PERİ MASALI

“İnsan her şeyi yaşayarak öğrenir diye bir kaide olmamalı, yalnızca izleyerek de insan birçok şeyi anlayabilir ve dahası hissedebilir. Sonbaharda yaprakların ağaçlarıyla vedalaştığını bilmek için o minik yaprak olmaya gerek yok, o ağacın altından geçip gitmek yeterli bunun için.”

Hayır, yukarıda okuduğunuz bir kitap alıntısı değil, kendi düşüncelerimden minik bir parça sadece.

Bazen kendimi kötü hissettiğimde minik banklardan birine oturur, önümden geçen insanları seyrederim. Kimisinin elinde telefon olur ve koşturarak geçer, kimisi yanındakilere heyecanlı bir şekilde bir şeyler anlatır, kimisi elinde ekmeğiyle etrafı seyreder, kimisi de elindeki minik yemlerle kuşları besler.

Böyle anlarda kendime hep şunu söyler dururum: Kendini kötü hisseden yalnızca sen değilsin, bu hayatı yaşayan tüm insanların –bazıları belli etmese de- birçok sıkıntısı ve sorunu var. Yalnız değilsin. Eğer hala nefes alabiliyorsan, kafanı kaldırıp gökyüzüne bakabiliyorsan emin ol bir çıkış yolu vardır.

Bir yandan da izlediğim insanlar aracılığıyla kendi kendime minik tespitler yaparım. Genelde bunları kendimde bir sır olarak saklarım ancak birkaç tanesini sizinle de paylaşmak istiyorum.

Bu yaşıma kadar insanlardan –özellikle de büyüklerden- öğrendiğim bir sürü şey var, aslında onlardan öğrendim demek yanlış olabilir. Onlar farkında olmadan, onları sessizce izlerken öğrendim desem daha doğru.

Bazı kelimeler yola saklanmayı çok seviyor.

Bazen sözler değil, yalnızca davranışlar konuşuyor ve çoğu zaman davranışların gürültüsü kelimelerden hatta cümlelerden daha sesli ve acıtıcı oluyor.

Tek bir davranış, bazen upuzun paragraflardan çok daha fazla şey anlatabiliyor.

Minik bir gülümseme, bana güven demekten daha güvenli hissettirebiliyor. Üzüldüğümüzü belli etmek için sadece üzüldüm demek gerekmiyor, bir gözyaşı da bunu sergileyebiliyor. Bazen sevgimizi yolda koparttığımız minik bir çiçeği vererek göstermek ‘seni seviyorum’ cümlesinden çok daha sevgi dolu olabiliyor.

Aslında kısaca her şey ifade etmekle alakalı değil, söz konusu olan sadece hissettirebilmek.

Ve ne olursa olsun, insanlar nasıl hissettirirse hissettirsin doğru bildiğin yoldan ilerleyebilmek.

“Noktalara o kadar alışmışız ki, virgül koyunca her şey alt üst olacak gibi hissediyoruz. Bitirmek daha kolay geliyor çoğu zaman, devam etmeyi hep ikinci plana atıyoruz.” Demişti arkadaşım. Bu söz aklımdan hiç çıkmadı.

Bazen insanlar biz bir şeyler anlatırken sanki bir peri masalı dinliyormuş gibi davranabiliyor. O masalın içinde olup tüm siyahları pembeye boyamaya çalıştığımızı düşünüyor ya da bunların gerçek olamayacağını söyleyip hevesimizi kaçırabiliyor.

İnsanlar hep konuşuyor ve konuşmaya devam edecek, onları susturabilecek herhangi bir sihir yok. Önemli olan kendi sesinizi onların sesinden daha çok duymaya devam edebilmek.

Kabullenmek, sanırım o peri masalını öldürmekti, ama ben bunu yapmadım.

Ve hepsini gerçekleştirerek sanılanın aksine kafamın içindekilerin bir peri masalı olmadığını kanıtladım.

Kelimeler artık saklanmamalı.

Virgüller kendilerine bir yuva bulmalı.

En güzel peri masalları hep bizim olsun!

Gerçek olsun…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Elifsu Aydoğmuş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak 7x24 Kocaeli Haber ve Yaşam Portalı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan 7x24 Kocaeli Haber ve Yaşam Portalı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler 7x24 Kocaeli Haber ve Yaşam Portalı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı 7x24 Kocaeli Haber ve Yaşam Portalı değil haberi geçen ajanstır.

02

Nisa Aydoğmuş - betimleme özelliği olan çok güzel bir yazı olmuş hayran kaldım...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 23 Eylül 00:08