Kadınlar…

Anne, sevgili, eş, kardeş…

Hayatımızın her köşesinde var ettiğimiz, olmazsa olmazlarımız!

Bir kadın kısa ve belirsiz cevaplar veriyorsa bilin ki o kısa cevabın altında uzun bir ifade, belirsizlikte de tam anlamıyla net bir tavır vardır.

Kadınlar bu sebeple kendilerini anlamayan, anlayamayan erkeklere (öküz, odun, kalas gibi) bazı yakıştırmalar yaparlar!

Aman haa, eğer o yakıştırmalara maruz kalmak istemiyorsanız bu yazıyı dikkatle okuyun. Okuyun ki, aslında son derece anlaşılır ve net ifadeler içeren kadınları, birer çengel bulmacaya benzetmeyin!

Bu hafta sizlere (erkeklere), ‘kadınları anlama sözlüğü’ adı altında bir kolaylık yapıyorum. Aşağıda geçen ‘kadınsal’ ifadelere maruz kaldığınızda odun ya da (çok affedersiniz) öküz olmayın.

İşte (alfabetik sırayla) kadınları anlama sözlüğü;

Annemi özledim: Senin şefkatli kolların hiç bir şey ifade etmiyor. Sadece annemi çok özledim…

Arayan kim?: Şu an kıskançlık krizine girmiş bulunuyorum. Bana hemen kiminle konuştuğunu söyle! Söyle kim o kadın?

Aşkım…: Sıkı dur, sana her zaman bu sözü söylemem! Birazdan, “beni gezdir” ya da “bana bir şey al” diyeceğim ve sen de bunu harfiyen yerine getireceksin!

Bakarız: Aslında benden istediğin her ne ise bana hitap etmiyor. Nasıl desem, pek ilgilenmiyorum. Şimdilik seni geçiştiriyorum, başka zaman bir kez daha sor. Yine, “bakarız” dersem de asla sorma!

Başım ağrıyor: Çok üzgünüm hayatım (aslında üzgün falan değilim). Bu gece asla benimle sevişemeyeceksin! Öncelikle kötü kokuyorsun, git banyo yap, dişlerini fırçala… Haa bu arada, dilediğim ne varsa yerine getirirsen başımın ağrısı belki geçebilir!

Bilmiyorum: Aslında o kadar çok şey biliyorum ki! Amacım sadece seni delirtmek… Üzerime gelme, ‘bilmiyorum’ dediğim anlarda ilave sorular sorma, yeter artık!

Peki: (Cümle içinde söylenirse) Tamamen yelkenleri suya indirmiş bulunmaktayım.

Ne dersen kabulümdür!

Peki!: (Sadece ‘peki’ derse) Yandın oğlum sen! Bir ‘Peki’nin karşısında milyonlarca ifade vardır. Ve asla bir tanesinin bile ne olduğundan haberin yok!

Sana inanamıyorum!: İnan şu an kafam çok karışık. Ne dediğini anlamadım! Baştan anlatır mısın?

Sen bilirsin: Hadi oradan, sen ne bileceksin? Ben bilirim canım… Sadece istemediğimi anla, eğer ben sana ‘sen bilirsin’ diyorsam, ben o teklifine kayıtsız kalacağım üzgünüm. Kısacası, ben teklif ettiğin o programı, ziyareti, almak istediğin o gereksiz şeyi ya da her ne haltsa senin istediğin herhangi o şeyi istemiyorum! Ama yine de ‘sen  bilirsin…’

Seni seviyorum: Seni çok seviyorum…

Seni üzecek bir şey mi yaptım?: Aslında şu an seninle fazlasıyla ilgiliyim hayatım. Bu anların tadını çıkar bence. Kız, bağır-çağır! İnan bana gıkım çıkmayacak. O kadar sert ve ürkütücü bakıyorsun ki, korkuyorum. Benim o agresif tavrım bir kaç saat olmayacak sana söz veriyorum!

Senin neyin var?: Bak, yine seninle ilgiliyim! Ne kadar gizemli olursan, sana o kadar aşık olacağım… Adamım sensin!

Yok bi şey: Aslında o kadar çok şey var ki. Şu an çok sinirliyim! Bana alacağın bir buket çiçek dahi kesmez. Daha dikkatli ol ve o çok beğendiğim o ayakkabıyı alacağının garantisini verirsen, gerçekten de ‘yok bi şey…’