Yaz mevsiminin artık son ayı olan ağustos ayındayız.

Mevsim normallerinin yaşandığı günümüzde ağustos ayının ilk haftasında gündem sürekli değişti.

Skandallar, görevden almalar, yeni görevlendirmeler bir çok soruyu beraberinde getirdi.

31 Temmuz 2022 tarihinde yapılan KPSS’de bazı soruların bir yayınevinin deneme sınavı kitapçığındaki sorularla yanıt şıklarına kadar aynı olduğu iddiası ağustos ayının ilk haftasına bomba gibi düştü.

Bu iddia sonrasında,

Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Kocaeli Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanıyken 4 yıl evvel  “Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı”na atanan Prof. Dr. Halis Aygün görevden alındı.

Devlet Denetleme Kurulu çalışma başlattı ve suç duyurusunda bulundu.

Yediiklim Yayınevi’ne eş zamanlı polis baskını yapıldı.

Görevden alma, denetlemenin başlaması ve yayınevindeki arama sınavdan üç gün sonra gerçekleşti.

Dünün ilk saatlerinde yine Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle “Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı”na Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy atandı.

Görevden alınan ÖSYM Başkanı Aygün, biz inceleme yaptık sınavda iddia edildiği gibi bir sorun yok demişti.

Yeni atanan ÖSYM Başkanı Ersoy ise dün yaptığı açıklamada 31 Temmuz’da yapılan KPSS’nin iptal edildiğini yeni yapılacak sınavda ücret alınmayacağını vurgulayarak herkesten özür diledi.

Ayrıca 6-7 Ağustos ve 14 Ağustos 2022’deki sınavlar da iptal edildi.

Bu gelişmeler sonrasında 31 Temmuz 2022 Pazar günü yapılan sınavla ilgili iddialar tam bir skandal olarak tarihe geçti.

Devlet Denetleme Kurulu’nun hazırlayacağı rapor durumu net olarak ortaya çıkaracak.

Bu rapor sonrasında bakalım süreç nasıl işleyecek?

Yaşanan bu sürece baktığımızda,

ÖSYM Başkanının görevden alınması,

31 Temmuz 2022’de yapılan sınavın iptal edilmesi,

Yeni sınavda (Ne zaman olacağı belli değil) sınavı iptal edilen adaylardan ücret alınmaması,

ÖSYM adına özür dilemek,

YETERLİ Mİ?

Yeterli diyenlere şu soruları yöneltmek istiyorum,

Aylardır bu sınava hazırlananların uykusuz geçirdiği saatler ve verdikleri emekler ne olacak?

Devlet memuru olmak için kurulan hayallerin ertelenmesi ve kaybedilen zamanın bedelini kim ödeyecek?

Gelecekleri için umutla plan yapan gençler, bu sürecinin şimdilik ortadan kalkmasının getirdiği yaşamdaki olumsuzluktan nasıl kurtulacak?

Sınava girenlerin iptal kararı sonrasında yaşadığı psikolojik çöküntü nasıl tamir edilecek?

Yeni KPSS takviminin 17 Eylül 2022’de başlayacağı duyurulması sonrasında sınav 31 Temmuz 2022’deki adaylarla mı yapılacak? Yoksa yeni adaylar eklenecek mi?

Bu sorular yanıt arıyor.

Değerli okurlar,

Tüm bu soruların yanı sıra Demokratik Laik Sosyal Hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin çok önemli bir kurulu ‘Güven’ konusunda yara almıştır.

İptal edilen sınav nedeniyle,

Daha önce yapılan sınavlara girenler bizim sınavımızda da böyle bir durum yaşandı mı? Sorusunu kendilerine sormaya başlaması güvensizliğin en önemli göstergesidir.

Teknolojinin bu kadar geliştiği bu süreçte çok önemli bir sınav neden böyle bir durum yaşandı?

Sorusu umarım yapılan denetleme ve ardından hukuk önünde yanıtını bulur…