31.12.2019, 10:20

hafif roman / Final

Garip bir ezgi kulağıma çalınıyordu evin içinde. Nandu’ nun hüznün girdabında yoğrulmuş sesine benzettim. Bildiğim dilden değildi. Ama aşina olduğum o dilden mırıldanıyordu. Annem ne güzel konuşuyordu bu dili. Hele akordeonla hem çalıp, hem dans ettiği hem de neşeli şarkılar söylediği düğünler ne muhteşemdi. Bir kaçına şahit olmuştum. Çok güzel oynardı Çerkes danslarını. Çok yakışırdı ona, bir peri gibi süzülürdü koca meydanda. Büyükler hep anlatırlardı; civar köylerin delikanlıları onu görmek ve onunla dans etmek için hiçbir düğünü kaçırmaz ama o kimselere yüz vermezmiş. Nandu’ nun söylediği şarkının melodisinin neşeden uzak, kederli bir tınısı vardı. Hüzünlü bir öyküsü olan ‘Kafkas ezgisi’ olmalı diye düşündüm. Ama gecenin bu yarısı, sabaha çeyrek kala nedendir böyle bir şarkı mırıldanmak pek anlam veremiyordum. Evde sadece o vardı galiba. Başka bir nefes, başka bir ayak sesi gelmiyordu kulağıma. Herkes ya uyuyor ya da dışarıda olup biteni anlamaya çalışıyor olmalılardı. Nandu’ nun yanına tek başıma gitmeye çekiniyordum açıkçası. Hafifçe kapıyı araladım. Tiz bir metal sesi çınlamıştı gecenin sessizliğinde. Ama benden başka hiç kimse fark etmedi bu iç burkan sesi. Köy evlerindeki kapılar neden hep böyle gıcırdar ki diye söylendim kendi kendime...

Taşlıkta belli belirsiz bir karaltı gördüm; sanki baştan ayağa siyahlar içinde, başında beyaz bir çaput, iki eli ile başını kavramış bir sağa bir sola gelişigüzel sallanan. Sürekli bir ezginin aynı yerini tekrarlıyordu.

Kapının önünde de bir kaç kişi toplanmış hep bir ağızdan fısıldaşıyorlardı. Duyabildiğim ama anlam veremediğim bir kaç cümleyi onlarda şaşkınlıkla art arda sıralıyorlardı. “Kara Şimşek’ i gördüm demiş Ubıh’ ların Ahmet. Yemin billah ediyormuş. Rüzgara karışmış fır dönüyormuş köyü”. “Bir kaç kişi daha gördüğünü söylüyor” dedi içlerinden biri daha. Hep bir ağızdan “hayrolsun gecenin bu vakti” diye tekrarlıyorlardı. “Ateşten bir ok gibi durduğu yerde duramıyormuş, bir o kapıya, bir bu kapıya yanaşıp garip sesler çıkarıyormuş” diye hayretler içinde devam ediyordu fısıldaşmalar. Rüzgarın sesinden pek anlayamıyordum ama hepsinin sesinde korkuyla karışık bir merak olduğu belliydi. Arada bir Nandu’ nun adı da geçiyordu konuşmalarda ama ne dediklerini anlayamıyordum bu kahrolası uğultudan.

Annem ara sıra anlatırdı; Nandu’ nun ne kadar otoriter bir kadın olduğunu. Hep ‘dediğim dedikti’ derdi onun için. Ve uzun yıllar sonra evlendiğinde, başka bir otoriter kadınla yani babaannemle karşılaşmasını ise kaderin bir cilvesi olarak yorumlardı. Ama annem çok naif üslubu ile, yaşadığı dönemlerde, birlikte olmak zorunda kaldığı bu iki özel kadınla, hayatı paylaşmanın bir yolunu kendince bulmuştu. Ve ne yazık ki annesine benzer bir hikaye ile hayata veda edişini ise aile, hep bu iki arada bir derede, başkalarını kendinden ödün vererek idare etmelere, yani içine atarak rahatsızlanmasına bağlamıştı.

