Ülkemizin 7 bölgesinde her mevsim farklı bir şekilde yaşanırken,

üç tarafının denizlerle çevrili olması, akarsuyuyla, gölleriyle, iki boğazı ve

Marmara Denizi ile dünyanın imrendiği bir coğrafi özelliğe sahip.

Her ülke insanının gelip ülkemizin bu farklı yapısını görme isteği,

turizm geliri açısından ülke ekonomisine önemli bir girdi olarak katkı sağlıyor.

Bu önemli gelir kaynağını daha da ileriye götürmek ne yapıyoruz?

Özellikle denizlerimizi dört tarafına ülkemizin topraklarıyla çevrili olan

Marmara Denizi’ni ve İzmit Körfezi’ni ne kadar koruyoruz?

Bu soruların yanıtını vermek için, yurttaşımıza çevreye duyarlı bir birey olmaları için

yeterli eğitim veriliyor mu?

Kentlilik bilinci oluşturmaları için çalışma yapılıyor mu?

Marmara Denizi’nin, İzmit Körfezi’nin suyunun daha temiz olması için,

sudaki canlıların çeşitlerinin daha çoğalması ve mevcutları korumak için,

bu önemli su kaynağını gelecek kuşaklara daha temiz bırakmak için,

birey olarak,

sivil toplum kuruluşları olarak,

yerel yönetimler olarak,

konuyla ilgili bakan olarak,

bugüne kadar ne yaptık?

Bu sorunun yanıtı ‘HİÇ’…

Çünkü,

Çevreyi nasıl korumamız gerektiği yönünde eğitim verilmemiş.

Kentlilik bilinci oluşturulmamış.

Toplu yaşam alanlarında nasıl davranacağımız öğretilmemiş.

Durum böyle olunca da çevreyi, denizi, yeşil alanı, ormanı, boş gördüğümüz ve sahipsiz kalan her alanı kısacası ‘DOĞA’yı hoyratça kirletmişiz.

Doğa da, kendisine yapılanları, adına ister doğal afet değin ister lodos ve fırtına deyin insanoğlunun yüzüne çarptı.

Bunu en son yaşadığımız lodos ve fırtına sonrasında net bir şekilde gördük.

İzmit Körfezi bireylerin, sanayi kuruluşlarının, üstünde yüzen gemilerin verdikleri zararları insanoğlunun yüzüne çarparcasına kıyıya çıkarttı.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’de çok önemli bir iş yapılmış gibi 300 kişilik bir ekiple, lodosun ardından sahillerden 100 kamyon atık topladığını haberleştirerek fotoğraflarıyla servis yaptı.

Bunun adı başarı değil Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğunda olan İzmit Körfezi’nin korunmamasıdır.

Bunun adı etrafında yaşayan herkesin bu önemli denizi korumamasıdır.

Bunun adı insanlık adına  ‘Utancın fotoğrafı’dır…