banner134

Binali Yıldırım:"YSK'ya başvursunlar" demişti

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM Başkanı Binali Yıldırım’ın “YSK’ya başvursunlar” önerisine karşılık “YSK’ya güvenmiyoruz ki... YSK’nın nesine başvuracağız. Hukuku tanımayan, evrensel hukuku tanımayan bir kuruma ne diyeceksiniz?” dedi.

Binali Yıldırım:"YSK'ya başvursunlar" demişti

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM Başkanı Binali Yıldırım’ın “YSK’ya başvursunlar” önerisine karşılık “YSK’ya güvenmiyoruz ki... YSK’nın nesine başvuracağız. Hukuku tanımayan, evrensel hukuku tanımayan bir kuruma ne diyeceksiniz?” dedi.

13 Ocak 2019 Pazar 09:43
Binali Yıldırım:"YSK'ya başvursunlar" demişti

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM Başkanı Binali Yıldırım’ın “YSK’ya başvursunlar” önerisine karşılık “YSK’ya güvenmiyoruz ki... YSK’nın nesine başvuracağız. Hukuku tanımayan, evrensel hukuku tanımayan bir kuruma ne diyeceksiniz?” dedi. Bir grup gazeteci ile bir araya gelen Kılıçdaroğlu özetle şunları söyledi:

‘MERAKLANMAYIN’ DENMİŞTİR

“(TBMM Başkanı Binali Yıldırım’ın ‘Seçim siyasi bir faaliyet değil’ açıklaması) Ben bu değerlendirmeyi Zaytung’a (mizah sitesi) bırakmak isterim. Siyasi faaliyet değil de nedir Allah aşkına? (Yıldırım’ın YSK’ya başvursunlar’ önerisi) YSK, ‘yandaş seçim kurulu’ oldu. Orası Yüksek Seçim Kurulu değil artık. YSK’dan mutlaka gayriresmi görüş ve güvence alınmıştır. ‘Size başvurduklarında ne yaparsınız?’ diye sorulmuş, ‘Meraklanmayın’ denilmiştir. YSK hukuka uygun hiçbir karar almıyor. Alamaz da zaten çünkü YSK’nın iradesi yok. İrade sarayda. YSK’nın aslında tartışılması gereken noktası şu; Bunu Venedik Komisyonu’na da anlattım. Diyelim ki seçim yaptınız, iki parti seçime girdi. Bir parti yüzde 30 diğer parti yüzde 70 oy aldı. YSK, ‘Yüzde 30 oy alan parti kazanmıştır’ diye karar verdi. İtiraz edeceğiniz hiçbir yer yok. YSK’nın bu pozisyonunu bildikleri için üyelerinin sürelerini uzattılar. YSK en son cezaevleriyle ilgili, bugüne kadar alınan kararların tam aksine bir karar aldı. Neden? O YSK kararı görüşüldüğünde, üyelerin önünde Adalet Bakanlığı’nın yaptığı bir çalışmanın sonuçları vardı; hangi cezaevinde hangi partiye ne kadar oy çıkmış diye.

(CHP’nin YSK’ya başvurusu olur mu) YSK’ya güvenmiyoruz ki... YSK’nın nesine başvuracağız. Hukuku tanımayan, evrensel hukuku tanımayan bir kuruma ne diyeceksiniz? Binali Bey kazanacağına inanmıyor. İnanan insan istifa eder, ‘Ben geleceğim ve burayı kazanacağım’ der. Kazanmak da istemiyor aslında. Garip bir pozisyon var.

SANDIKLARA SAHİP ÇIKTIK

Çok eleştiri aldık, ‘Sandıklara sahip çıkmadılar’ diye. Cumhuriyet tarihinde ilk kez siyasal bir parti ıslak imzalı tutanakların yüzde 96’sını sağladı. Nerede sağlayamadık? Şanlıurfa’da, Erzurum’un bazı yerlerinde partilileri sokmadılar. Şimdi bu seçimlerde sandık gözlemcileri daha fazla olacak. Sandıklara sahip çıkıldığı için 24 Haziran’da çok küçük oylarla milletvekilleri kazandık. Biz gerçekten de sandıklara sahip çıkmak için mücadele ettik.

YSK’DAN İYİ ÇALIŞIYORUZ

Bizim dijital altyapımız, ne AK Parti’de ne de diğer başka bir partide var. Biz ilk kez oy kullanacakları bütün belediye başkan adaylarımıza söyledik. YSK mukayese olmasın diye aynı apartmanda oturanları farklı sandıklara gönderdi. Biz aynı apartmandakilere internet sitemizde birbirlerini görme imkânını da sağladık. Taşımayı da kontrol ediyoruz. Diyelim ki ortalama 7 - 8 üstünde nüfus olan yerleri uyarıyoruz, ‘Şu adreste 10 kişi oturuyor gidin bakın gerçekten 10 kişi var mı?’ diye. Yaşı 100 üstünde olan seçmenleri inceliyoruz. Biz YSK’dan çok daha mükemmel çalışıyoruz. Yine de eleştirilmekten kurtulamıyoruz.

BOYKOT TROLLERİN İŞİ

Boykot tartışmalarını yapan daha çok AK Parti’nin trolleri. Sandığa gidilmemesi yönünde böyle bir sol jargon kullanarak çalışmalar yapıyorlar. Ben sandığa gidileceğine inanıyorum. Sorumluluk duyan herkes sandığa gidecektir. Ayrıca adaylarımız da çok iyi. O adayları seçmek için sandığa gideceklerdir.”

TABANIMIZI KÜSTÜREMEYİZ

“Biz kendi aramızda MYK’da oturup da İdris Naim Şahin’i konuşmadık. Birisi arkadaşlarımıza önermiş olabilir. Bizim dünya görüşümüz, insana bakışımız belli. İdris Bey gelip aday olduğu zaman tabanımızdan gelecek tepki de belli. Kalkıp da kendi tabanımızı küstürme gibi bir lüksümüz yok. Bizi kısır bir tartışmanın içine çekmek istiyor. Sokaktaki çocuklar nasıl kavga ederse, biz de oturup kavga edelim. Biz o tuzağa düşmeyeceğiz. Erdoğan’ın dili şişecek. Sürekli saldıracak, hakaret edecek ama cevap vermeyeceğim. Ben vatandaşın derdini anlatacağım.”

İMKÂNI OLSA BİZİ SUSTURACAK

(Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘Türkiye’nin en büyük sorunu anamuhalefet’ diyor) Öyle diyecek. Çünkü sorunları dile getiren biz olduğumuz için müthiş rahatsız. İmkânı olsa bizi tamamen susturacak. Bu yüksek tazminatların nedeni de o. Bizi susturduğu zaman rahat edecek. Eğer yüksek tazminat davalarını hukuka aykırı bir şekilde bize veriyorlarsa buna karşı güçbirliği yapmak gerek. Arkadaşlar o güçbirliğini yapmış. Vatandaşlardan çok teklif geldi ‘fon açın yardım edelim’ diye. Ama ‘Hayır’ dedim. Sonunda milletvekili arkadaşlar kurdu. Bu fonun kapsamı tazminata mahkûm edilen bütün milletvekillerini kapsayacak. Milletvekili arkadaşlarımız daha rahat konuşacak.

2019 DAHA AĞIR GEÇECEK

“Ekonomik kriz daha derinleşecek. 2019 daha ağır geçecek. Kesenin ağzını iyice açtılar. Dikkat etmemiz gereken bir şey var. Alınan bütün önlemler faiz ve kredi ekseninde yürüyor. Oysa bir ülkeyi güçlü kılan üretim politikasıdır. Üretim ile ilgili hiçbir şey yok. Bakıldığı zaman tamamı günü nasıl kurtarırım planı. 1 Nisan’a kadar ekonomik kriz mutfakları daha derinden vurmadan nasıl götürebiliriz? Ama emin olun ister AK Partili olsun ister olmasın herhangi bir işadamını görün ilk kullandığı cümle; ‘Önümüzü göremiyoruz.’

(Erken seçimi tetikler mi?) Şimdi bir sonraki seçimi konuşmak kadar yanlış bir şey yok. Bu seçimlerde kesinlikle kaybedecekler. Vatandaş bıkmış vaziyette. Bunu alanda görüyoruz. Herkes bilenmiş vaziyette, sandığa gidecek oyunu kullanacak. Bu sistem ucube bir sistem. Türkiye’yi uçuracaktı, doğru, yokuştan aşağı uçtuk. Türkiye yönetilemiyor, savruluyor. Son grup toplantısında bir soru sordum, ‘Seçimlerden sonra IMF kapısını çalacak mısınız?’ Şu ana kadar cevap yok. Her lafıma bir şey yetiştirmeye çalışıyor, bu soruya cevap yok. Uluslararası alanda, kapalı kapılar ardında ‘Seçimlere kadar bekleyin seçimlerden sonra IMF’ye gideceğiz’ diyorlar.

Rant üzerine politika üretiyorsanız zaten başka bir şey üretme şansınız kalmıyor. Artık AK Parti, merkezde de yerelde de kolektif ve kişisel çıkarlar üzerine inşa edilmiş bir parti kimliğini kazandı. İşte bir belediyede başkandan tutun aşağıya kadar herkes malı götürüyor. Bireysel olarak da büyük çıkar sağlayanlar var, belediye başkanı da Cumhurbaşkanı da sağlıyor. Bir çıkar birlikteliği var orada. Vatandaşa hizmeti, oy için, ağzına bir parmak bal çalıyor.”

DÜŞÜNCELERİNİ AKTARDI

KILIÇDAROĞLU, Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ziyaretiyle ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: “İstanbul ile ilgili gözlemlerini, düşüncelerini aktarıyor. Kent kimliği ile ilgili güzel çalışmaları var Ekrem Bey’in. Ekrem Bey şöyle bir açıklama yaptı. ‘Ben İstanbul’a hizmet etmiş eski belediye başkanlarına gideceğim’ diye. Erdoğan da belediye başkanlığı yaptı ona da gitti. Ayrım yapmamak gerekiyor.

KADIN SAYISI ARTMALI

Ekrem Bey ile biraz konuştuk. Üzerinde durduğumuz noktalar var. Kadın belediye başkanı sayımız fazla olmalı. Başarılı belediye başkanlarımız kalacak. Onları ille de değiştireceğiz diye bir düşüncemiz yok.

İstanbul’da bir memnuniyet araştırması yapıldı. Bizim ve diğer partilerin belediye başkanlarıyla ilgili.”

ARTIK ALANLARA İNME ZAMANI

KILIÇDAROĞLU, “istanbul ve İzmir adaylarını en kısa zamanda adayları belirleyip açıklayacağız. İYİ Parti ile görüşmeler sürüyor, Saadet Partisi’yle dirsek temasımız devam ediyor. Bu çerçevede şimdilik kazasız belasız bir yolculuğu sürdürüyoruz ama artık sonuna geldik. Artık bundan sonra alanlara inme zamanı” dedi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner116

banner81

banner115

banner135