EPSİLON, Ağustos ayında zengin bir seçki yayımladı!

Epsilon, Ağustos 2021’de paranormal aksiyon macerasından kişisel gelişime, ilham veren yaşam öykülerinden sürükleyici polisiye gerilimlere, sevgi dolu ve iyileştirici romanlardan çocuklar için eğlenceli maceralara kadar, yerli ve yabancı yazarların kaleminden çıkan geniş bir seçkiyi okurlarla buluşturdu. Epsilon logolu tüm kitaplar raflarda ve internet satış sitelerinde!

EPSİLON, Ağustos ayında zengin bir seçki yayımladı!

Ahali 2

İrem Demirbaş

İKİ KIZ ARKADAŞ, BEŞ ERKEK KARDEŞ, BİR ÜNİVERSİTE… BUNLARIN HEPSİ BİR ARAYA GELİNCE NE OLUR? UNUTULMAZ BİR İLK YIL!

Aleyna’nın amcasının evinde yarım kalan macera, Melis’in de aralarına katılmasıyla birlikte Çamkıran Üniversitesi’nde olanca hızıyla devam ediyor.

Merakla beklenen sona yaklaşırken isyancı prenses Aleyna, dans partneri Hakan sayesinde mi yoksa zorba kral İlker sayesinde mi kanatlanıp uçmayı öğrenecek?

Bir Hiç İçin

Betty Smith

“Bir araya geldiler, birbirlerini sevdiler ve evlendiler. Masumca ve ne kadar cesur olduklarını hiç düşünmeden birlikte yeni bir hayata başladılar.”

Brooklyn’in yoksul bir mahallesinde dünyaya gözlerini açan ve yaptığı yaramazlıklarla Maggie-Now olarak bilinen bir genç kızın umut, bekleyiş, mütevazılık ve sevgi dolu hikâyesi...

Annesinin erken ölümünün ardından küçük elleriyle büyük bir kadının sorumluluklarını taşıyan Maggie-Now’ın içinizi ısıtacak yaşamı ve tutku dolu aşkını anlatan bu kitap; aile, bağlılık, sevgi ve özgürlük hakkında çok şey anlatıyor.

Bizimle Başladı Bizimle Bitti

Colleen Hoover

“GELECEKTE BİR MUCİZE OLUR DA KENDİNİ YENİDEN ÂŞIK OLACAK DURUMDA BULURSAN, BANA ÂŞIK OL.”
Ailesinden ona miras kalan öğrenilmiş çaresizliğe başkaldıran Lily’nin tüm acılara rağmen yeniden doğuşunun ümit ve sevgi dolu hikâyesi...
İçine doğdukları aileyi seçememenin yarattığı acının üstesinden beraber gelmeye çalışan Lily ile Atlas’ın hayatlarındaki ve hayallerindeki dönüşüm hayranlık uyandırıyor. İlginç tesadüflerle bezeli bu romanı okurken kendinizden bir parça bulacaksınız.

Bizimle Başladı Bizimle Bitti, asla vazgeçmeyen ve “yüzmeye devam etmek” isteyenlerin kitabı; başkaldırının ve empatinin yazıya dökülmüş hâli...

Bunca Zamandır

Rachael Lippincott, Mikki Daughtry

New York Times çoksatan romanı Üç Adım Uzakta’nın yazar takımından, bu sefer hayalperestlere ithaf edilmiş, iyileştirici bir roman: Bunca Zamandır.

Kimberly ve Kyle, her liselinin hayal ettiği türden, mükemmel bir ilişkiye sahipti. Mezuniyet gecesine kadar her şey fazlasıyla yolunda görünüyordu. Kimberly, ilişkilerini bitirme kararı aldığında Kyle'ın dünyası başına yıkılmıştı. Gerçek aşkı bulup kaybettiğine inanırken yeni hayatında Kyle'ı büyük sorular karşılayacaktı: Aşk bir kez yitirildiğinde yeniden bulunabilir mi? Rüyalar gerçek olabilir mi?

Bulmak ve yitirmek, yaralanmak ve iyileşmek... Kyle'ın kendisi ve hayat hakkında keşfettikleri, bizzat aşkın kendisi gibi, karşıtlıklarla anlamlanıyor. Genç kalplerin zamanı ve mekânı aşan, hayal ve gerçeklik arasında salınan dünyasını konu alan Bunca Zamandır; aşkın en nihayetinde kendimize ve diğerlerine anlattığımız hikâyeler olduğunu hatırlatan bir roman.

Buz Kırağı
Berna Ilgın

Ruhuna ben bulaştım. Artık kurtulamazsın...
Şu an tam olarak neredesiniz? Yirmi numaralı otobüsün üçüncü koltuğunda mı? Evde, okulda ya da işyerindesiniz. Kısa bir mola verdiniz ve pencere kenarında bir fincan kahve içiyorsunuz. Belki de bir arkadaşınızla buluşmak için yola çıktınız. Ne kadar da sıradan bir gün, değil mi? Her şey son derece normal! Hiç düşündünüz mü, ya her şey bir anda altüst olursa?

Örneğin, buluşmak üzere yola çıktığınız arkadaşınızın sizinle ilgili gizli bir planı varsa! Ya da bindiğiniz otobüsün en arka koltuğunda, sizi hayatınızın dönüm noktasına götürecek kişi oturuyorsa! Siz her şey akışında gidiyor zannederken, ya kaderiniz üstünüze yağacak buz kırağı için en uygun şartları hazırlıyorsa...

Bütün bunlar bir yana, peki ya hayatınızın altı, üstünden çok daha güzelse!

Baran Demiroğlu: Sıradan bir gün yaşadığını zannederken kendini cayır cayır yanan bir evin önünde buldu. Alevlerin arasında canının parçaları vardı ama o hiçbir şey hatırlamıyordu. Üstelik önünde de bir benzin bidonu vardı. Hayatı bir anda altüst oldu...

Bahar Saygın: İstanbul’un en başarılı adli psikiyatrının kliniğinde staja başladığında her şey son derece normaldi. Ama bir gün kliniğe ailesini diri diri yakmakla suçlanan bir hasta getirildi. Hayatı bir anda altüst oldu...

Büyü Dükkânı Üçüncü Bahar
Yeşim Türköz

“Kâşifler tek başlarına anılır ama bu, onlara eşlik eden onlarca, yüzlerce insana ve keşif yolculuğunda sürülen izleri bırakmış olan geçmiştekilere haksızlıktır. Kâşifler yoktan var etmezler, yalnızca var olanı keşfederler; belki de daha önce zaten keşfedilmiş, unutulmuş, gizlenmiş ya da yok edilmiş olanı... Belki de birilerinin çoktan bildiklerini...”
Büyü Dükkânı alışveriş geleneği, istekler ve bedellerin zorlu denklemlerinin çözülmeye çalışıldığı pazarlıklarla devam ediyor. Yaşlı bilge de onun bilge müşterileri de iç dünyalarının labirentlerinde gezinirlerken bu kez sanki daha cesur adımlarla ilerliyor, daha alt katmanlara inmeyi deniyorlar... Ve galiba artık insanın her şeyi bildiğini iddia ettiği bir dünyada, sorulması gereken şu soruyu soruyorlar bize:
O çok istediğiniz şey midir gerçekten istediğiniz?

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER