Image-40

Müzik, bazılarımız için ruhun gıdası, bazılarımız için düşüncelerimizi bastıran bir araç, bazılarımız için ise arkadaşlarla doyasıya gülüp eğlendiğimiz bir gecenin fon perdesidir.

Bize ne ifade ederse etsin aslında her şarkının, her notanın kendine özgü bir hatırası, zihnimizde canlandırdığı bir anısı vardır. Kimi tını bizi çocukluğumuza götürür, kimisi en mutlu günümüze, kimisi ailemizin yanına, annemizin sıcacık kollarına götürür. Sarılmak isteriz bazen şarkıların her bir notasına, bize o kadar iyi hissettirir ki bazen, karamsarlığın içinde boğulduğumuz bir günü bir anda ışıkla kavuşturur.

Kendi sesimizi bastırırız bazen son ses dilediğimiz şarkılarla, kulaklıklarımızı takıp hem çevremizin hem de kendimizin sesini susturmaya çalışırız. Bazen bir otobüs yolculuğunda kafamızı cama dayayıp bazen de vapurda tatlı bir esinti eşliğinde boğazı geçerken bırakırız kendimizi şarkıların akışına. Koşuşturmacaya, kendimize bir es vermek için geçiririz kulaklıklarımızı kulağımıza, bırakırız kendimizi ritmin akışına. Nasıl iyi gelir, nasıl iyi hissettirir o zaman dinlediğimiz o şarkı, bazen mırıldanarak bazen bağıra bağıra eşlik etmek isteriz ruhumuzu iyileştiren, bizi bambaşka dünyalara sürükleyen o şarkıya.

Uzun lafın kısası, her birimizin hayatında ona nefes aldıran, ona kendini iyi hissettiren, çoğu zaman sıfırdan bir sayfa açmasını sağlayan bir tını, bir melodi vardır. Her birimizin hayatında bazen yüksek tonlarda bazense kısık mırıldanmalarla bize eşlik eden bir fon müziği, arka planda hep çalan bir melodi vardır…