Kocaeli Türk Ocağı Youtube yayınlarına başladı! İlk konuk: Alber Küçük

Covid-19 salgın hastalı tedbirlerinin artmasından dolayı son 2 aydır hizmetlerine ara vermek zorunda kalan Türk Ocakları Kocaeli şubesi çareyi televizyon kanalı açmakta buldu.

GÜNDEM 27.01.2021, 16:48
Kocaeli Türk Ocağı Youtube yayınlarına başladı! İlk konuk: Alber Küçük

Maddi yardımların sürdüğünü ancak eğitim ve kültür programlarının aksamasından rahatsız olduklarına değinen şube başkanı Demir, "youtoube de açtığımız bu kanal ocağımıza gelemeyen üye, öğrenci ve akademisyenlerimiz için güzel bir çözüm oldu, Allah nasip ederse bundan sonra bu kanalı verimli olarak kullanacağız, kanalımıza abone olan herkese şimdiden teşekkür ederim" dedi.

İLK KONUK: ÜSTÜN ZEKALI ÖĞRENCİ ALBER KÜÇÜK
Dini, Milli ve güncel konular haricinde, sıra dışı sohbetlerin de yapıldığı Türk Ocakları Kocaeli Şubesinin Yeni Tv kanalında ilk misafiri Üstün zekalı Öğrenci Alber Küçük ve ailesi oldu.
Üstün zekalı çocukların keşfedilmesi, yaşantıları, zorlukları ve eğitimleri hakkında konuşan Abler Küçük’ün annesi Özlem hanım şunlara değindi.

"Üstün zekalı bireyler Dünya Sağlık Örgütü’ne göre IQ skoru 130 ve 156 arası olanlardır ve toplumlarda ortalama %2 oranında görülür.
Alber doğduğundan itibaren farklı bir çocuktu, tüm fiziksel ve zihinsel gelişim süreçleri beklenenin çok üzerinde seyrediyordu. Çok erken konuştu mesela 2 aylıkken anne-baba derken,5 aylık olduğunda elektrik anahtarını göstererek “Anneanne aç.” derdi. Üç kelimeden oluşan cümle kurma normal bebeklerde 2 yaş civarında beklenirken Alber tam 6 aylık olduğunda “Dayı pil tak.” dedi tabii cümleyi kurmasına neden olan olayı da göz önüne alınca epey şok yaşamıştık
Duyuları görme hariç çok gelişmişti örneğin bir tatlıyı sadece bir marka olursa yerdi onun dışında ne olursa olsun bunu fark eder ve yemezdi. Sıcağa, soğuğa, ışığa, yüksek seslere aşırı tepkiler verirdi. Dönen ve tekrarlayan nesneleri izlemeye bayılırdı hala da çok sever. Yeni doğan döneminde bile vücudunu biraz saracak gibi veya yaka etiketi kesilmemiş bir kıyafet giydirilmişse çok huzursuz olur ve üzerini değiştirinceye kadar ağlardı. Erken yürüdü, tuvalet alışkanlığını 1 yaşında tamamen kazanmıştı. Yine bir yaşında bazı marka logolarını ve araba plakalarını ezberlemişti. Rakamları, geometrik şekilleri, renkleri ve İngilizce basit şeylerin karşılığını bilirdi."
‘Şehir efsaneleri söz konusu değil’
2,5 yaşında bir gün evde kendinden 2 yaş büyük ikiz arkadaşları ile oyun oynuyorlardı çocuklar çizgi film karakterlerini taklit edip atlayıp zıplarken Alber çocukların karşısına geçmiş kurbağaların oluşum evreleri, kelebeğin evrimi, dünyanın hareketleri, hemoglobinin yapısı, merkez kaç kuvveti gibi konuları ortaokul seviyesinde sanki fen bilimleri dersinde gibi onlara anlatıyordu, çocukların annesi dayanamayıp yanlarına gidip dinledi, nereden öğrendiğini sordu çizgi filmlerden dedi. ”Özlem bu çocuk normal mi şimdi benimkiler de izliyor o çizgi filmleri…”dedi. O çocuklar özel eğitim alıyordu bu tanık olduğu durumlar aklına çok takılınca arkadaşım oradaki öğretmenlere bahsetmiş, onlar da merak edip görüşmek istediler. Gittiğimizde ufak bir test yapıp sonucunda ince motor becerileri az gelişmiş ama sözel olarak 9 yaş civarında diyebiliriz dediler. Çocuğun zekasının çok üst düzey olduğunu söyleyip “Aman ha sakın fakültelere falan gidip de test yaptırmayın bir sürü test yaparlar gibi yanlış yönlendirmelerle bizi uğurladılar. Yeri gelmişken şunu da belirteyim üstün zekalı çocuklar üzerinde bir sürü test yapıyorlar, çocukları yurt dışına kaçırıyorlar, falanca okullar havada kaparlar, ailelerine maaş veriyorlar, lisede ve üniversitede istedikleri okula sınavsız giriyorlar gibi birçok şehir efsanesi var bunlar söz konusu bile değil.

‘Yanlış yönlendirmeleri zaman içerisinde Alber ile öğrendik’
Bir gün Alber öğretmen bir büyüğümüzün içtiği içeceğin kutusunun alıp üzerindekileri okumaya başlayınca şaşkınlıkla “Kaç yaşında?”dedi.”2,5 deyince ne zamandır okuyabildiğini sordu,1 yaş civarında biraz biraz başlayıp 2 yaşında epey geliştiğini söyleyince “Bu çocuğu 3 yaşına gelince devlete bağlı bir anaokuluna verin, öğrenmesi dursun ,kitap, defter, kalem vermeyin.7 yaşına gelince ona göre okulu öğretmeni nereden bulacaksınız?” deyince şu an komik gelse de o dönem uzman görüşü kaç yıllık öğretmen deyip, ”eyvah çocuk zeki!” dedik bir panikle 3 yaşında anaokuluna başlattık. Çocuk eline ne zaman kağıt kalem alsa, sorsa, öğrenmek istese “Aman oğlum oyna sen.” dedik. İlkokul ve ortaokul süresince 1 yaş erken okula başlayıp bir yıl da sınıf atlamış olmasına rağmen sınıf düzeyinin her zaman çok üzerinde anlama ve öğrenme hızına sahip olduğundan, ders çalışmasına gerek kalmadan “Öğrenme oğlum oyna sen.” durumu bizde yıllarca sürdü, kendi elimizle tembelliğe alıştırmış olduk yani. Arkadaşları okula başladığı andan itibaren kendilerince yoğun bir tempo ile boğuşmak zorunda kalırken Alber hep oynadı ders çalışma alışkanlığı da hiçbir zaman kazanamadı.
‘Deha düzeyindeki çocuklar için ayrı bir madde olmalı’
Tabii burada tek sorun biz değildik, maalesef ki eğitim sistemimizde de son yıllarda iyileştirmeler olmasına rağmen olması gerekenler hala olamıyor. Alber’in test sonuçlarına ve akademik düzeyine baktıklarında RAM’daki uzmanlar “1. Sınıfta değil şu an en az 5. Sınıfta olması gerekir.” demişlerdi. Üstün zekalılar öğretmenimiz ise ”IQ skoruna göre yılda dört kez sınıf atlayabilecek potansiyeli var, yurt dışında bazı ülkelerde bu mümkün ve uygulanıyor bizde de uygulanıyor olsa Alber en geç 10 yaşında üniversiteye başlamalıydı” diyordu. Ülkemizde sınıf atlatma(yükseltme) uygulaması zeka seviyesine bakılmaksızın akademik olarak yeterli ise sınav ile eğitim hayatı boyunca yalnızca bir kez bir sınıf atlama şeklinde uygulanıyor. Üstün zekalı daha doğrusu deha düzeydeki çocuklar için öncelikle ayrı bir madde olmalı yönetmelikte, birçok uzmana göre de bu durum böyledir.

Son olarak da üstün zekalı çocukların karşılaştıkları zorluklar avantajlarından çok daha fazla olduğunu, kendimizi ifade edebilecek ortamların az olduğunu belirterek bize böyle bir fırsat sunduğu için Türk Ocaklarına Çok Teşekkür ediyorum" diyerek sözü asıl konuşmacı Alber Küçük’e devretti.