Nandu için “vaktiyle kızını istemediği biri ile evlendirmek istemiş, çok ayak diretmiş, ama sonunda anneannemin yalvarmalarına dayanamayarak, uzun süre uğraştıktan sonra pes etmiş” derlerdi. Ama anneannem bu zorlu süreçten çok yara alarak çıkmıştı. Daha sonra çok sevdiği dedemle evlenerek mutlu bir evlilik yapmıştı. Annem doğduktan bir kaç yıl sonra ise, bu zor günlerin sıkıntısından olsa gerek, ince hastalığa yakalanmış ve vefat etmişti. Bu olay ailede büyük bir kederle anlatılır yıllar boyu. Nandu o günden beri, bu olaydan hep kendini sorumlu tutmuş ve anneme sarılarak onu kimselere vermeden büyütmeye çalışmıştı. Ama hayatı boyunca da bu acılı yükü sırtında taşımakta zorlanmıştı. Annem bu hikayeyi bildiği halde Nandu’ ya büyük bir sevgiyle bağlı kalmış, ölene kadar yanından ayrılmamıştı...

Ve yıllar yıllar sonra bu karanlık gecede, yine Nandu kaderin kendine çizdiği bu garip olayla karşı karşıya kalmanın çaresizliği, isyanı içindeydi işte. Yıllar önce kızının kaderi ile oynadığını düşündüğü o ısrarının vicdan azabını bir nebze olsa azaltmak için, köyün birbirine sevdalı ama iki hasım ailesine mensup gencinin aşkına sahip çıkmaya karar vermişti. Köyün büyük kısmını ve aileleri karşısına almak pahasına bu iki gencin birbirine kavuşması için elinden gelen yardımı esirgememeye karar vermişti. Ama büyükleri ikna edemeyince, onların köyden kaçarak kendi kardeşinin yaşadığı köye gitmeleri için her türlü hazırlığı halletmiş, gece yarısı onları bir araya getirmiş, kızı evinden gelinlikle çıkıyormuş gibi giydirip, çok sevdiği atı Kara Şimşek’ le kaçmalarını sağlamıştı.…

Ve işte bu zemheride, gecenin bu ayazında, Kara Şimşek tek başına dörtnala köye dönmüş ve deliler gibi köyün bir ucundan diğerine koşmaya başlamıştı. Atının nal seslerini gecenin bembeyaz ıssızlığında duyan Nandu, yıllar yıllar önce sebep olduğu bir felaketin tekrar yaşanmasından duyduğu endişe ile fevkalade tedirgindi. Bir büyük azabı daha kaldıramayacak olmanın kederi ile olanı biteni öğrenmek için sağa sola koşturuyor ama doğru dürüst bir haber alamıyordu. Dilinde hüzünlü bir Kafkas ezgisi ve dualarla, odanın içinde bir başına, çaresizlikle yanıyordu yüreği. Köydekiler durumdan bihaber, Kara Şimşek’ in o halde köyün içinde deli gibi koşturduğunu görünce, Nandu’ nun evine doğru telaşla gelmeye başlamışlardı.

Nandu, artık karanlık bu kış gecesi, siyahlar içinde, doğup büyüdüğü, kızını kendi elleri ile yolculadığı, bu Çerkes evinin önündeydi. Kederli gözleri buz gibi ayazda ve sisli ışıklar altında Kara Şimşek’ i arıyordu. Allah’ a yalvaran duaları peşi sıra okuyarak yağan kar altında simsiyah bir heykel gibi kıpırdamadan bekliyordu. Köylüler olan bitenin şaşkınlığı içindeydi. Gençlerin aileleri de durumdan haberdar olmuş, olan biteni öğrenmek için ellerinde fenerlerle Nandu’ nun evine doğru söylene söylene yürümeye başlamışlardı. Evin önü fenerlerle ateş böceği tarlasını andırıyordu. Nandu herkesin önünde, kılını dahi kıpırdatmadan atını beklemeye devam ediyordu. Ve nihayet uzaktan Kara Şimşek görünmüştü. Yavaş yavaş ona doğru ilerliyordu, iki adım ileri bir adım geri. Sanki Nandu’ nun kendisini görmesini istemiyor gibiydi. Nandu atının üzerinde salkım saçak bir şey görmüştü. “Ne ola ki bu?” diye geçirdi içinden. Uzaktan pek bir şeye benzetememişti. Ama at yaklaştıkça…

