Sibel Gönül, Hasan Ayaz’ın kadınlarla ilgili ilk imtihanı değildir kuşkusuz.

Ama yazının çok gereksiz uzamaması elzem, okuyucumu gereksiz zaman kaybından korumak esas meselem.

1 dozluk vitamin hapı gibi yazabilsem keşke, okuyan yutsa ve direk tüm şeffaflığıyla yazılmış olan şeyler bünyesine yarasa, şifa olsa.

Ama bu yazıdan şifa çıkmaz, çünkü hakkında yazacağım kişi, görünen o ki ‘kadın’larla ilgili sorunları olan birisi.

Bu dünya üzerinde ve Allah indinde ‘kadın’a bakış açısını doğrultamamış hiçbir iki ayaklının ‘tekamül’ünü doğrultarak bu dünyadan ayrılabildiğini düşünmeyenlerdenim.

Dedikten sonra meseleye gireyim.

Son yerel seçimleri bir hatırlayalım.

İzmit Belediyesi’ni muhalefetin alabileceği tek ismin: Fatma Hürriyet Kaplan olduğunu daha aday adaylıkları bile belli değilken yazan kişiydim.

Fatma Kaplan Hürriyet, gerçek bir vatansever olarak; ‘GÖREV beni çağırıyor’ diyerek, başkalarının hayatları boyunca kırk takla atarak elde edemediği ‘VEKİLLİK’ titrini bir kenara atıp, adaylığı kabul etti çıktı sahalara.

Tam da şu anda sormak isterim: BİR FATMA KAPLAN HÜRRİYET, kaç tane TAHİR BÜYÜKAKIN eder acaba?

Bunu sormaktan şahsım adına hicap duyduğumu da not düşerek devam edeyim. Ama sözün farklı ilk versiyonunu sarfeden ben değilim.

Sözün ilk söyleyeni iddia edildiği üzere Sefa Sirmen. Söz ise: “Benim için Tahir Büyükakın, 100 tane Fatma Kaplan Hürriyet eder”

Sözü sarfedene tutunarak; egosal faaliyetlerine ya da çıkarlarına hizmet etmediği için ‘tukaka’ ilan ettiği kişiye, o talihsiz söze sahip çıkıp ikinciye ‘sallayan’ kişi de ben değilim.

Ama cevap vermek de boynumun borcu zira cevapsız bırakıldığında ‘sükutun ikrar’dan geldiği öğretilmiş DNA’larım bana zulüm yapar sonra.

İddia edildiği gibi Sefa Sirmen bu sözü sarf ettiyse, kendi inandıklarına ihanet etmiştir.

Atalarımızın bir sözü var ya hani: Bir çuval inciri berbat etmek…

Sefa Sirmen bir çuval inciri berbat etmeyi geçtim, ‘Ego sahibi olmamak’la gönüllere yerleşmişliği meziyetini kendi ayaklarının altına almıştır, not düşeyim.

Süleyman Şen aynı talihsiz lafı alıp, bir kez daha Sefa Sirmen’e tutunmuş; Sanki Milli Görüş çizgisinden geldiğini tamamen unutmuş da orijinal CHP’liymiş gibi bir davranış sergileyerek aynı sözü kendisi de ‘pekiştirip’ tekrarlayarak has CHP’liliğini ilan etmiştir.

BİR SİYASİ PARTİ’NİN BELEDİYE BAŞKANINA AYNI SİYASİ PARTİNİN SİYASİSİ BÖYLESİ BİR CÜMLE SARF EDEBİLİYORSA, BU DURUM DİSİPLİN KURULUNA SEVKİ GETİRİR, bunu da demiş olayım.

Ağacı kendi içinden kurdu çürütür’ün bir kez daha teyidi sağlanmıştır.

Bugünkü yazının konusu ne Sirmen ne Şen..

Mecbur bu yazıda geçti isimleri zira, attıkları yanlış pası 90’dan çakmaya hazır Hasan Ayaz sağolsun, 'ofsayttayken çekilen şutun GOL olmayacağını' düşünmeden hareket etmiş bir kez daha. Ben de altını çizeyim istedim.

WhatsApp Image 2022-06-17 at 21.47.42-1

Hasan Ayaz elbetteki böyle bir fırsatı kaçırmayacaktı. Kendisi geçen seneden beri Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nde  İzmit Koordinatörü görevinde.

KİM BU HASAN AYAZ?

1974 İzmit doğumlu.
Yeniköy İlkokulu ve İzmit İmam Hatip Lisesinin ardından Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Tarih Bölümü'nü tamamladı.
İmren Yapı Malzemelerinin sahibi.
Metin Alan ve Erhan Güleryüz’le birlikte Çarşı Yapı’yı yapan isimlerden.
Eski İl Genel Meclisi Başkanı ve Yeniköy Belediye Başkanı Ali Ayaz’ın oğlu.

Nevzat Doğan'ın ilk doneminde başkan yardımcısı olarak kısa bir süre görev yaptı.
Bu kısa çalışma süresinin sonunda istifasını verip ayrıldı. Nevzat Doğan'la aralarında ne geçti bilinmiyor.

Sonrasında 11 adayın arasından, AKP İzmit İlçe Başkanı Ali Korkmaz'ın ardından AKP İzmit İlçe'ye başkan yapıldı.
2019 Yerel Seçimleri öncesinde başkanlıktan ayrılarak AKP den İzmit Belediyesi'ne aday adayı oldu 
Aday gösterilmedi, Millet İttifakı'nın adayı Fatma Hürriyet Kaplan'ın karşısına o değil Sibel Gönül çıkarıldı.

Yazımın en başında belirttiğim, 'ilk travma Sibel Gönül değildir' meselesi yaşandı.

Hasan Ayaz 'küskün' pozisyonunda seçim çalışmalarında 'AKP'de iç sıkıntılar' yaşatmakla suçlandı.

Ancak buna rağmen geçtiğimiz yıl, Büyükşehir Belediyesi'nde Başkan Büyükakın tarafından kendisine İzmit Koordinatörlüğü makamı verildi.

***

Kocaeli'de durumu biliyorsunuz. İzmit ilçe dışında, Büyükşehir de dahil olmak üzere AKP'nin elinde. 

3 sene önce Başkan Hürriyet'in İzmit Belediyesi'ni kazandığı günden itibaren; İstanbul'da İmamoğlu Ankara'da Mansur Yavaş ne çekiyorsa, İzmit'te mecliste Fatma Kaplan Hürriyet çekiyor.

İzmit Mecliste üç senedir çok ciddi bir baskı sürüyor. Başkanın yapmak istediği hiçbir iş kolaylıkla meclisten geçmiyor, çok ciddi bir psikolojik mücadele sürüp gidiyor.

Bu mücadelenin yanında sürekli bir 'ima' polemiğiyle Başkan Hürriyet'in yaptığı ihaleler ile ilgili 'şaibe' yaratma algı yönetme kampanyaları sürdürülüyor.

En son 'araç satın alma' isteğinde olan Başkan Hürriyet'e iki sene önceki yokuş yapan AKP'liler her gün değişen inanılmaz artan araç fiyatlarını kaile almıyor, 'araç satın almak' için karar vermek yerine karar toplantısını erteleyip duruyorlar ama erteleme sebebi olarak seçilmiş araçların rakamlarını araştıracaklarını sebep gösteriyorlar.

Kısacası herşey birer 'showbussiness'.  Algı yönetmeyi sürdürerek, yüzde yüz kamu yararı güdülerek yapılan girişime dahi kulp takıp şova çeviriyorlar.

Fatma Kaplan Hürriyet de DNA'sına aykırı olduğu için; susmadığı ve canının son direncine kadar kamuoyuna gerçeğin aslında ne olduğunu anlatmaya pes etmediği için ve tüm bu baskı ve psikolojik engelleme savaşına rağmen İzmit Belediyesi'ne yıllarca yapılmamış işleri yapmaya aynen devam ettiği için; 'Mağdur edebiyatı yapan' oluyor, vatandaşı bilgilendirmek için gönderdiği SMS'lerin kamu zararı olduğu iddia ediliyor, üstüne de cila niyetine ONLARA RAĞMEN 3 SENEDİR YAPILAN HERŞEYİ tek kalemde silerek 'İzmit için ne yaptı ki' diye soruluyor.

**

Dert belli çünkü. Bugünlerde çok zikredildiği üzere 'Geliyor gelmekte olan'. 

Büyükakın'ın Büyükşehir Başkanlık makamına oturduğu ilk günden bu yana, Kocaeli'deki tüm yatırımların seyri İzmit'e dönmüş durumda.

Büyükşehir Belediyesi, İzmit İlçe'ye o derece ilgi-alaka ve hizmet yarışı sürdürüyor ki, geçtiğimiz yıl diğer ilçe belediye başkanları bile sitemkar olmaya başladı.

Dert belli çünkü, önümüzdeki yerel seçimlerde Başkan Fatma Kaplan Hürriyet'in büyükşehire aday olacağı ihtimali gündemlerinden hiç düşmüyor!

**

Normalde güzide basınımızın manşet panoları ile fiyakalı görsellerine çıkan ‘makam sahipleri’ tamamen alıştıkları bu ‘sallama’ cümlelerle sadece cürümleri kadar yer yakıyor.

Bunu anladıkları ve bu şekilde vatandaşa ulaşamadıklarını öğrendikleri zaman belki kazanma şansları olabilir.

‘Çamur at izi kalsın’ların, algıyı yönetmenin becerisiyle yenilen ‘ekmek’lerin sonuna geldiniz beyler zira bunları VATANDAŞ yemiyor!

O kadar doyurdunuz ki – bir tek bu hususta doyurdunuz yalan yok- siz sadece kendi rekabet alanınızdaki insanlara okutabiliyorsunuz bu ‘sidik’ yarışınızı.

Okuttuklarınızın da bir kulağından giriyor diğerinden çıkıyor doğrusu.

-

Sözün özü:

Akrabasının bile dükkanı kapayıp fersah fersah uzağa giderek kendisinden uzak durduğu Hasan Ayaz’a

Fatma Kaplan Hürriyet’e sunduğu nasihatı bilakis kendisinin uygulamasını tavsiye ederim.

ESAS REHABİLİTE olması gerekenin oturduğum yerden Hasan Ayaz olduğunu görüyorum ben..

Bu ayıp değil ALTINI DA KAPKALIN ÇİZEYİM HA!

Ben bunca hayatım boyunca dışarıya çok ‘iyi’ görünüp ama içeride ailesine ‘saldırgan’ davranan çok arkadaşıma ‘psikolog’ tavsiyesi yaptım örneğin ve düzeldi birkaçı çok şükür.

Üstelik buraya isimlerini yazsam inanamaz, konduramaz, hayrete de düşersiniz.

Hasan Ayaz’ın kadınlarla sorunu gerçekten var mı bilemem, bir psikiyatr değilim ama var ise en güvenilir doktor arkadaşlarımdan birinin numarasını seve seve veririm.

Gazeteci olarak kamuoyuna hizmet veriyoruz malum, hizmette sınır olmamalı.

Senede bir ortaya çıkıp, "Fatma’ya 'sallasam' nasılsa beni bir sene götürür" hesabı artık tutmuyor çünkü.