banner119

Merhaba canlarım,

Dünya üzerinde cennet ve cehennemin artık ne anlama geldiği hususunun birçoğumuz farkındayız. Onlar, bizlerin yaşadığı olumlu olumsuz Ruhsal durumlarımız ve onları deneyimliyor oluşumuzdur.

Bunları anlamlandırabilmek için gerekli olan Anahtar Bizde…

Bizler zaman zaman korkularımıza kapıldığımızda cehennemin kapılarını açıyor ve Sevgiyi hatırlayarak onunla var olduğumuzu bildiğimizde de cennetin kapılarını özgürce sonuna kadar açıyoruz.

Siz hangi kapıyı açmak isterdiniz?

Lütfen bu soruyu Kalbinize sorun…

Önce Kalbinizi güçlendirin sonra gözlerinizi kapayın ve ona bu soruyu yöneltin sonra da onun sesine kulak verin. Tıpkı benim yaptığım gibi.

Bekleyin o ses gelecek ve bana söylediği gibi size de seslenecek ve şöyle söyleyecek.

“Ben senin kalbinim” diyecek…

Ve siz Kalbinize seslenecek “O Konuşan Kim” diyeceksiniz.

O da size “Ben İçindeki Çocuk” diye cevap verecek…

O size kalbinizin içinden seslenecek.

Bizler istersek dünya isteklerimiz ve arzularımız yerine kalbimizin bizden istediklerine yönelerek Hayatımıza yön verebiliriz.

Bu konuda neler yapmalıyız?

Sorular, sorular ve yine sorular… Hayatımızda hep var ve cevaplandırılmayı bekliyorlar. Peki, neden büyük bir kısmımız bu sorulara cevap veremiyoruz?

İşte tam da bu sorulara cevap vermemizi engelleyecek olan ortaya çıkan tek şey korkularımız olduğudur. Tabiiki bizim işimiz bunlardan kurtulmak. Rüyalarımıza uyanalım ve içimizdeki çocuğu bulalım. O bize gideceğimiz güzergâh hakkında bilgi verecektir. Kendi evrenine uzaktan şöyle bir bak ve işe önce “Onunla başla”…

Onunla temasa geçtiğinizde bulduklarınıza inanamayacaksınız. Geçmişte yaşadığımız değersizlikler, yetersizlikler, güvensizlikler, utançlarınız, korkularınız, kıskançlıklarınız öfkeleriniz, nefretleriniz, düş kırıklıklarınız, mükemmeliyetçiliklerimiz. Hatıralar belki silinir ama hepsi etkisini sürdürmeye devam edecektir. Tüm bu olumsuzluklar aslında bizim Kim olduğumuzla ilgilidir. Rüyalarda Bilinçaltı odacıklarımızda dolaşmaya devam ediyorsak hala düzeltilmesi ve yapılması gerekenler vardır.

Benim size bu konuda tavsiyem; Tüm geçmişte yaşadığımız olumsuzlukları bir kâğıda yazalım bir mum ve müzik eşliğinde hepsini yakalım, gözlerimiz onların yandığını görsün, kulaklarımız sesini işitsin, sonrada külleri dışarıya üfleyerek hava enerjisiyle karışıp yok olmasını sağlayalım.

Bol bol içimizdeki çocukla temasa geçelim, ondan, ailemizin tüm fertlerinden, öğretmenlerimizden özür dileyelim, af dileyelim, bugüne kadar onlardan aldığımız her ne varsa olumsuz duygu, davranış, düşünce, yargı, ön yargı hepsini onlara geri iade edelim ve bırakın onlarda sizi hayata teslim etsinler, siz de sevgiyle kabul edin…

Hatta oturun onlara mektup yazın. İçinizde her ne varsa hepsini dökün, kızgınlıklarınızı, öfkelerinizi, küfür etmek istiyorsanız onu da yapabilirsiniz. Sizi rahatlatacak ne varsa onu yapın… Bırakın bütün olumsuz enerjileriniz sizi terk edip gitsin. Sonrada oturun bol bol dua edin. Kendinizi bilmeye, bulmaya, her şeyden önemlisi kendinizi sevmeye…

İçinizdeki çocuğun resmini banyonuzdaki aynaya yapıştırın, her sabah onunla sohbet edin… Özgürlüğü yaşayın, o size çok yakın, onu istediğiniz sürece her istediğinizde yaşayın. Bugün hayatınızı sanki yarın yokmuş gibi yaşayın.

Bugünkü mottonuz “Hayatımın en önemli günü bugündür” olsun… Yaşam bizlere sunulmuş eşsiz bir armağan, her an her saniye durmaksızın mucizeler gerçekleşmektedir. Dikkat etmemiz gereken şey kalbimizden içimizdeki çocuğu uzaklaştırmamaktır. Değişim onunla başlar ve hayat çok basittir. Sadece eyleme geçip yapmamız gerekenleri ilk adımı atarak başlatmalıyız. Sabah olduğunda önce uyanmalı, işe gitmeli, çalışmalı, sevmeli ve sevilmeliyiz. Ve işte o zaman yaşam bize pozitif akmaya başlayacak. Bizler bu dünyanın çocuklarıyız. İçimizde tüm evrene ait bilgiler var ve her zaman evrenden bize bilgiler akmaya devam ediyor. Bunlardan daha güzel ne olabilir?

İçimize dönüp kalbimize bakmamız yeterli…

Belki de şu anda bu yazıyı okuyor olmanız bile size bu konuda şifa akmasını sağlayacaktır. Kalbinizin o karanlık odacıklarını arındırıp, temizleyecek, şifalandıracak, aydınlatacak hayatınızda yeni başlangıçlar yapmanızı sağlayacaktır.

Unutmayın; Bizler Kalbimizde yolculuk yapan mükemmel birer küçük çocuklarız.

Kalp bizlerin bir olduğumuz yerdir. Kurduğumuz her türlü ilişki, paylaştığımız tüm deneyimler, ilahi olan herşey, şevkat duygusu, hepsi burda kalpten yönetilir. Kalp sevginin merkezidir. Kalbimiz yaşamın ana enerjilerini ürettiği için daima dengede olmalıdır. Kalbimiz gerçek şifanın kaynağını taşır. Orda kalbin içinde bulunan içimizdeki çocuk saf sevgidir. Saf sevgi sayesinde kendimizi şifaya açıp Ruhsal şifayı rahatlıkla kullanabiliriz.Kalbimize iyi baktığımızda duygularımız dengelenecek ve birlik duygumuz gelişecektir. Biz olduğumuz inancımız giderek artacaktır.

Ya kurban olacağız,

Ya da herşeyi bir kenara bırakıp bundan mutlaka kurtulacağız.

Şimdi hep birlikte sağ elimizi kalbimize götürelim ve sol elimizi de sağ elin üzerine koyalım. Kalbinizin içinde bir ağaç hayal edelim ve bu ağacın yaprakları yemyeşil olsun. Her nefes alışımızda bu ağaç köklerini büyütmeye ve derinlere doğru uzanmaya başlasın. Ağacın dalları ve kökleri arasında bir enerji döngüsü olsun. Evet nefesinizi burnunuzdan alın ve ağzınızdan yavaşça boşaltın.

Hepimizin içindeki çocuğu sevgiyle selamlıyorum…

Sevgi ve ışıkla kalın…

Spiritüel Yaşam Koçu &Eğitmen & Şifa Terapisti

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.