‘Edebiyat, kişinin duygu ve düşüncelerini, kendine özgü bir dil kullanarak, belirli estetik kurallar çerçevesinde yazılı veya sözlü olarak ifade etme biçimidir’

Image-63

Sözlük tanımı bu kadar olsa da edebiyat aslında yaşamın ta kendisi, bir yaşam biçimidir.

Yazılı kurallara uygun olsun olmasın hepimiz kendimizi dil ile, sözcükler ile anlatır, en çoşkulu sevincimizi, en büyük acımızı kelimeler ile hayata geçiririz. Küçücük dünyamızı okuduğumuz her şiir, elimize aldığımız her kitap  ile bir adım daha ileriye taşırız. Okuduğumuz her cümle, öğrendiğimiz her kelime ile hayatımızdaki yeni bir kademenin kilidini açarız.

Edebiyatın en büyük amacıdır dil aracılığı ile insana bilgiyi en güzel biçimde aktarmak, insanları düşündürmek, duygularını açığa çıkarmak. Ve en önemlisi insana öğretmek, ondan öğrenmek.

Belki de bu yüzden içimizdeki bilgi açlığını en iyi doyuran, içimizdeki boşluğu en iyi kapatan en sevdiğimiz şiirin son iki kıtası, bir kurgunun içinde bize yepyeni bilgilerin kapısını aralayan o romanın kendine has kokusu ile savrulan sayfalarıdır.

Bu yüzden edebiyat hayattan ve insandan söz etmektir aslında, hayatı mümkün olduğunca anlamak ve gerçek kılmak için çaba sarf etmenin bir diğer adıdır.

İçimizdeki boşluğu doldurarak hayatı anlamanın bir yoludur…