Leyleklerin getirdiği güzel yaşam, her zaman bize en iyi şeyleri getirmiyor olabilir. Sorunlar, kavgalar, yalnızlıklar bu dünyanın belki de en büyük gerçekleri. Fakat onları yenmek, bizim en büyük görevimiz olmalı. Başladığımız her yolda azimle devam etmeliyiz ve hayat, bence bu yollardan en büyüğü. Onun yakasını asla bırakmamak ise, bizim içimizdeki en büyük hırs.

Bu Pazar, size aklıma her geldiğinde beni inanılmaz bir biçimde mutlu eden, hayata bağlayan ve yaşama sevincimi, ilkbahardaki ağaçlar gibi tekrar yeşerten bir anımdan bahsetmek istiyorum. Umarım sizin için de içinizdeki pek çok kilitli duygunun anahtarı olup, içinizi ferahlatır bu güzel beş dakika.

Soğuk bir günde, çok üşüyüp sıcak bir salep içmek için bir kafeye oturup kendimi ısıtmaya çalışırken, aynı zamanda sokağı izliyordum. Sokaktaki insanları izlemeyi, onlar hakkında hayaller kurup, kafamda hayat hikayelerini tekrardan yazmayı çok severim. İşte bu yüzden sokaktaki insanları inceliyordum ki küçük bir çocuk takıldı gözüme. Ayakkabısı yırtık, tişörtü eskimiş, mendil satan bir oğlan çocuğuydu bu. Yüzünü bir görseniz, öyle güzel bakıyordu ki etrafına… Hiçbir sorunu yokmuşçasına, hayatı en güzel hediye olarak gören bir çocuğun bakışları vardı yüzünde. Yanında da annesi vardı, birlikte duruyorlardı. Ona baktığımı görünce bana el salladı. Bu hareketi beni o kadar mutlu etti ki, ben de ona el salladım. Gülmeye başladı, gülüşü bir savaş bitirebilecek kadar güzeldi. Ben de ona gülümsedim. Gülümsediğimi görünce bana bir öpücük attı, karşılığında ben de ona öpücüklerimden atınca bu oyunu iyice sevdi küçük beyimiz. Küçük oyunumuzu sevince bana bir öpücük yerine 5-6 tane atarken annesine yakalandı ve ondan kocaman bir şaplak yedi. Şaplağın şokuyla hep birlikte güldük. Ben salebimi gülümseyerek yudumlarken onlar da yürüyüp, sokağın sonunda kayboldular.

Hayat, çok ilginç bir şey, sonunda ne olacağını bilmediğiniz bir film izlemek gibi. O çocuk, benim hayatımda öyle çok şeyi değiştirdi ki… Kendimde yeni hisler, hiç bilmediğim düşünceler buldum. Kalbim o ve diğer çocuklar için atıyor. Her çocuğun onun kadar mutlu olması, o günden itibaren en büyük temennim oldu.

Ne yaşarsa yaşasın, her durumda içten bir şekilde gülen çocukların hiçbir zaman eksilmemesi, her çocuğun eşit bir hayat sürmesi ve kuşlar kadar özgür olmaları en büyük isteğim. Her ırk, her kişi, her yürek, her çocuk yaşamaya değer, çünkü her biri çok eşsiz ve çok özel.

Kalbinizi ısıtın, çünkü çocukların sıcacık kalplere ihtiyacı var. Çocuk gibi hisseden herkesin en sıcak hislere ve kalplere ihtiyacı var. Ulaşabildiğiniz her çocuk ile kalbinizi paylaşın. Aslında bir tanesiyle, yani benimle paylaştınız bile.