En baştan söyleyeyim;

Bu yazım “amann 14 Şubat da neymiş”

Demeye meyilli herkes için yazılmıştır :)

Yazdıklarımın benimle, gerçek kişi

Ve olaylarla bir alakası yoktur

Neme lazım :)

Bu zorunlu girizgahtan sonra

Devam edelim bakalım;

Zaten gavur icadı…

Nasıl da denk getirmişlerse

Cüce Şubat’a

Hem de ne anlamsız bir tarihe

Ondördüne

Zemherinin ortasına :)

Aşk en çok yaza yakışır halbuki…

Sanırım ‘Yaz’ zaten fazla ateşli

‘Cayır cayır’

Bir de ‘Aşk’la milleti bunaltmayalım diye düşünmüş olmalı :)

Günü uyduran ‘muhterem’..

Aslında bizi bozar

Böyle şeyler :)

İki el bir pabuçta

Bir telaş bir telaş

Sormayın valla…

Güllerin içinden fırlayan

‘Aşk çığlıkları’…

Nasıl içimizde tuttuysak artık

364 gün 6 saat :)

Kalan 1 gün ‘çığlık çığlığa’…

İlla keman

Ve illa mum eşliğinde

Romantik bir yemek

Mutlaka ama mutlaka gece olmalı…

Tabakta yine güller

Yine Mecburi…

Zavallı ‘gül’

Böyle bir zulüm görmemiştir

Hayatında kesin…

Kafasını da vuruyordur yerlere zaten;

Diğer günler bedavaya

Gidiyorum diye…

Bir gül ‘on papeldi’ geçen sene..

Yani yarım kilo patlıcan parası bu senenin :)

Kıyamadım tabii paraya :)

Belediye helal etsin

‘Cillop’ gibi bir parktan

Sevgiyle :) koparıverdim bir

Demet ‘kırmızı gül’

Verdim hanıma kapı eşiğinde

En afralı tafralı halimle :)

Ben Aşk öpücükleri beklerken :)

Yiyivermiştim kafama gülleri…

Yemediydi ama olsundu…

Adet yerini bulsundu :)

Bir gün de hiç unutmam;

Allah nurlarda yatırsın

‘Uğur Mumcu’ anı gününde

Parka bırakılan bir sürü karanfillerden bir demet yapıp gitmiştim eve de

Gerisini ne siz sorun ne ben söyleyeyim :)

Büyük Usta rahmet istedi.

Halbuki kıyamamıştım yerlerde kalmasına çiçeklerinin..

Biraz daha yaşasınlar diye getirmiştim eve aslında ama

Anlaşılamamakta zor be birader :)…

Malum gece için

Bir kemancı

Ve kuyruklu bir beyaz piyano

Mutlaka ama mutlaka…

Ancak kemancı tamam da

Bırakın kuyruğu

Bırakın beyazı

‘Piyano’ bile zor bu devirde :)

Org neyimize yetmiyor ki;

Tek başına koca bir orkestra

Bıraksak, kimseye ihtiyacı olmadan

Kendi çalıp, kendi söyleyecek :)…

Fransızca romantik ‘Aşk’ şarkıları ile başlayan gece

Hiç kaçarı yok

Angaranın Bağları ile bitecek

Adım gibi biliyorum :)

Ama Şubat’ın bu müstesna :) gününe halel gelmesin diye

Onu ‘Cazvari’ bir yorumla

O da mümkün mertebe

İşte ne kadar kurtarabilirse

Sahnedeki hanımefendi…

Menüler ha keza;

Ispanak varsa menüde;

Olmaz a faraza dedim :)

Hoş ıspanak, patlıcan artık

Sevgiliye değil :)

Krallara layık malumunuz…

O nedenle yanına yaklaşılamayabilir

Bu ‘Aşk’ gününde…

Ama oldu diyelim mesela

Ve paraya kıydı işletme

Adı İlla ‘dö la Aşk-ı ıspanaque’ olacak :)

Somon varsa menüde mesela;

Mecburi ‘Aşk yatağında nom de la farine de saumon ’

Yazacak..

Suya bile ‘ Aşk Çeşmesi ‘

Yazıyorlar listede :)…

Bu kadar ‘ufak’ bir iteleme

Olacak artık

Bizim ‘Aşk Delilerine’ :)

Oturup evde

Yağda yumurta kırıp yemek varken

Mis gibi :)…

Ama illa yenecek bu zarif ‘kazık’…

İte kaka da olsa beş de yetmez yedi tane yıldız barındıran bir kallavi otele gidilecek;

Simsiyah ama kırmızılarla ‘laf ola’ aydınlatılmış

Göz gözü görmeyen salonda

El ele tutuşmaya kalksan

El yordamı ile anca :)…

Öpmeye kalksan

O karanlıkta

Yandakine yürüyebilirsin

Maazallah :)…

Ama Aşk

Eyy Aşk

Böyle mi olmalı?

Yani bir günlük

Eller havaya…

Ne demişti Büyük Usta

Hem de ne mütevazi;

“Seviyorum seni

Ekmeği tuza banıp yer gibi

Geceleyin ateşler içinde uyanarak

Ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi ”…

Affetsin Usta beni ama

O da yemeğe içmeye bağlamış nihayetinde

‘Aşk bir sudur, iç iç kudur’ misali :)

Sürçü Lisandır yazdıklarım

Affediniz;

Aşkla kalınız…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner81

banner135