“İnsan olmasaydı”

diyorum bazen…

Daha mı başka dönerdi

dünya?

Acaba daha mı asude olurdu

hayat?

Daha mı neşeli salınırdı

güneş?

Daha mı gülerek ‘elveda’ derdi mesela?

Ay daha mı ‘ışıl ışıl’parlardı

lacivert gecede?

Maviye daha mı mutlu kanat çırpardı

martı?

Çiçekler daha mı başka açardı?

Erguvanlar daha mor

papatyalar daha sarı

Baharlar daha mı ‘gül’ kokardı?

Savaşlar olmazdı mesela

İhanetler de keza

Gözyaşı da...

Dipsiz kuyularda yeşeren kederlerde…

Hayvanlar daha mı mutlu yaşardı

Kendi dünyalarında?…

Bizden mi öğrendiler acaba birbirlerini yemeyi

Bilemem ki?

Nehirler daha mı coşkulu akar

rüzgar daha mı özgür eser

denizler daha mı maviye boyanırdı?

Aslan sütü de olmazdı ama

bak şimdi geldi aklıma

üzüldüm :)

Sevdalar da olmazdı belki

ama peşinden yaşanan acılar da…

Acımasız savaşlar da olmazdı

güç kavgalarında ölen çocuklar da…

Ya da insan daha mı ‘insan’ olaydı

Ne bileyim?…

Nasıl kodladı ki Yüce Yaradan

İnsanoğlunu gönderirken dünyaya?

Adem ve Havva elmayı yerken

Farkında değiller miydi acaba

Sonsuz karmaşayı başlattıklarını?

Neden tezatlarla örülü ki hayatımız?

Kursakta mı kalacak hep

sevdalar

mutluluklar

barış

hoşgörü?

Niçin ölür ki ufacık bebeler açlıktan?

Neden silahlarla uyuruz ki

sevdanın koynunda uyanmak varken güne?…

Neden aşkların önüne geçer ihanetler?

Neden deli dolu gülerken

ağlayıveririz aniden?…

Neden rengarenk yaşarken

birden kararır gökyüzü?

Pırıl pırıl salınırken güneş

neden birden patlar fırtına?

Sakin denizde dingin yol alırken

neden alabora olur ki koca bir hayat?

El eleyken barış içinde

neden bombalar patlar ki ölümüne?…

Neden dostluk varken

düşmanlığı yeşertiriz?

Neden baharlar dururken

hoyrat iklimler kapımıza dayanıverir

durup dururken?

Neden ‘günaydın’ la başlamak varken

her gün sabaha

avaz avazkaranlığa uyanır yürekler?

Hoş sohbetler mırıldanmak varken aynı sofrada

nedendir zehir zemberek yemeklere kaşık sallamak?

Şarabın tatlı sarhoşluğu dururken

neden acılar denizinde yüzmek?

Nedendir yüze gülerken

arkadan vurmak?

Neden onurla yürümek varken başımız dik

eğiliriz ki gücün önünde?…

Tanrım;

fabrika ayarlarımıza geri dönsek

kurtulur mu ki acaba

‘Kavanoz dipli’ dünya?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.