Kızımız üniversite öğrencisi.
Televizyonda bir yarışma programına katılıyor.
Kendisine, Cumhuriyet ilan edildiğinde, Atatürk’ün kaç yaşında olduğu soruluyor.
4 seçenek sunuluyor. Bilmiyor.
Kızımız 2 joker kullanıyor. Doğru cevabı arkadaşı söylüyor.
Işte eğitim kalitemizin aynası!
Belki de istenen, arzu edilen sonuç.
***

Bakın cumhuriyetimizle yaşıt ülkelere...
Güney Kore, Japonya, Finlandiya.
Hepsi, bize neredeyse bir asır bindirmiş seviyedeler.
Nasıl başardılar?
Eğitimle..
Yalnız öğrencileri değil, halkı da eğiterek.
Çünkü, başka bir çözüm yok.
***
Grigory Petrov'un Beyaz Zambaklar Ülkesi kitabı, halk eğitiminin önemini çok güzel anlatır.
Atatürk'ü de etkilediğini belirtmek isterim.

 

Bakın, kitapta ne diyor Finlandiya Halk Kahramanı Snelman:
*Aydın olmak, modaya uygun elbise, şapka ve kolalı gömlek giymek değildir. Aydın kesim, bir milletin beyni gibidir. Millet sizi iyi bir öğrenim gördükten sonra, bir maaşa konasınız, akşamları kahvelerde iskambil veya domino masasının başına geçip eğlenesiniz diye okutmamıştır. Bunu böyle yapanlar, gerçek aydın değildir. Bunu yapanlar, aydınların küflenmiş olanlarıdır.
 

*Okumuşların hepsi ulusal zekâyı geliştirmek, ulusal vicdanı uyandırmak, ulusal iradeyi güçlendirmek zorundadır. Köylülere, işçilere ve kasaba halkının alt tabakasına nasıl daha iyi yaşayabileceklerini öğretin!


*Millete hayatın değerini anlamayı ve korumayı öğretin. Bizim çorak vatanımızda da her köylü ve işçinin yaşadığı hayattan daha rahat, daha sağlıklı, daha güzel bir hayat yaşayabileceğini anlatın.


*Millete nasıl çalışması gerektiğini öğretin. Ucuz ve gösterişsiz olmakla beraber, daha iyi yerleşim yerlerinin nasıl yapılabileceğini gösterin.

*Kendilerinin ve çocuklarının sağlıklarını nasıl koruyacaklarını bildirin. Mutlu bir aile yaşamının nasıl kurulabileceğini, erkeğin kadına ve kadının erkeğe nasıl davranacağını, çocukların nasıl eğitileceğini öğretin. 

*Milleti, her işi zamanında yapmaya, disiplin ve düzen içinde 
çalışmaya alıştırın. Kendinin ve başkalarının kişilik haklarına saygılı olmayı öğretin.”

***
Cumhuriyetin ilk yıllarında, halkevleri, köy enstitüleri bu amaçla açıldı. Sonra ne oldu?
Birer birer kapatıldılar.
Sosyal gelişme, ekonomik gelişmenin üzerinde olmasın gerekçesi ile..
Bireysel ve sosyal gelişimini tamamlayamamış kitlelerin, üretime ve ekonomiye de katkısı olmadı.
Vatandaş olma aşamasına geçemediler. Kul olarak kaldılar.
En büyük zararı, demokrasiye verdiler.
Cehalet ve yoksulluk; niteliksiz, kalitesiz, yeteneksiz siyasetçilerin beslenme alanı oldu.
Cehalet ve kalitesizlik kurumlaştı. Ahlaki ve ulusal değerler tahrip oldu.
Ekonomik çöküş, sosyal çöküşü tetikledi.
Aynı anda start aldığımız, Güney Kore ve Finlandiya eğitim kalitesinin meyvelerini refah olarak toplarken, biz, kalitesizliğin  bedelini yoksulluk olarak ödüyoruz.


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner81

banner135