7 YAŞINDAN BERİ YAZILIM YAPIYOR
Alber Küçük yaptığı konuşmada; merhaba,14 yaşındayım. Ayvacık Fen Lisesi ve Çanakkale Bilsem öğrencisiyim.7 yıldır Bilsem eğitimi alıyorum. Bandırma’da doğdum ve ilk öğrenim hayatıma orada başladım, ortaokulu ise İzmit’te bitirdim. İlkokul 2. Sınıfta yapılan sınavlar sonucunda Bandırma Üstün Zekalılar Eğitim Birimi(ÜZEB)’nde eğitim almaya hak kazandım. Ortaokulda Başiskele Çocuk Üniversitesi’nde  eğitim almaya hak kazanıp bu iki kurumda fizik, kimya, biyoloji, yazılım, robotik gibi eğtimler aldım.İlk bilgisayar oyunumu 7 yaşındayken hiçbir eğitim almadan kendi çabalarımla yazdım. Bundan sonra da yazılıma olan merakım artmaya başladı.

Liseye başlayana kadar aslında daha normal ve bana göre tek düze bir eğitim hayatım oldu. Tabi ki bu dönemlerde de birçok bilim fuarına, proje sergilerine kendi geliştirdiğim projelerimle katılma fırsatım oldu. Ama yılda ancak birkaç kez kendimi ifade edebileceğim, keyif alabileceğim, ilgi alanlarımızın ve yeteneklerimizin aynı olduğu büyüklerim ile fikir ve bilgi alış verişi yapabileceğim, başkalarının neler yaptığını görebileceğim ortamlar oluyordu. Bu da geriye kalan tüm zamanımı sıradan işlerle geçirmeme neden oluyordu. Liseye başlamam benim hayatımdaki ilk ve en büyük dönüm noktası oldu. Hem Ayvacık Fen Lisesi hem de Çanakkale Bilsem öğrencisi olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. Hatta hayatımdaki en büyük şans bence çünkü tüm geleceğimin temellerinin burada atıldığına inanıyorum.


İdarecilerimiz dahil olmak üzere bütün öğretmenlerim çok anlayışlı ve içtenler, hepsini çok seviyorum. Beni ilk birkaç hafta içerisinde tanıyıp sevdiler yetenekli olduğum alanları çok iyi analiz ettiler ve benim alanlarıma uygun her proje, gezi, eğitim programı, konferans vb etkinliklerde beni aday gösterdiler. Mesela okula ve Bilsem’e orada başlayalı daha iki veya üç hafta geçmişti ki Bilsem’ den öğretmenim beni ve ailemi arayıp Cumhurbaşkanlığı’nın bilişim alanında yetiştirilmek üzere bir öğrenci ismi istediklerini onların da  Çanakkale’yi temsilen beni uygun gördüklerini söylediler. Bu benim için inanılmaz bir olaydı. En çok da o kadar kısa sürede fark edilmiş olmama sevindim ve şaşırdım tabii. Bu hayatımın fırsatı kaç kez olabilir ki böyle bir şey diye düşünüyordum, ama o kadar çok oldu ki bu tür olaylar hala kendimi bazen bir bilim kurgu filminin karakteri gibi hissediyorum. Aynı şekilde okulumda da bu tür durumlarda akla gelen bir isim olmak, bu projelerde yer alıp başarılı olmak çok büyük bir gurur benim için.Bu projeler ve eğitim sürecim dışında da okuldaki ve Bilsem de ki öğretmenlerim beni asla yalnız bırakmadılar. Yatılı olmanın ailemi özlemek dışında hiçbir zorluğunu yaşamadım sayelerinde aslında sadece bunun için bile hepsine minnettarım.


