‘İnsanın katili yine insandır!’

İlaç sektörü, birçok ikilemi bir arada bulunduran, hem hayat kurtaran hem de insanoğlunun ticari kaygıları ve kazanç sağlama çabalarından dolayı hayati riskler barındıran devasa bir piyasadır.

Yirmi birinci yüzyılda gelişen teknoloji ve bilimsel olanaklar sayesinde eczane raflarında yerini alan milyonlarca ilaç çeşidi, çoğu zaman insanı hayata tekrar bağlamış, fiziksel hastalıklardan psikolojik rahatsızlıklara birçok hastalığa çare olmayı başarmıştır. Gelişen teknolojinin ortam hazırladığı birçok yeni kaynak ve tıbbi gelişmeler sayesinde bu ilaç çeşitliliği artmakta, ilaç piyasası her geçen gün gelişmekte ve insan aklının bazen algılamakta zorlandığı bir seviyeye ulaşmaktadır. Fakat gelişen bu ilaç piyasası ve insanoğlunun kullanması için ortaya atılan milyonlarca ilaç çeşidi beraberinde birçok problemi de getirmiştir.

Gelişen ilaç sektörü ticari kaygıları da tetiklemiş, kazanç sağlamaya çalışan ilaç şirketlerinin yavaş yavaş kendini göstermesine sebep olmuştur. Ne yazık ki her durumdan kazanç sağlamaya çalışan insanoğlu yavaş yavaş ilaç sektörünü de tekeline almayı başarmış, insan sağlığını, tıbbi gelişmelerin insanoğlunun yaşamına katacağı yenilikleri geri plana atmayı bile göze almıştır.

Senelerdir dünyada milyonlarca cana mal olan kanser illetinin tedavisinin sözde bulunamamasının sebebi de bu ticari kaygılardır belki de. Ateş pahasına satılan kanser ilaçlarının, uygulanan tedavilerinin beraberinde getirdiği milyonlarca dolarlık kazancı kaybetme korkusudur.

Ne acıdır ki insanı yine insan öldürmektedir bu fani dünyada. Kar etmeye, kazanç sağlamaya çalışanlar yüzünden binlerce ebeveyn çocuğunun hastalığının ilaçlarına parası yetmediği için evladını daha bebekken toprağa vermekte, on sekiz yaşında bir genç kız, annesi tedavisi bulunamayan kanser illetine yenik düştüğü için öksüz kalmaktadır.

Ticari kazançlarını insan sağlığından öne koyanlardır parası yetmediği için tedavi olamayan, toprağa verilen canların katili. Ne yazık ki insanın katili yine insandır!