Her insan kök salmak ister bu dünyaya. Gözlerini kapatıp göçüp gittiğinde arkasında bıraktığı insanların onu hatırlayacağı, onu anacağı bir iz bırakmak ister.

Bu yüzden olabildiğince derine salmak ister köklerini, nesiller geçse de unutulmamak ister.

Image-43

Bu izler her zaman büyük başarılar olmak zorunda da değildir. Dünyayı kurtarması gerekmez insanın bu fani dünyada kendisini hatırlatmak için. Şirketler zinciri kurması, milyon dolarlar kazanan bir iş adamı olması, herkes tarafından takdir edilen bir ressam, nobel ödüllü bir bilim adamı olması gerekmez. Bazen sadece bir tebessüm etmesi gerekir. Çünkü insan sevdiklerinin aklında bir tebessümü ile bile iz bırakır çoğu zaman, gerçekten severse sevilirse işte o zaman yer edinir bu koca dünyada kendine, işte o zaman ölümsüz olur.

Karşılıksız sevdiklerimiz, bizi sevenlerimiz, yaptığımız küçük bir yardım, yardımına koştuğumuz yaşlı bir teyzedir çoğu zaman arkamızda bıraktığımız izler, bizi unutulmaz kılanlar.

Unutmayın ki beyaz atlı bir prens, bir masal perisi olmak gerekmez hatırlanmak için bu kocaman dünyada. Bir çocuğun elinden tutup kaldırmaktır bazen bizi unutulmaz kılan. O çocuğun yüzünde beliren tatlı bir tebessümdür geride bıraktığımız izimiz…