Covid19 Salgın hastalık nedeniyle geçtiğimiz eğitim öğretim yılına çok erken veda etmiş olsak da dört beş aya çok fazla şey sığdırdım. Baykar Savunma ile yapılan protokol kapsamında birkaç aşamadan oluşan İHA ve SİHA eğitim ve gezi programına katıldım. Zaten gelecekteki hedefim çok iyi bir mühendis olup İHA ve SİHA lar tasarlamak onların yapımında görev alıp ülkemizin savunma sanayisine hizmet etmek.
Daha sonra MEB ve CİSCO protokolü ile düzenlenen uluslararası python eğitimi için okulum tarafından önerilip aldığım eğitim sonrasında çok güzel bir ortalama ile sertifikamı aldım. Türkiye Atom Enerjisi Kurumu(TAEK) tarafından verilen nükleer fizik eğitimine Türkiye genelinden seçilen 31 lise öğrencisinden biri olarak eğitim almaya hak kazandım. Birçok eğitime seçildim ancak bir kısmını tamamlayabildim henüz, bir kısmı da pandemi nedeniyle ileri tarihlere ertelendi. Birkaç yarışma katılma planlarımız da var şimdilik. Kısacası okulların açılması ile birlikte çok daha dolu ve eğlenceli bir eğitim hayatı beni bekliyor olacak. Pandemi döneminde kendi çabalarımla da online birçok eğitim aldım Helsinki ve Harvard gibi üniversitelerin python ve yapay zeka eğitimlerine katıldım. Bazıları sertifikalı bazıları normal olmak üzere genelde yazılım alanında kendimi geliştirmeye çalıştım.


Tüm fen bilimlerine yabancı dil, tarih ve müziğe yatkınım, bu alanlara ilgi duyuyorum ve mutlu oluyorum. Keman ,gitar ve flüt çalabiliyorum. Takım sporları ile aram iyi değil bir dönem tenis oynadım. Lisanslı kickboks ve lisanslı okçuluk sporcusuydum. Eskrim yaptım. Üniversitede mekatronik mühendisliği ve havacılık ve uzay mühendisliği alanlarında çift ana dal yapmak istiyorum. Yurt dışına gitme hayalim var ama orada yaşamayı istemiyorum, okumak için veya belki de farklı bir eğitim için giderim. Olabileceğim kadar donanımlı ve iyi bir insan olmak ve ülkeme hizmet etmek en büyük hayalim. Türk Ocaklarına böyle bir fırsat verdiği ve sizlere de beni dinlediğiniz için teşekkür ediyorum diyerek sözlerini tamamladı.

Program sonunda Alber Küçük’e günün anısına üzerinde Türk Ocakları logosu bulunan plaket verildi.

Yorumlar (0)
10°
kapalı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 32 70
2. Fenerbahçe 33 66
3. Galatasaray 32 62
4. Trabzonspor 33 58
5. Alanyaspor 33 52
6. Gaziantep FK 32 50
7. Hatayspor 32 49
8. Karagümrük 33 49
9. Sivasspor 32 47
10. Göztepe 33 46
11. Antalyaspor 33 42
12. Konyaspor 32 40
13. Ankaragücü 32 36
14. Rizespor 32 36
15. Kasımpaşa 33 36
16. Malatyaspor 32 34
17. Başakşehir 32 33
18. Kayserispor 32 33
19. Gençlerbirliği 32 31
20. Erzurumspor 33 28
21. Denizlispor 32 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 29 60
2. Samsunspor 29 57
3. Adana Demirspor 29 55
4. Altay 29 53
5. Altınordu 29 52
6. İstanbulspor 29 51
7. Ankara Keçiörengücü 29 49
8. Ümraniye 29 41
9. Tuzlaspor 29 41
10. Bursaspor 29 40
11. Bandırmaspor 29 39
12. Boluspor 29 35
13. Balıkesirspor 29 32
14. Adanaspor 29 31
15. Menemenspor 29 30
16. Akhisar Bld.Spor 29 25
17. Ankaraspor 29 22
18. Eskişehirspor 29 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 31 63
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 31 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 31 49
8. Everton 29 47
9. Arsenal 31 45
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 31 38
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Burnley 31 33
16. Brighton 30 32
17. Newcastle 31 32
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 31 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 30 67
2. Real Madrid 30 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 30 61
5. Real Sociedad 30 47
6. Real Betis 30 47
7. Villarreal 30 46
8. Granada 30 39
9. Levante 30 38
10. Celta de Vigo 30 37
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 30 34
14. Osasuna 30 34
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 30 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23
Günün Karikatürü Tümü
Namaz Vakti 14 Nisan 2021
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı