Kasım ayının yarısını geride bıraktık ve kış artık kendisini net bir şekilde göstermeye başladı.

Ülkemizi yönetenlerin, yönetemezliği çerçevesinde ekonomik olarak çok zorlu bir süreçten geçiyoruz.

Türk Lirası, döviz karşısında değer kaybetmeye devam ediyor.

Altının gramı son üç gündür en yüksek seviyeyi gördü. Nerede duracak bilinmiyor.

Çarşıda, pazarda, markette, bakkalda, manavda, kasapta, balık pazarında fiyatlar yukarı çıkmayı sürdürüyor.

Akaryakıt fiyatlarındaki oynaklık iğneden ipliğe her şeye yansıyor.

210 gram ekmek 5 TL.

1 adet simit 6 TL.

1 yumurta 2.5 TL.

Sütün litresi 13 TL.

Peynir, tereyağ sofralara ayda bir sefer geliyor.

5 litrelik Ayçiçek yağı 190 TL.

Yıllık enflasyon,

TÜİK'e göre yüzde 85.51.

ENAG’a göre yüzde 185.34.

4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 7  bin 500 TL. Yoksulluk sınırı 20 bin TL civarında gerçeğinden yola çıktığımızda,

Bu rakamlar alım gücü yetersiz olan milyonların ne yazık ki birinci gündem maddesi olarak yer alıyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Nurettin Nebati’nin “20 yıldır kimseyi enflasyon altında ezdirmedik” sözlerini duyanlar biz başka bir yerde mi yaşıyoruz?

Sorusuna yanıt arıyorlar.

Konutlara gelen doğalgaz ve elektrik faturalarının yüksekliği gündemimizde tartışılan bir konu olarak yer alıyor.

Isınma sistemimiz merkezi sistemle olduğu için, sadece mutfak ve banyoda kullandığım doğalgaz faturası ekim ayında 64 TL geldi. Bu fatura 2021 yılının aynı ayında 25 TL olarak gelmişti.

Gelen zamların oluşturduğu bu duruma bir örnek daha verirsem ısınmada kullandığımız doğalgaz için geçtiğimiz yıl aylık 250 TL ödüyordum bu yıl aylık 500 TL ödüyorum.

Bu artış oranında gelirim arttı mı?

Sorusuna yanıtım kesinlikle hayır olacaktır.

Elektrik faturaları ise aynı doğalgaz gibi ikiye hatta üçe katlamış durumda.

Hayat pahalılığının arttığı ve alım gücünün sürekli aşağıya doğru indiği bir dönemde 2023’te uygulanacak ‘Asgari Ücret’ için aralık ayında görüşmeler başlayacak.

Memura emekliye verilecek zam oranı da yine önümüzdeki ay açıklanacak.

Zam yapılacak oranla ilgili olarak seçim yaklaştığı için beklentilerin çok fazla olduğu gözleniyor.

Asgari Ücret 8 ile 10 bin TL arasında olursa gıdaya erişme konusunda bugünkü etiket rakamlarıyla nefes alınabilir.

Ancak,

Asgari Ücrete yapılacak zam sonrasında girdi maliyetleri arttığı için gıda alımında fiyatlar yine artacak.

İşte bu artış önlenemediği müddetçe yapılacak zam oranı hiç bir fayda sağlamayacak.

Buda ekonomik politikanın hatalı olduğu anlamına geliyor.

Çalışana yapılacak zam oranı konusunda cimri davrananlar yeniden değerleme oranında ise yüzde 122.93 rakamını dile getiriyorlar.

Yani alınacak vergi oranı, değerli kağıda ve trafik cezaları başta olmak üzere diğer cezalara yapılacak zamların oranları olacak.

Vergi alırken yüksek oran zam verirken göz boyama oranı…

Peki bu ülkede yaşayan milyonlar nasıl geçinecek?

Bu sorunun yanıtını 2023’de demokrasi gereği sandık önünüze geldiğinde ülkemizde yaşayan milyonlarca seçmen verecek…