bu önermelerimizin tamamına yakını 15 Temmuz’dan sonraki yeniden yapılanmada gerçekleşti” diyor.

Tanrıverdi’nin Ocak 2015’teki “Çözüm sürecinin ulaştığı aşamada ASDER-ASSAM raporu” sunumunda yaptığı konuşmasında dikkat çeken ifadeler şöyle:

TÜRKÇE İKİNCİ DİL OLMALIDIR”

“Devletin kurumlarında ve uluslararası ilişkilerde resmi dil Türkçe olmalıdır ancak, Kürtlerin ve diğer etnik grupların kendi dillerini konuşma, geliştirme ve kendi dilinde eğitim yapma özgürlüğü ve imkanı Anayasa ile koruma altına alınmalıdır. Kürtçe dilinin geliştirilmesi devletin kültür programlarında yer almalıdır. Devletin resmi okullarında isteyen Kürt vatandaşlarımıza kendi dilinde eğitim hakkı sağlanmalı, ikinci dil olarak da Türkçe öğretilmelidir. Türkçe eğitim yapan devlet okullarında da ikinci dil olarak Kürtçe dili tedrisata dahil edilmelidir.

“EYALET SİSTEMİ GETİRİLMELİDİR”

Eyalet sistemi getirilmelidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin taşra teşkilatı ve devletin yönetim şekli yeniden düzenlenmelidir. Bu sistem hem Kürtlerin ve diğer etnik grupların özerklik isteklerini kapsayacak hem de devlete bağlılık ve aidiyet duygusunu artıracak şekilde oluşturulmalıdır. Her bakanlık kendilerine bağlı en fazla 6 ila en fazla 10 birimi layıkıyla sevk ve idare edebilir. 81 vilayet merkezden dirayetle yönetilemez. Merkezi idarenin hem ülkemizin diğer milletler nezdindeki menfaatlerini bihakkın koruyabilmesi hem de mahalli ihtiyaçların daha yakın tespit ve karşılanabilmesi için coğrafi, ekonomik, sosyal ve etnik şartlar göz önünde bulundurularak Eyalet sistemi oluşturulmalıdır. Eyalet valileri seçimle işbaşına gelmeli. Adalet, iç güvenlik savunma ve dışişleri merkezden, devletimizin diğer faaliyet alanları eyaletler tarafından mahallinden yönetilmelidir.

“CUMHURBAŞKANLIĞI FORSUNA BİR YILDIZ DAHA EKLENSİN”

Cumhurbaşkanlığı forsuna bir yıldız daha eklenmelidir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Türklerden sonraki en büyük ve asli etnik gurubu Kürtlerdir. Cumhurbaşkanlığı forsunda tarihte kurulmuş 16 Türk Devleti’nin simgesi bulunmaktadır. Eyyübi Hanedanlığı Devleti Kürtler kadar, sünni Müslümanların da iftiharla ve hayırla yad ettikleri bir devlettir.”

Yorumlar (0)
hafif yağmur
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 33 71
2. Fenerbahçe 33 66
3. Galatasaray 32 62
4. Trabzonspor 33 58
5. Alanyaspor 33 52
6. Gaziantep FK 32 50
7. Sivasspor 33 50
8. Hatayspor 32 49
9. Karagümrük 33 49
10. Göztepe 33 46
11. Antalyaspor 34 42
12. Konyaspor 33 41
13. Rizespor 33 39
14. Ankaragücü 33 37
15. Kasımpaşa 33 36
16. Malatyaspor 32 34
17. Kayserispor 33 34
18. Başakşehir 32 33
19. Gençlerbirliği 33 31
20. Erzurumspor 33 28
21. Denizlispor 32 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 30 63
2. Adana Demirspor 30 58
3. Samsunspor 30 58
4. Altay 30 54
5. İstanbulspor 30 54
6. Altınordu 30 52
7. Ankara Keçiörengücü 30 49
8. Ümraniye 30 44
9. Tuzlaspor 30 44
10. Bursaspor 30 43
11. Bandırmaspor 30 39
12. Boluspor 30 35
13. Adanaspor 30 34
14. Balıkesirspor 30 32
15. Menemenspor 30 31
16. Akhisar Bld.Spor 30 25
17. Ankaraspor 30 23
18. Eskişehirspor 30 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 31 63
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 31 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 32 50
8. Everton 31 49
9. Arsenal 31 45
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 31 38
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Brighton 31 33
16. Burnley 31 33
17. Newcastle 31 32
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 31 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 30 67
2. Real Madrid 30 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 30 61
5. Real Sociedad 30 47
6. Real Betis 30 47
7. Villarreal 30 46
8. Granada 30 39
9. Levante 30 38
10. Celta de Vigo 30 37
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 30 34
14. Osasuna 30 34
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 30 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23
Günün Karikatürü Tümü
Namaz Vakti 17 Nisan 2021
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı