Günaydın…

Nasılsın değerli okuyucu?

‘ülkem gibisin’ öyle değil mi?

Artık -istisnasız- herkes birbirine nasılsın diye sorduğunda bu şekilde cevaplıyor ‘ülkem gibiyim’…

***

2020’nin haziran ayında bir bagajla gittiğim Muğla-Milas/ Kıyıkışlacık’tan 17 ay sonra döndüm İzmit’ime..

‘Ooo ne şanslısın’ diyenleri duyar gibiyim..

Pek öyle olamadı..

Lokasyon bağımlılığımız yoktu, çalıştık gittiğimiz yerde de..

Gündemi takip ettik..

Kendimizce analizler yaptık, yorumladık…

Az sayıda köşe yazısı, çok sayıda sosyal medya paylaşımları yazdık, sürdürdük.

Döndük…

Nur topu gibi bir 'Yüksek tansiyon' sahibi olarak döndük 30 Ekim 2021’de..

*** 

Klişedir… 1 kg pamuğu eline alıp kaldırırsın..

1 kilo pamuğun ağırlığı nedir ki?

Kaç dakika kolun havada tuttuğunda yorulursun?

Dakikalar ilerledikçe o bir kilocuk pamuk, kilolarca yükmüş gibi yorar o eli, kolu..

Dayanamaz indirirsin..

Denemesi bedava..

***

Biz milletçe; 1 kilo pamuğu taşıyandan da şanssızız.

Zira 20 senedir ruha, bedene, yaşama ‘yükledikleri’, 1 kilo pamuktan çooook daha ağır!

Çok daha ağır ve çoook uzun sürdü bu ağırlık… Yirmi sene!

İnsan hayatının ortalama 60 yaş olduğu düşünüldüğünde 3’te biri gidik… Çöp… Bizimle ilgisi olmayan, bizim aldığımız kararlarla ilgisi olmayan bedelleri ödemeyi sürdürdüğümüz, saçmalıkları, kaosları, aldatılmaları, aldatmaları ile her Allah’ın günü akıl tutulması yaşatan ‘olup bitenler’le yüklü bir yirmi koca sene!

***

Her gün yaşadıklarımız zaten ‘gündem’…

Zam.. Tek adam.. İsraf.. Ekonomi, dolar, Euro.. Yolsuzluk...Yoksulluk..Yasaklar. Kısırdöngüye 'pes' dedirtecek kısır bir döngü sürüyor. Biz yok olmayı gün be gün sürdürüyoruz.

Muhalif siyasiler hep aynı.. Muhalefetin ‘vatandaş’a şikayetle sınırlı kaldığı saaaapsarı bir muhalefet.

20 yıldır ben mi bu kadar boş bıraktım kardeşim bu meydanı da ‘tek adam’ hala iktidarda?

Olsun, az daha sabır.. Muhalif liderler diyor ki, ‘gidiyorlar’…

***

Her gün çalışmak zorunda olan biziz.. BİZ MİLLETİZ……….

(işsizlikten kı-rı-lı-yo-ruz!)

Her gün alışveriş yapmak ve eve ekmek götürmek zorunda olan biziz… BİZ MİLLETİZ………

(kazandığımız para yetmiyor, çok borçluyuz!)

Maaşımızı dolarla almıyoruz ama bizle dalga geçen dangozlarla da savaşamıyoruz çünkü HUKUK’umuzu da çalmışlar kaşla göz arasında..

(hukuk sadece biz MİLLETİN aleyhine işliyor!)

Derdimizi kime anlatacağız?

(anlatırsak, TERÖRİST damgası yiyoruz!)

***

Pandemi var bir de…

Maske-mesafe-hijyen-aşı

(ölüyoruz, hergün yüzlerce ölüyoruz!)

***

Yazacak çok şey var değil mi?

Hepinize bir kağıt bir kalem versem eminim çoğunuz bu listeyi maddelerce uzatabilir…

***

Bana soranlar oluyor ‘neden sıkça köşe yazmıyorsun?’

Ben illallah ettim kardeşim aynı şeyleri yazmaktan!

Aynı şeyleri evirip çevirip 20 farklı şekilde yazıp yayınlamaktan!

Biz MİLLETÇE İLLALLAH dedik kardeşim!

Siz demiyor musunuz?!

***

3 Aralık; Dünya Engelliler Günü… Yakın çevrem engelliler konusundaki duyarlılığımı bilir. Dünyadaki tüm engellileri -başarı hikayeleri olsun olmasın- sevgiyle yüreğime basıyorum.

Benim kafayı takık olduğum tek engelli grubu var.

TEK VE İNANILMAZ TEHLİKELİ bir grup o engelli grubu..

Hangileri mi?

‘Zihniyet Engellileri’…

İşte ne çekiyorsak milletçe bu zihniyet engellilerden çekiyoruz! Onların çekisini, bedelini bizler ödüyoruz!

İLLALLAH!