Valla ben böyle bir saltanat görmedim hayatımda. Kendi de şahsi tarihinde bu kadar gerin gerin gerinerek salınmamıştır ortalıkta eminim...

Herhalde hayatının en şaşalı dönemini yaşıyordur kesin. Öyle bir kurulmuş ki öbürküsülerini iteleyerek en öne, önceleri kendini mıncık mıncık avuçlayıp, seçen sonra da elinin tersi ile bir kenara iten insanları şimdilerde gördükçe içinden kıs kıs gülüyordur, net.

Millet bırak mıncıklamayı, artık önünden geçerken bile salavatla destur çekerek, elini bile değmeden anca göz göze hızlıca yürüyor, o derece yani

Eskiden sıradan bir selamı bile kendisinden esirgeyenler son günlerde huzura vardığında saygıyla düğmelerini ilikleyip, sadece hörmetlerini sunarak katafalkın önünden hızlı hızlı  uzaklaşıyorlar djdjddj..

Artık her şeyin anlamını yitirdiği öyle garip günlerden geçiyoruz ki kafayı yesek bi dert, ruh sağlığımızı korumaya çalışsak bi dert

Gerçekten insanın aklı hayali almıyor bu yaşananları.

Geçen pazarda dolaşıyorum “bir kaç bir şey alayım” dedim. Bilen bilir mahalle pazarlarında bir şey almasam bile aylak aylak dolaşmayı çok severim.

Ruhu bir başkadır pazarların; rengi bir başka, insanları bambaşka, rengarenktir. Muhabbetin, gıybetin dibine vurulur pazarlarda. Arkasından itinayla  çekiştirilmedik kimse bırakılmaz. Kokoşu da ordadır, şıpıdık terlikle gezeni de. Sırtında kürkle gezeni de ordadır, örme yeleklisi de. Zengini de ordadır, fakiri de. Ama herkes el ele kol koladır, sınıfsal ayrım diye bir şey yoktur tezgahların önünde, arkasında. Herkes en çok pazarlarda eşittir, hatta fazlaca eşit.

Hoş artık o coşkulu, o bol kahkahalı, laf atmalı, neşenin eksik olmadığı günlerden eser yok maalesef. Yerle yeksan ettiler pazarların da hepimizin de ruhunu...

Şimdilerde anlıyor insan ne keyifli günlermiş eskiden vır vır şikayet ettiğimiz o günler. Çok haksızlık etmişiz o zamanlara. Çok zorlukları da olsa bir çay bir simitle mutlu olduğumuz o  günleri har vurup harman savurmuşuz bilmeden..

İnsan gittiğinde anlar ya bazı şeylerin değerini, kafasına dank eder ya elinden uçup gidenlerin ne kadar önemli olduğu. İşte şimdi şimdi anlıyoruz bizler de, simitin çayın fiyatını görünce, o günlerin kıymetini. Böbürlene böbürlene çay simit hesabı yapanlar bile artık ağzına almıyor bu muhteşem ikiliyi. Onu bile insanlara çok görerek hepimizin dengelerini alt üst ettiler.

Demem o ki o gün pazarda gezerken bi baktım haşmetmeabın önünde 30 TL, yazıyla (Otuz TeLe) yazıyor. Şaşkınlıktan ağzım bir karış açık kalakaldım. Ufak bi tereddütten sonra saygıda kusur etmemek için içimden kibar kibar “hoşça kalınız, lütfen istirahat buyurunuz” diyerek hızlıca uzaklaştım huzurdan djdjddj..

Hıyar lan bu hıyarrrr; n’ettiniz bu memlekete?..