Artık dizleri yorgun bedenini kaldıramıyordu. Gördüğü şeyin şaşkınlığı ve acısıyla soğuk karın üzerine yığılı vermişti. Geçmişin ağırlığı üzerindeyken, kızının felaketine sebep olmanın kederi hala yüreğini dağlarken, başka bir felaketi daha yaşlı bedeninin kaldıramayacağı aşikardı. Annem Nandu’ nun üzerine kapanarak onu kaldırmaya çalışıyordu ama nafile. Kara Şimşek iyice evin önüne geldiğinde, herkes gördüklerine bir anlam veremiyordu. Nandu, annemin desteği ile yavaş yavaş kalkmış ve atının üstünden sarkan şeyi titreyen elleri ile avuçlamış, hıçkırıklarla o en başta duyduğum şarkıyı yeniden mırıldanmaya başlamıştı. Avuçlarının arasında artık kaldıramayacağı büyük bir ‘elem’ duruyordu. Herkesin anlamsız bakışları altında sarsıla sarsıla ağlamaya başlamıştı. Ellerinde duran, yüreğini alev alev dağlayan şey; mutlu olsunlar diye atının terkisinde gönderdiği o dünyalar güzeli Çerkes kızının paramparça bembeyaz gelinliğiydi….

Yorumlar (0)
kapalı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 33 71
2. Fenerbahçe 33 66
3. Galatasaray 32 62
4. Trabzonspor 33 58
5. Alanyaspor 33 52
6. Gaziantep FK 32 50
7. Sivasspor 33 50
8. Hatayspor 32 49
9. Karagümrük 33 49
10. Göztepe 33 46
11. Antalyaspor 34 42
12. Konyaspor 33 41
13. Rizespor 33 39
14. Ankaragücü 33 37
15. Kasımpaşa 33 36
16. Malatyaspor 32 34
17. Kayserispor 33 34
18. Başakşehir 32 33
19. Gençlerbirliği 33 31
20. Erzurumspor 33 28
21. Denizlispor 32 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 30 63
2. Adana Demirspor 30 58
3. Samsunspor 30 58
4. Altay 30 54
5. İstanbulspor 30 54
6. Altınordu 30 52
7. Ankara Keçiörengücü 30 49
8. Ümraniye 30 44
9. Tuzlaspor 30 44
10. Bursaspor 30 43
11. Bandırmaspor 30 39
12. Boluspor 30 35
13. Adanaspor 30 34
14. Balıkesirspor 30 32
15. Menemenspor 30 31
16. Akhisar Bld.Spor 30 25
17. Ankaraspor 30 23
18. Eskişehirspor 30 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 31 63
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 31 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 32 50
8. Everton 31 49
9. Arsenal 31 45
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 31 38
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Brighton 31 33
16. Burnley 31 33
17. Newcastle 31 32
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 31 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 30 67
2. Real Madrid 30 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 30 61
5. Real Sociedad 30 47
6. Real Betis 30 47
7. Villarreal 30 46
8. Granada 30 39
9. Levante 30 38
10. Celta de Vigo 30 37
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 30 34
14. Osasuna 30 34
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 30 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23
Günün Karikatürü Tümü
Namaz Vakti 17 Nisan 2021
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı